Ranya’da Gulazer Festivali: Kadınların sesi sanatla güçleniyor
Ranya’da düzenlenen Gulazer Kadın Şiir ve Edebiyat Festivali, Kürdistan’ın farklı bölgelerinden kadın sanatçı ve şairleri bir araya getirdi. Katılımcılar, kadınların sanat ve kültürde kendilerini ifade edebilecekleri alanların çoğaltılmasını istedi.
Ranya – Ranya Sanat ve Kültür Müdürlüğü tarafından bu yıl 2’ncisi düzenlenen Gulazer Kadın Şiir ve Edebiyat Festivali, Silêmanî’ye bağlı Ranya ilçesindeki kültür salonunda çeşitli sanat ve edebiyat etkinlikleriyle başladı. Festivale Güney Kürdistan Bölgesi’nin farklı kent ve ilçelerinden onlarca kadın şair ve sanatçı katıldı.
Programa göre dün başlayan Gulazer Festivali, bugün de devam edecek. Katılımcılar, festival kapsamında farklı edebiyat ve sanat etkinliklerinde yer alacak.
‘Festival geçen yıla göre daha kapsamlı’

Festivalin organizatörlerinden Banaz Mihemed, etkinliğin adının hikayesini ve amacını şöyle anlattı:
“Gulazer, birbirine kavuşamayan iki aşığın hikâyesini anlatan bir şiirdir. Şimdi mezarları Ranya’daki Pilingan köyünde bulunan Geliyê Şaware’dedir. Bu etkinliğin temel amacı, kadınların katılım ve kendilerini ifade etme olanaklarını genişletmektir. Amacımız kadınların kendilerine daha fazla alan açması ve daha görünür olmasıdır. Bu festival bütün kentleri kapsıyor ve farklı bölgelerden kadınlar katılıyor. Bu yılki festival geçen yıla göre daha kapsamlı. Bu, ikinci festivalimiz ve geçen yıldan farklı olarak şarkılar ve resim çalışmaları da programda yer alıyor. Her yıl festivali farklılaştırmaya ve geliştirmeye çalışıyoruz.”
‘Sanat kaybolmasın’
Festivale katılan sanatçı Jîno Xanaqîn ise kadınların sanatsal etkinliklere katılımının önemine ilişkin, “Bugün buraya baktığımızda, kadınlarımızın birçoğunun geçmiş yıllara göre daha iyi bir noktada olduğunu görüyoruz. Bu yalnızca Raperîn bölgesi için değil, Germiyan ve Germasir bölgeleri için de geçerli. Bugün her alanda hizmet verebiliyorsak, bunda kadınların sesinin var olmasının payı vardır. Bu sanatın hiçbir zaman kaybolmamasını ve önüne hiçbir engel çıkarılmamasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
‘Kadınların her türlü sanatsal üretimi bu etkinliklerde yer almalı’

Xaneqîn’den festivale katılan Jîno Xaneqîn, bölgenin doğasına ve sanatsal atmosferine dikkat çekerek, “Xaneqîn’den buraya geldiğimde Raperîn’in dağları ve ovaları dikkatimi çekti. Kadınların coşkusu ve buradaki insanların yaklaşımı çok güzeldi. Sanata büyük değer verildiğini gördüm. Bu tür etkinliklerin her zaman düzenlenmesini ve kadınların mesajlarını duyururken sessiz kalmamasını diliyorum. Önerim, sanatsal konuların daha da çeşitlendirilmesidir. Yalnızca sanatın belirli alanları değil, yemek kültürü de dahil kadınların ürettiği her türlü sanat bu etkinliklerde yer almalı” dedi.
‘Toplumun bir kesimi kadınlara yönelik bakış açısını değiştirmeli’
Etkinliğin bir diğer bölümünde şair, araştırmacı ve üniversite öğretim görevlisi Şermîn Welî, bu tür etkinliklerin kadınlarda özgüven duygusunun gelişmesindeki önemine değinerek, şöyle konuştu:
“Bu etkinlikler yalnızca özgüven duygusunu geliştirmiyor, aynı zamanda kadına bu toplumda erkeklerin sesi yanında kendisinin de bir değeri ve sesi olduğunu hissettiriyor. Ancak bu etkinlikler tek başına yeterli değil. Kadınların rolünü güçlendirmek ve yeni nesli eğitmek için Kürdistan’ın genelinde daha fazla adım atılmalı. Kız çocuklarının yetiştirilmesi konusunda sorunlarımız var. Toplum içinde kadınları küçümseyenlerin kadınlara yönelik tutumlarını değiştirmeleri gerekiyor. Özellikle toplumsal ve kültürel ifade ile katılım alanlarında kadınlar kendi seslerini yükseltmeli.”
‘Kadınlar kendi ayakları üzerinde durmalı’
Şermîn Welî, özgüvenin önemine ilişkin, “Kendi ayaklarının üzerinde durduğunda kimse seni yok sayamaz. Ancak güçsüz ve kararsız bir şekilde ortaya çıkarsan kimse seni dinlemez” dedi.
‘Kadınlar için daha fazla fırsat yaratılmalı’
Şermîn Welî sözlerini şöyle tamamladı: “Ben kendine güvenen kadınları görmek istiyorum. Varlığımızı kanıtlamalıyız. Kurumların ve ilgili tarafların dil, edebiyat ve kültür alanlarında vereceği destek, bu adımların devam ettirilmesinde önemli bir rol oynuyor. Kadınların kendi güçlerini gösterebilmeleri için daha fazla fırsat yaratılmalı.”