İran’da ameliyat olmanın bedeli: Resmi tarifelerin ötesinde ek ücretler

İran’ın sağlık sisteminde hastaların hayatını kurtarmak, bazen resmi tarifelerin ötesinde masrafların ödenmesine bağlı hale geliyor. Birçok kadın için tedaviden vazgeçmeye kadar uzanan bu masraflar, ağır bir bedele dönüşüyor.

JUWAN ŞERİFZADE

Bokan – “İyileşenler ona ‘Altın Pençe’ diyor, ancak ameliyat öncesinde iki tam altından daha azına razı olmuyor. Bir yakınım, annesinin kalp ameliyatı için böbreğini satmayı düşünüyordu. Sonunda, devlet hastanesinde bir altın karşılığında doktoru ikna ettiler. Ancak benim kalp ameliyatım için doktor daha azına razı olmadı.”

Bu sözler, acil kalp ameliyatı olması gereken 70 yaşındaki Fatıma Y’ye ait. Yaklaşık bir aydır ameliyat olmayı bekleyen Fatıma Y, hem alanında uzman hem de uygun ücret talep eden bir doktor bulmanın kolay olmadığını söyledi.

İran’da ameliyatlar, ülke genelinde geçerli resmi tarifelere rağmen hastalara ek maliyetler getiriyor. Yargı Kurumuna bağlı Hükümetin Ceza ve İhlalleri Denetleme Teşkilatının Tıbbi İhlalleri İnceleme Şubesi Başkanı Mehvş İzedi’nin verdiği bilgiye göre, geçen yıl Tahran’da tıbbi ihlalleri inceleyen üç şubede, resmi tarifelerin üzerinde ücret alınması, yani el altından para talep edilmesiyle ilgili iki binden fazla dosya ele alındı.

Ancak bu sayı, İran’ın sağlık sisteminde her gün yaşananların yalnızca küçük bir bölümünü yansıtıyor. Ekonomik kriz ve giderek artan enflasyon, doktorların resmi tarifelerin dışında ücret talep etmesini yaygınlaştırırken hastaların bu ödemeleri karşılama gücü de giderek azalıyor.

 

İran’da tedaviye ulaşmak için kadınlar birikimlerinden vazgeçiyor

El altından para alma meselesi o kadar yaygın ki görüştüğümüz birkaç kadın, doktor muayenesi, ameliyat ve hatta ultrason için daha erken randevu alabilmek amacıyla para ya da hediye vermek zorunda kaldıklarını anlattı. Bununla birlikte el altından para talebi daha çok ortopedi, kadın hastalıkları, genel cerrahi, kalp ve beyin cerrahisi gibi karmaşık ameliyatlarda görülüyor. Bazı durumlarda cerrahlar için hastanın acil ameliyata alınması bile bir anlam ifade etmiyor.

Urmiye’de yaşayan Sima M.’nin verdiği bilgiye göre doktor, el altından talep ettiği parayı almadan kırılan elinin ameliyatını gerçekleştirmedi. Bu durum özellikle kadın hastalıklarıyla ilgili rahatsızlıklarda daha sık görülüyor. Kadınlara yönelik en yaygın ameliyatlardan biri olan sezaryen de büyük ölçüde bu ek ücretlere tabi.

Yakın zamanda doğum yapan Neser K., “Sezaryen artık isteğe bağlı bir işlem değil ve sigorta kapsamına da girmiyor. Hassas durumlarda doktorun yazılı sevk belgesine sahip olmamız gerekiyor. Doktor ise bu belgeyi vermeden önce hastanın ailesinin ödeme gücüne ve kendi ününe bağlı olarak 15 milyon tümen ve üzerinde para alıyor. Bir kadının acil ameliyata ihtiyacı olduğunda da sabit bir ücretmiş gibi bir banka kartı numarası veriyorlar ve ameliyat başlamadan önce doktorun ‘bahşişini’ ödememizi istiyorlar. Ben ameliyat için 25 milyon tümen el altından para ödedim” dedi. Neser K. ve ailesi, doğum masraflarının yüksek olması nedeniyle bu parayı borç alarak ödedi.

Birkaç yıldır endometriozis hastalığından muzdarip olan 25 yaşındaki Elnaz Y. ise Tahran’daki bir hastanede ameliyat oldu. Elnaz Y., “Şimdiye kadar tedavi masraflarım 500 milyon tümeni buldu. Bu miktarın bir kısmını doktor, hastanenin temel masraflarının dışında, nakit olarak 800 dolar şeklinde aldı” dedi. Elnaz Y., tedavi olabilmek için kredi çekmek ve yıllardır biriktirdiği altınlarını satmak zorunda kaldığına dikkat çekti.

Bel fıtığı ameliyatı geçiren Aişe A. el altından para ödemesinin yanı sıra sigortasından da yararlanamadı. Aişe A., “Doktor bir banka kartı numarası verdi ve ‘5 milyon tümen ve üzeri, gücünüz neye yetiyorsa yatırın’ dedi. Ameliyat için de tamamlayıcı sigortayla çalışmadığını, sigorta şirketine bir yazı yazacağını ve masrafı daha sonra onlardan geri alabileceğimizi söyledi” ifadelerinde bulundu. Aişe A., bu doktordan daha erken muayene randevusu alabilmek için sekretere 1 milyon tümen ödedi.

 

Sadece doktor değil, sigorta sistemi ve sağlık politikaları da sorumlu

Bu meseleye ilk bakışta doktorlar sorunun başlıca sorumluları olarak görülebilir. Ancak sorunun önemli bir bölümü sigorta sisteminin yapısından ve sağlık alanındaki politikalardan kaynaklanıyor. Görüşülen bazı doktorlar, sigortalı hastaların muayene ücretlerinin kendilerine bir yıl veya daha uzun süre gecikmeyle ödendiğini belirtti. Enflasyon ve paranın değer kaybetmesi de doktorların gerçek gelirlerini düşürüyor.

Öte yandan birçok cerraha göre İran’da sağlık hizmetleri için belirlenen tarifeler, hizmetlerin gerçek maliyetini karşılamıyor. Mevcut ekonomik kriz ve enflasyon da doktorların ülke dışına göç etmesini yaygınlaştırıyor. İlgili yetkililer, çözüm olarak yalnızca kural ihlali yapan doktorların ihbar edilmesi üzerinde duruyor. Ancak doktorların ya da hastaların haklarını nasıl savunabilecekleri ve bu sistemde insan sağlığının ve yaşamının nasıl bir gelecekle karşı karşıya kalacağı belirsizliğini koruyor.