Hurda metalden sanata: İman Ahmed Ali’nin yaratıcı dili
İman Ahmed Ali’nin sanatsal yolculuğu tesadüfen başlasa da zamanla heykel sanatına yönelik bilinçli bir üretim sürecine dönüştü. Demir ve hurda metal kullanan sanatçı, anlam ve yenilik arayışını yansıtan görsel bir dil geliştiriyor.
İMAN SAMİR ALİ
Mısır - Mısır’daki Assiut Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi koridorlarında heykel öğrencileri arasında “Jinidi” adı dikkat çeken bir işaret haline geldi. Bu isim, başlangıçta planlanmamış olsa da sanat alanında kendi yolunu kararlılıkla çizen öğretim asistanı İman Ahmed Ali ile özdeşleşti.
Jinidi’nin öğrenme hırsı
İman Ahmed Ali, “Jinidi” lakabının hırs ve vizyonu yansıtan bir hikayeye sahip olduğunu belirterek, bu ismin kendisine bir profesörü tarafından verildiğini söyledi. İman Ahmed Ali, hocasının onu heykel sanatına tutkuyla bağlı, hırslı ve üniversitede sürekli bulunan biri olarak gördüğünü, bu nedenle farklı bir isimle anmaya başladığını ifade etti.
Güzel Sanatlar Fakültesi’ne başlangıçta bilinçli bir tercih olarak yönelmediğini dile getiren İman Ahmed Ali, sanat yolculuğunun çocukluk dönemine dayandığını vurguladı. İman Ahmed Ali, ortaokul yıllarında başlayan bu süreçte özellikle üç boyutlu eserlere yöneldiğini, heykel bölümünün sunduğu mimari, fotoğraf ve grafik tasarım gibi farklı disiplinlerin birleşiminin ilgisini daha da artırdığını söyledi.
Çocukluktan gelen sanat tutkusu
İman Ahmed Ali, Güzel Sanatlar Fakültesi’ne kaydolmanın başlangıçta hedefleri arasında olmadığını, bunun tamamen tesadüf eseri gerçekleştiğini kaydetti. İman Ahmed Ali, ancak sanat tutkusunun çocukluğundan beri var olduğunu vurgulayarak, kendini hızla bu yolda bulduğunu söyledi. Sanatla yolculuğunun ortaokulda başladığını ve bu süreçte alanın doğasını ve detaylarını keşfettiğini belirten İman Ahmed Ali, o dönemde iki boyutlu eserlere kıyasla üç boyutlu eserlere daha belirgin bir eğilimi olduğunu fark ettiğini, ayrıca heykel bölümündeki zengin malzeme çeşitliliğinin ilgisini çektiğini sözlerine ekledi. İman Ahmed Ali, bu bölümün heykel için temel malzemelere ek olarak mimari, fotoğrafçılık ve grafik tasarım unsurlarını bir araya getirmesinin kendisi için belirleyici olduğunu ifade etti.
Heykel sanatına yönelme sürecini ve kariyer hedeflerini anlatan İman Ahmed Ali, “Kağıt üzerinde çalışmanın aksine, somut işlerle olan bağlantım heykel alanında uzmanlaşma kararımda büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Erken yaşlarda farklı malzemeleri keşfetmeye başladım. Heykel sadece kil ile sınırlı değil; birden fazla malzeme ve tekniği kapsıyor ve asıl zorluk her malzemeyi en iyi şekilde kullanabilmekte yatıyor. Zamanla bu alana olan tutkum büyüdü ve uzun zamandır hayalini kurduğum otomobil üretimiyle de kesişti. Makine mühendisliği okumayı hedeflemiştim, ancak ailevi koşullar beni beşeri bilimlere yönelmeye itti. Yine de bunun hedeflerime ulaşmak için yeni yollar açacağına inanarak hareket ettim” şeklinde konuştu.
Geleneksel yöntemi bırakarak, kendi sanatsal vizyonuna yöneldi
Merakının onu yeni malzemeleri keşfetmeye ittiğini kaydeden İman Ahmed Ali, “Mezuniyet projemle heykel bölümüne layık, seçkin bir eser sunmayı amaçlıyorum. Ancak yüksek maliyetler nedeniyle mermer ve kaliteli ahşap gibi geleneksel malzemeleri kullanamadım. Bu durum beni özellikle hurda metal, üretim artıkları ve demir parçaları gibi geri dönüşüm malzemelerini değerlendirmeye yöneltti. Bu fikir aslında ailemin evinde kolayca bulunabilen malzemelerden doğdu ve özellikle annem, geri dönüşümün orijinal malzemelerin güzelliğini aşan eserler ortaya çıkarabileceğine inandığı için bu süreçte önemli bir rol oynadı. Zamanla geleneksel gerçekçi temsili bırakarak, kendi sanatsal vizyonumu ifade eden geometrik ve serbest biçimli formlara yöneldim ve bu malzemeleri toplayarak onlarla çalışmaya başladım” diye kaydetti.
Mezuniyet projesine ilişkin detayları paylaşan İman Ahmed Ali, çalışmasının biri erkek diğeri kadın olmak üzere iki heykelden oluştuğunu ve aralarındaki olası gerilimleri sembolize etmek için demir malzeme kullandığını söyledi. İman Ahmed Ali, bu gerilimin, eserde sonunda denge ve huzur haline dönüştüğünü ifade etti. Ayrıca yaşamın iki figür arasında paylaşılan bir melodi olduğu fikrini yansıtmak amacıyla arpı andıran müzikal bir unsur eklediğini kaydeden İman Ahmed Ali, projesinin hem akademik hem de profesyonel çevrelerden olumlu geri dönüşler aldığını aktardı. İman Ahmed Ali, profesörlerinden bazı geri bildirimler almasına rağmen çalışmasından yaklaşık yüzde 85 oranında memnun olduğunu dile getirdi. İman Ahmed Ali, “Mezuniyet projemin geleceğe dair bir vizyon yansıttığına inanıyorum ve sanatın doğası gereği her izleyicinin eseri farklı bir bakış açısıyla yorumlaması nedeniyle birden fazla yoruma açık olduğunu düşünüyorum” sözlerine yer verdi.
Çalışmalarında yeni yöntemler denedi
Üniversiteye kabul edildikten sonra özellikle altın ve bakır gibi metaller olmak üzere farklı malzemeleri keşfetmeye devam ettiğini söyleyen İman Ahmed Ali, şöyle konuştu:
“Sanatın neden mermer, granit ve ahşap gibi geleneksel malzemelerle sınırlı olduğunu sorguladım. Bu düşünceden hareketle tek bir malzemeye odaklanan bilimsel bir çalışma başlattım ve sonunda paslanmaz çeliğe karar verdim. Daha sonra bu malzemenin özelliklerini ve sanatsal potansiyelini derinlemesine incelemeye başladım. Bu süreçte hem Mısır içindeki hem de dışındaki sanatçıların çalışmalarını inceledim; iki boyutludan üç boyutluya kadar farklı yaklaşımları ve kesme, birleştirme ile argon kaynağı gibi modern tekniklerin kullanımını gözlemledim. Kesim hassasiyetinin ve bitirme kalitesinin bir sanat eserinin başarısında kritik olduğunu düşünüyorum, çünkü bu aşamalardaki en küçük bir kusur bile eserin bütünlüğünü zayıflatabilir ya da zarar verebilir. Bazı sanatçıların ise son derece hassas metal malzemelerle çalışırken, büyütmeden önce minyatür modeller oluşturmayı tercih ettiğini gördüm.”
Kültürel kimliği yansıtan eserler üretmeyi hedefliyor
İman Ahmed Ali, özellikle bazı heykellerin kamusal alanlardan kaldırılması tartışmalarını da dikkate alarak, gelecekte meydanlarda ve kamusal alanlarda sergilenecek, bulunduğu mekanın kültürel kimliğini yansıtan eserler üretmeyi hedeflediğini belirtti. Ayrıca paslanmaz çeliği ahşap gibi farklı malzemelerle birleştirerek iç mekan tasarımında ya da sanatsal mobilya olarak kullanılabilecek çağdaş ve yenilikçi çalışmalar ortaya koymayı amaçladığını dile getiren İman Ahmed Ali, bunun yanında CNC ve 3D baskı gibi modern teknolojilerden yararlanarak üretim sürecini geliştirmek istediğini ifade etti.
Pratik süreçte bazı sosyal zorluklarla da karşılaştığını söyleyen İman Ahmed Ali, özellikle ağır işlerin doğası ve kadınlar için uygun olup olmadığına dair toplumdaki algıların zaman zaman engel oluşturduğunu söyledi. Ancak güçlü irade ve destekle bu engellerin aşılabileceğine inandığını vurgulayan İman Ahmed Ali, Al-Sabtiya gibi bölgeleri sık sık ziyaret ederek demirci ve hurda metal atölyeleriyle doğrudan iletişim kurduğunu, ham maddeleri kendisinin temin ettiğini ve bu sayede gerçek üretim süreçlerinden öğrenme imkanı bulduğunu kaydetti. Bu deneyimlerin zorlayıcı olmasına rağmen kendisi için son derece değerli olduğunu söyleyen İman Ahmed Ali, gelecekte çok daha gelişmiş ve özgün eserler üretme konusunda kendine güvendiğini dile getirdi.