Cezayir’de İşçi Partisi adayı: Kadınların siyasi katılımını artırmayı hedefliyorum
Cezayir’de İşçi Partisi adayı Nesrine Jaafar, vatandaşların satın alma gücünü korumayı, adalet ve eşitliği güçlendirmeyi, savunmasız grupların haklarını savunmayı ve kadınların siyasi katılımını artırmayı temel hedefleri arasında gösterdi.
NECVA RAHİM
Cezayir- Cezayir’de 2026 yasama seçimleri, ülkenin siyasi yaşamında önemli bir dönüm noktası olarak görülürken, sosyal ve ekonomik açıdan hassas bir süreçte gerçekleşmesi nedeniyle vatandaşların kurumsal yenilenme ve karar alma mekanizmalarına daha fazla katılım beklentilerini öne çıkarıyor.
2 Temmuz seçim kampanyası kapsamında İşçi Partisi adayı ve gazeteci Nesrine Jaafar, seçim programının bireysel bir aday yaklaşımından ziyade partinin ortak vizyonunu ve siyasi taahhütlerini yansıtan kolektif bir çerçeve olduğunu ifade etti. Nesrine Jaafar, “Kararlılık ve Direnç” sloganıyla hareket eden rakip seçim listesinin, tüm adaylar tarafından imzalanan bir taahhüt belgesini en başından itibaren benimsediğini de aktardı.
Nesrine Jaafar, söz konusu belgenin partinin programını farklı siyasi aşamalarda uygulamayı ve savunmayı amaçlayan ilke ve taahhütler içerdiğini belirtti. Saha kampanyasının ilerleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nesrine Jaafar, liste üyelerinin şu ana kadar Cezayir’in 57 belediyesinde saha ziyaretleri gerçekleştirdiğini ifade etti. Nesrine Jaafar, bu faaliyetlerin zaman zaman kadın adaylar, zaman zaman ise liste üyelerinden oluşan farklı gruplar tarafından yürütüldüğünü de sözlerine ekledi.
Nesrine Jaafar, Cezayir’deki mevcut siyasi ortam ve bazı vatandaşlar arasında görülen umutsuzluk ile seçimler yoluyla değişim sağlanabileceğine dair güven eksikliği nedeniyle başlangıçta kamuoyu tepkisinin niteliği konusunda endişe duyduğunu belirtti. Nesrine Jaafar, buna rağmen hem adaylara hem de İşçi Partisi’ne gösterilen ilgiden olumlu şekilde etkilendiğini ve bu durumu “olumlu ve sevindirici” olarak değerlendirdiğini aktardı.
Nesrine Jaafar, bazı vatandaşların hala oy kullanmayı ya da siyasi katılımı reddeden bir tutum sergilediğini, ancak çoğunluğun günlük sorunlarını kampanya üyeleriyle paylaşmayı tercih ettiğini dile getirdi. Saha ziyaretleri sırasında kendisini en çok etkileyen unsurun emeklilerin yaşadığı zorluklar olduğunu ifade eden Nesrine Jaafar, bu kesimin karşı karşıya olduğu adaletsizlik boyutunun düşündüğünden daha derin olduğunu söyleyerek, bunun gelecekte öncelikli olarak ele alınması gereken konular arasında yer aldığını kaydetti.
‘İç birliği güçlendirmeyi hedefliyorum’
Aday olma kararından bahseden Nasreen Jaafar, sözlerine şöyle devam etti:
“Aday olma kararım, her adayın ulaşmaya çalıştığı ve siyasi hayatta bir iz bırakmayı hedeflediği amaçlarla bağlantılıdır. Bu kararım, bugün dünyanın tanık olduğu çok sayıda kriz ve bunların farklı ülkeler üzerindeki baskı ve zorlukları da dahil olmak üzere hem objektif hem de sübjektif bir dizi faktöre dayanıyor. Mevcut uluslararası durumun Cezayir üzerindeki etkilerinin artık kaçınılmaz hale geldiğine inanıyorum ve çeşitli tehdit ve zorluklarla mücadele edebilmek için iç cephenin güçlendirilmesi ve birleştirilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum. İşçi Partisi listesinden adaylığım da bu çerçevede, ulusal uyumu desteklemeye ve iç birliği güçlendirmeye yönelik siyasi bir katkı niteliği taşıyor.”
Kadınların siyasi hayata katılımına ilişkin olarak Nesrine Jaafar, seçilmiş organlardaki kadın varlığının artırılmasının yalnızca kota veya belirli oranların uygulanmasıyla sağlanamayacağını, bunun için öncelikle gerçek bir siyasi irade ve kadınların katılımına yönelik sistemin kapsamlı bir reformunun gerektiğini vurguladı.
‘Hala aileler kadınların siyasi faaliyetlere katılımını reddediyor’
Nesrine Jaafar, Cezayirli kadınların elde ettiği yasal kazanımların, özellikle yasama ve yerel seçimlere katılım hakkının, çoğu zaman kalıcı sosyal ve kültürel engellerle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Bu hakkın yasal olarak güvence altına alınmış olmasına rağmen birçok aile ve bölgenin kadınların siyasi faaliyetlere katılımını hala reddettiğini sözlerine ekleyen Nesrine Jaafar, bunun da kadınları ciddi sosyal ve ailevi baskılarla karşı karşıya bıraktığını aktardı.
Sözlerinin devamında Nesrine Jaafar, yasanın kadınlara doğal siyasi haklarını tanımasına rağmen toplumun bazı kesimlerinde bu hakların ve kazanımların pratikte uygulanmasının engellendiğini ifade etti. Medya ve yayıncılık sektörüne de değinen Nesrine Jaafar, bu alanın farklı medya kuruluşları arasında fon dağıtımında tutarlı ve şeffaf standartlar sağlanması için açık yasal reformlara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Nesrine Jaafar ayrıca, özel sektörde çalışan gazeteciler için ulusal bir maaş skalası oluşturulması ve mesleki ile sosyal haklarının güvence altına alınmasına yönelik yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Nesrine Jaafar, bir milletvekilinin temel rolünün siyasi aktivizm yürütmek, vatandaşların günlük sorunlarını savunmak ve seslerini ilgili kurumlara taşımak olduğunu belirterek, vatandaşların satın alma gücünü olumsuz etkileyen yasalara karşı çıkmak için de her türlü çabayı göstereceğini söyledi. Nesrine Jaafar ayrıca, adalet ve eşitliği güçlendiren, savunmasız grupların haklarını koruyan ve Cezayir toplumunda farklılıklara saygı ve kabul kültürünün gelişmesine katkı sunan tüm girişim ve değişiklikleri destekleyeceğini ifade etti.