Josephine Cochrane’den modern mutfağa bulaşık makinesi
İlk örnekleri 1850'li yıllarda geliştirilen bulaşık makinesi, Josephine Cochrane'in kararlılığıyla evrim geçirerek modern mutfakların vazgeçilmez teknolojilerinden biri haline geldi.
Haber Merkezi- Bulaşık makinesinin ortaya çıkışı, 19. yüzyılın ortalarına kadar uzanan uzun bir mühendislik sürecine dayanıyor. İlk mekanik bulaşık yıkama fikri 1850 yılında ABD’li Joel Houghton tarafından geliştirildi. Ahşap bir gövdeye sahip bu erken model, elle çevrilen bir mekanizma sayesinde su püskürterek bulaşıkları temizlemeyi hedefliyordu.
Asıl kırılma noktası ise Josephine Cochrane’in girişimiyle yaşandı. Bir politikacıyla evli olan Josephine Cochrane, dönemin koşullarında bulaşıkların elle yıkanmasından duyduğu memnuniyetsizlik üzerine kendi çözümünü üretmeye karar verdi. “Madem kimse bulaşıkları yıkayacak bir makine yapmıyor, bunu ben yaparım” diyerek yola çıkan Josephine Cochrane, daha işlevsel bir sistem geliştirdi. Tasarımında bulaşıklar, suyla dolu bakır bir kazan içinde dönen bir düzenek üzerine yerleştirildi.
Patentini aldı
1886 yılında patent alan Josephine Cochrane, 1893 Chicago Dünya Fuarı’nda büyük ilgi gördü ve ödül kazandı. Ancak icadı başlangıçta yalnızca birkaç otel ve büyük restoran tarafından kullanıldı. 1900’lere gelindiğinde yaklaşık 100 farklı bulaşık makinesi patenti ortaya çıkmış olsa da, evlerde sıcak suyun yaygın olmaması bu teknolojinin yaygınlaşmasını geciktirdi.
Zamanla modeller geliştirildi
1910’lu yıllarda ABD’de Walker kardeşler, suyun devridaimini sağlayan daha gelişmiş modeller üzerinde çalıştı. 1912’de elektrik motoru eklenen ilk sistemler ortaya çıktı; ancak uygun deterjan eksikliği nedeniyle temizlik performansı sınırlı kaldı. 1920’lerde Thomson markasının geliştirdiği modeller, suyu döndüren mekanik kollarıyla modern sistemlerin öncüsü oldu. Buna rağmen kullanılan temizlik maddeleri yeterli etkiyi göstermedi. 1929’da Avrupa’da üretilen ilk bulaşık makinesi ise metal gövdeli, suyun dışarıda ısıtılıp hazneye aktarıldığı bir sistemdi.
1940’larda ABD’de tam otomatik bulaşık makineleri geliştirildi. Bu teknolojinin Avrupa’ya yayılması 1960’ları buldu. Takip eden yıllarda kapasite, verimlilik ve güvenilirlik açısından önemli ilerlemeler kaydedildi.
1970’lerin sonuna gelindiğinde ankastre bulaşık makineleri yaygınlaşırken, 1990’larla birlikte elektronik kontrol sistemleri devreye girdi. Bu dönemde hassas yıkama programları ve turbo kurutma gibi özellikler kullanıcıların hizmetine sunuldu.