DEM Parti 'kadın sünneti’ tartışmalarını Meclis gündemine taşıdı

DEM Parti Amed Milletvekili Halide Türkoğlu, Agirî'da bir kadın doğum uzmanının “kadın sünneti” ifadelerinin yer aldığı tanıtım videosunu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a sordu.

Haber Merkezi- DEM Parti Amed Milletvekili Halide Türkoğlu, “Kadın Genital Mutilasyonu (Female Genital Mutilation-FGM)” olarak tanımlanan ve kamuoyunda “kadın sünneti” olarak da bilinen uygulamaya ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

Dünya Sağlık Örgütü'nün "kadın sünneti" uygulamasını hakların ağır ihlali olarak değerlendirdiğini belirten Halide Türkoğlu, Türkiye'nin taraf olduğu Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ile Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme kapsamında devletlerin kadınları ve kız çocuklarını bu tür zararlı uygulamalardan koruma yükümlülüğü bulunduğunu hatırlattı. Halide Türkoğlu, İstanbul Sözleşmesi'nin 38'inci maddesinin de taraf devletlerin bu fiilleri suç olarak düzenlemesini öngördüğünü kaydetti.

230 milyondan fazla kadın ‘sünnete’ maruz kaldı

Kadın bedenine yönelik bir şiddet biçimi olan bu uygulamanın bir işkence olduğunu ifade eden Halide Türkoğlu, önergesinde “Gelenek, inanç, sağlık ya da estetik gibi gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışılan bu uygulamaya dünya genelinde 230 milyondan fazla kadın maruz kalmıştır. Birleşmiş Milletler verilerine göre yalnızca 2026 yılında 4.5 milyon kız çocuğu 'kadın sünneti' riski altındadır” ifadelerine yer verdi.

‘Ağır hak ihlali’

Agirî'de görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Ali Çakır'ın “kadın sünneti” ve “hud derisi alma” ifadeleriyle paylaştığı tanıtım videosuna işaret eden Halide Türkoğlu, “Hiçbir tıbbi gerekliliği bulunmayan bu müdahaleler, kadınların beden bütünlüğüne, yaşam hakkına ve sağlığına yönelik ağır bir hak ihlali oluşturmaktadır. Kadın bedenini metalaştıran ve kadınların bedenleri üzerinden ticari kazanç elde etmeyi amaçlayan bu tür müdahaleler, erkek egemen anlayışın sağlık alanındaki yansımalarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

Bakan’a sorular

Halide Türkoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a şu soruları yöneltti:

“*Ağrı'da görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Ali Çakır'ın "kadın sünneti" ve "hud derisi alma" ifadeleriyle paylaştığı tanıtım videosundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu konuda herhangi bir inceleme veya girişimde bulunulmuş mudur?

*Bakanlığınızın bu uygulamaya ilişkin bir açıklaması olacak mıdır? Ali Çakır hakkında başlatılan soruşturmaya Bakanlığınız müdahil olacak mıdır?

*Türkiye'de "kadın sünneti" adı altında gerçekleştirilen bu uygulamalara ilişkin Bakanlığınıza yapılmış ihbar veya şikâyetler var mıdır? Var ise bu başvurular doğrultusunda Bakanlığınız tarafından hangi idari ve hukuki işlemler yürütülmüştür?

*"Kadın sünneti" riski altında bulunan kadın ve kız çocuklarının tespitine, korunmasına ve desteklenmesine yönelik Bakanlığınız tarafından hangi sosyal hizmetler sunulmaktadır? Özellikle göçmen, mülteci ve uluslararası koruma kapsamındaki kadınlar ve kız çocukları bakımından hangi koruyucu ve önleyici tedbirler uygulanmaktadır?

*Bakanlığınız, "kadın sünneti" uygulamasını kadına yönelik şiddetin bir biçimi olarak değerlendirmekte midir? Bu uygulamanın kadına yönelik şiddetle mücadele politikaları kapsamına alınmasına ilişkin yaklaşımı nedir?

*Kadınların beden bütünlüğünü bozan ve cinsel organını sakatlamaya yönelik bu uygulamaların önlenmesi amacıyla Bakanlığınız tarafından yürütülen mevzuat, farkındalık, eğitim, sosyal hizmet ve kurumlar arası iş birliği çalışmaları nelerdir?

*Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri kapsamında "kadın sünneti"nin önlenmesine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla Bakanlığınız tarafından son beş yılda hangi çalışmalar yürütülmüştür?”