Faslılar değişim yaratabilecek kadın temsiliyeti bekliyor
Hak savunucusu İman Ghanemi, Fas’ın güçlü bir kadın varlığını gerektiren siyasi bir süreçten geçtiğini belirterek, kadın temsilinin artık sadece belirli bir kesimin talebi değil, demokratik güvenin özüyle ilgili bir mesele olduğunu vurguladı.
RAJA KHAYRAT
Fas - Toplumsal dönüşümlerin yaşandığı ve kadınların kamusal alandaki rolünün giderek arttığı Fas’ta temel bir soru öne çıkıyor: Önümüzdeki seçimler, yurttaşların beklentilerini taşıyabilecek ve onların sorunlarını yasama kurumunda savunabilecek güçlü bir kadın siyasi kadro ortaya çıkarabilecek mi?
Eylül ayında yapılması planlanan yasama seçimleri yaklaşırken, kadınların parlamentodaki varlığı ve kamu politikaları üzerindeki etkileri yeniden tartışma konusu oluyor. Fas toplumunda artık gerçek bir siyasi reformun, kadınların özellikle yasama organında karar alma mekanizmalarına katılımıyla mümkün olacağı görüşü güç kazanıyor.
Kadınların siyasetten uzak durması
Hak savunucusu ve Çalışan ve Girişimci Kadınlar Örgütü Başkanı İman Ghanemi, kadınların seçimlere sınırlı katılımının yalnızca “kadınların ilgisizliği” ile açıklanamayacağını, bunun tarihsel ve yapısal eşitsizliklerin sonucu olduğunu ifade ediyor. İman Ghanemi’ye göre, siyasetin çatışma alanı olarak sunulması, birçok kadının bu alana mesafeli durmasına neden oluyor.
İman Ghanemi ayrıca, siyasi partilerin kadın liderliği geliştirme konusunda başarısız olduğunu belirtiyor. Kadınların çoğu zaman sınırlı şekilde sisteme dahil edildiğini, yeterli siyasi ve örgütsel eğitim sağlanmadığını ifade eden İman Ghanemi, aday belirleme süreçlerinde akrabalık ve kişisel ilişkilerin belirleyici olmaya devam ettiğini söylüyor. İman Ghanemi bu durumun, sahada deneyim kazanmış kadın aktivistler arasında hayal kırıklığı yarattığını vurguluyor.
Buna karşın, giderek daha fazla sayıda kadının sivil toplum, sendikal faaliyetler ve yerel girişimler aracılığıyla tabandan siyasi meşruiyet inşa etmeye çalıştığına dikkat çeken İman Ghanemi, bu çabaların “göstermelik güçlendirme” anlayışıyla zaman zaman sekteye uğradığını ifade ediyor. Fas’ın birçok alanda nitelikli kadınlara sahip olduğunu söyleyen İman Ghanemi, profesyonel birikim ile siyasi adaylık mekanizmaları arasındaki kopukluğun kadınların karar alma pozisyonlarına ulaşmasını zorlaştırdığını dile getiriyor.
Artan kadın bilinci
İman Ghanemi’ye göre birçok kadın, sorumluluk ile hesap verebilirlik arasında bağın zayıf olduğu bir siyasi ortamda aday olmanın anlamını sorguluyor. Bu durum, siyasi katılımı yüksek maliyetli ve düşük getirili bir girişim haline getiriyor.
Fas toplumunda kadınların kamusal alandaki varlığına yönelik bilincin arttığını kaydeden İman Ghanemi, artık kadınların sembolik temsili kabul etmediğini; liyakat, şeffaflık ve güçlü siyasi programlara dayalı bir katılım talep ettiğini ifade ediyor.
Toplumun beklentisinin yalnızca sayısal temsil olmadığını vurgulayan İman Ghanemi, eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal koruma gibi günlük sorunları gündeme taşıyabilecek, kamu politikalarını denetleyebilecek ve dezavantajlı kesimleri savunabilecek kadın milletvekilleri istendiğini söylüyor.
İman Ghanemi, kadın siyasetçilerin toplum ile kurumlar arasında köprü rolü üstlenmesi gerektiğini belirterek şunları ifade ediyor:
“Bugün ihtiyaç duyulan şey; dürüstlük, halkla yakınlık, sakin ama etkili çalışma ve gerçekçi çözümler üzerine kurulu yeni bir siyasi modeldir. Fas toplumu artık genel söylemlerden yoruldu, vizyonu olan ve çözüm üretebilen siyasetçiler istiyor.”
Kadınların rolünün yalnızca kadın haklarını savunmakla sınırlı olmadığını dile getiren İman Ghanemi, güçlü ve bağımsız bir kadın varlığının siyasete olan güvenin yeniden inşasında önemli bir rol oynayabileceğini ifade ederek, “koltukları dolduran değil, fark yaratan kadınlar görmek istiyoruz” diyor.
Katılımın yasal çerçeveden gerçek siyasi etkiye dönüşmesi
Seçim yasasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İman Ghanemi, kadın katılımının yalnızca sayılar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Yasal çerçevenin önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını ifade eden İman Ghanemi devamında şöyle konuşuyor:
“Kota sistemi bazen aynı elitlerin yeniden üretilmesine hizmet ediyor. Kadınlar hala parti içi engellerle karşılaşıyor ve yerel listelerde aday olma fırsatları sınırlı kalıyor. bu durum kadınların siyasi katılımını dar bir alanla sınırlı hale getiriyor.”
İman Ghanemi’ye göre yaşanan hayal kırıklığı sadece yasal eksikliklerden değil, siyasetin etik ve değer boyutunun zayıflamasından kaynaklanıyor. Siyasetin çıkar ilişkileri ve kayırmacılık üzerinden yürütülmesi halinde, yasaların etkisiz kaldığını belirtiyor.
“Kadınlar siyaseti ahlaki bir sorumluluk ve kamu hizmeti olarak görmediğinde, katılım isteği azalıyor” diyen İman Ghanemi, yaklaşan seçimlerde kadın katılımının daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Son olarak İman Ghanemi, asıl meselenin katılım oranlarını artırmak değil, bu katılımı gerçek bir siyasi etkiye dönüştürmek olduğunu belirterek şunları söylüyor:
“Katılım oranları yüksek görünse bile, eğer liyakat ve özgür ifade ortamı yoksa bunun bir anlamı kalmaz. Asıl mesele, katılımı kağıt üzerindeki bir düzenlemeden çıkarıp, insanların hayatına dokunan gerçek bir siyasi eyleme dönüştürmektir.”