Gazze’de ateşkes sonrası 351 çocuk katledildi
UNICEF, ateşkesin ilan edilmesinden bu yana Gazze’de 351 çocuğun hayatını kaybettiğini açıkladı. Son 6 günde 8 çocuk katledilirken 20 çocuk da yaralandı.
Haber Merkezi- Gazze’de savaşın etkileri sürerken Filistinli çocuklar, yaşamlarını ve güvenliklerini doğrudan tehdit eden saldırılarla karşı karşıya kalıyor. Fiziksel yaralanmaların yanı sıra ağır psikolojik travmalar yaşayan çocukların, savaşın uzun yıllar sürebilecek sonuçlarıyla mücadele ettiği belirtiliyor.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), ateşkesin ilan edilmesinden bu yana Filistin’in Gazze Şeridi’nde 351 çocuğun hayatını kaybettiğini açıkladı. UNICEF, İsrail’e çocukların korunması ve daha fazla çocuğun yaşamını yitirmesinin önlenmesi için etkili adımlar atma çağrısında bulundu.
Son 6 günde 8 çocuk katledildi
UNICEF’in Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü, çocukların korunması için şiddetin önüne geçecek somut adımlar atılması gerektiğini belirtti. Çocukların katledildiğini veya kalıcı engellilikle sonuçlanabilecek yaralanmalara maruz kaldığı vakalarda şeffaf hesap verebilirliğin sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Bölge direktörü, Gazze’de son 6 günde 8 çocuğun hayatını kaybettiğini, 20 çocuğun ise yaralandığını bildirdi. Bu tablonun çocukların hala ciddi tehlikelerle karşı karşıya olduğunu gösterdiğini vurgulayan yetkili, İsrail’in yeni şiddet olaylarını önlemek için etkili tedbirler alması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada ayrıca siviller ile savaşan taraflar arasında ayrım gözetilmesi ve çocuklara uluslararası insancıl hukuk kapsamında özel koruma sağlanması gerektiği vurgulandı.
Sağlık sisteminin çöküşü iyileşmeyi zorlaştırıyor
UNICEF yetkilisi, saldırılardan sağ kurtulan çocukların fiziksel ve psikolojik olarak iyileşme süreçlerinde de ciddi engellerle karşılaştığına dikkat çekti. Gazze’de sağlık sisteminin çökmesi ve gerekli tıbbi hizmetleri sunma kapasitesinin gerilemesi, yaralı çocukların tedaviye erişimini daha da zorlaştırıyor.
Yetkili, Gazze’deki çocukların fiilen korunması, uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki haklarına saygı gösterilmesi ve temel sağlık ile psikolojik destek hizmetlerine erişimlerinin güvence altına alınması gerektiğini belirtti.