Pandemiden sanata uzanan yol: Thuraya Rizki’nin dönüşümü
Fas’ın Salé kentinde yaşayan dört çocuk annesi Thuraya Rizki, COVID-19 döneminde başlayan sanat üretimini akik, örgü ve geri dönüşüm malzemeleriyle geliştirdiği eserlerle sürdürerek günlük yaşamı sanata dönüştürdü.
RAJA KHAYRAT
Fas - Fas’ın Rabat kenti yakınlarındaki Salé şehrinde yaşayan dört çocuk annesi Thuraya Rizki, COVID-19 pandemisi döneminde kendine özgü bir üretim yolunu seçti. Dünya pandemi kısıtlamalarıyla durma noktasına gelirken Thuraya Rizki, akik taşları, örgü ve basit malzemeler kullanarak günlük yaşamını sanat eserlerine dönüştürdü. Thuraya Rizki’nin çalışmaları, ailesi başta olmak üzere eserlerini gören birçok kişiyi şaşırttı; çünkü çevresindekiler onun böylesine güçlü bir sanatsal yeteneğe sahip olduğunu daha önce fark etmemişti.

Yaşadığı izolasyonun etkisini sanata aktardı
Pandemiyle birlikte insanların yaşam önceliklerini yeniden gözden geçirdiği bir dönemde Thuraya Rizki, kendi yeteneğini keşfetmeye yöneldiğini anlatarak, “Beş yıldan uzun bir süre önce pandemi nedeniyle evde kalmak zorunda kaldık. Bu benim için zor bir süreçti ve çok sıkılıyordum. Bunun üzerine akik ve örgü malzemelerimi çıkarıp çalışmalar yapmaya başladım. Daha sonra ise Faslı kadınlar, çocukluk ve her zaman ilgimi çeken başka temalar üzerine yoğunlaştım” dedi.
Thuraya Rizki’nin içinde büyüyen inanç, pandemi dönemindeki can sıkıntısı ve yalnızlıkla baş etmesini sağlayan bir güce dönüştü. Yaşadığı izolasyonun etkisini sanata aktaran Thuraya Rizki, dağılmış akik parçaları, örgü iplikleri, kartonlar ve eline geçen basit malzemeleri yeniden şekillendirerek heykel ve bebekler üretmeye başladı. Başlangıçta yalnızca zaman geçirmek için yaptığı bu çalışmalar, zamanla pandemi döneminin duygularını ve yalnızlığını anlatan görsel bir dile dönüştü.

Yalnızlıkla baş etmenin yöntemlerini aradı
Thuraya Rizki, sanatın bir mesaj taşıdığına ve her kadının, statüsü ya da koşulları ne olursa olsun, içinde keşfedilmeyi bekleyen bir yaşam projesi barındırdığına inanıyor. Ona göre sanat, insanı iç dünyasının karanlığından ışığa taşıyan bir ifade alanı. Karantina dönemindeki deneyimleri, bu yaklaşımını daha da genişletmesine yol açarak çocuklara bebek yapmayı ve görünüşte değersiz malzemeleri işlevsel figürlere ve oyuncaklara dönüştürmeyi öğrettiği bir eğitim kanalı oluşturmasına zemin hazırladı.
Yalnızlıkla baş etmek için geliştirdiği bu yöntemi zamanla bir eğitim projesine dönüştüren Thuraya Rizki, kanalına katılan birçok çocuğun teknoloji ve akıllı telefon bağımlılığından uzaklaşmasına katkı sundu. Thuraya Rizki, Fas’a özgü kıyafetlerle tasarladığı bebekler aracılığıyla da ülkenin farklı kültürel kimliklerini yansıtarak dağlık bölgeler, Amazigh ve Sahra kültürüne ait geleneksel giysileri görünür kılmayı başardı.

Sanatsal yolculuğu önemli bir dönüm noktası oldu
Thuraya Rizki için resimler, tüm sevdiklerine ve akrabalarına gönderilmiş birer mesaj niteliği taşıyor. Bazen genç torununa duyduğu sevgiyi ve özlemi ifade etmek için eserler üretti, bazen de dünyaya hala hayatta olduğunu ve umudunu kaybetmediğini göstermek için resimler yaptı. Sanatsal yolculuğu, onun hayatında önemli bir dönüm noktası oldu.
Toplumsal olarak dayatılan kalıplara boyun eğmeyen bir anne olan Thuraya Rizki, sanatı sadece bir üretim alanı olarak değil, aynı zamanda keşif ve hareket alanı olarak da görüyor. Karton, akik ve sfifa (Fas kaftanlarında kullanılan bir tür iplik) gibi basit malzemelerle yeni fikirler üretmeye devam eden Thuraya Rizki, Faslı kadınların güçlü ve özgün olduğuna inanıyor ve onların kendilerini ifade edebilecek alanlara ihtiyaç duyduğunu vurguluyor.
Thuraya Rizki’nin eserlerinde ele aldığı temalar, halk sanatçısı Talal’ın çalışmalarını karakterize eden naif sanat ruhunu çağrıştırır; dış etkiler girmeden önce Faslı kadınları otantik halleriyle yansıtan bir sanat anlayışı ortaya koyar. Thuraya Rizki, renkleri ve geleneksel kıyafetlerin detaylarını kullanarak bu estetiği başarıyla yansıtır; bir çocuğun masumiyeti ile bir kadının derinliğini bir araya getirerek, sosyal statülerinden bağımsız olarak tüm kadınlara güçlü mesajlar iletir. Thuraya Rizki’nin mesajı, her kadının içinde karanlıktan çıkarılmayı ve ışığa yönlendirilmeyi bekleyen bir insan potansiyeli bulunduğu düşüncesine dayanır.