Tunus’ta cinsel şiddetle mücadelede yeni adım
Tunus'ta Aswat Nissa Derneği, cinsel şiddetle mücadele kapsamında yeni girişim başlattı. İlk uzmanlaşmış destek merkezi açılırken, şiddete maruz kalan kadınlara yönelik hukuki, psikolojik ve tıbbi destek sağlayacak rehber ve yardım hattı hizmete girdi.
Tunus- Tunus'ta faaliyet gösteren "Aswat Nissa" (Kadınların Sesleri) Derneği, bugün cinsel şiddetle mücadele ve kadınlara destek amacıyla kapsamlı bir stratejik program başlattığını duyurdu. Program, ön saflarda görev yapan çalışanların güçlendirilmesi ve uzmanlaşmış, hızlı bakım mekanizmalarının sağlanması üzerine kuruluyor.
Proje üç temel stratejik eksene dayanıyor. Bu eksenlerin başında, cinsel şiddet vakalarıyla ilk temas kuran profesyonellerin ve çalışanların kapasitesinin geliştirilmesi geliyor.
Derneğin Cinsel Şiddet Projesi Sorumlusu Arij El Esved, bu çalışmaların sonucunda "Cinsel Şiddet Mağduru Kadınların Desteklenmesi ve Bakımına İlişkin Feminist Uygulama Rehberi"nin hazırlandığını belirtti. Arij El Esved'e göre bu rehber, mağdurlara yaklaşım konusunda Tunus'taki en iyi yöntemlerden biri olarak kabul ediliyor ve destek süreçlerinde izlenmesi gereken temel yolları ortaya koyuyor.
Rehberin, "hak temelli feminist bir yaklaşım" doğrultusunda hazırlandığını belirten Arij El Esved, bunun doğrudan müdahalede bulunanlar, sığınma evleri çalışanları, gündüz bakım merkezleri personeli ve danışma birimlerinde görev yapanlar için kapsamlı ve pratik bir çalışma aracı olduğunu ifade etti.
‘Naciye Merkezi’nin açılışı ve acil destek hattı
Bu stratejinin uygulanması kapsamında dernek, cinsel şiddete maruz bırakılan kadınlara destek sunmak amacıyla "Naciye Merkezi"ni açtı.
Bu merkez, Tunus'ta tamamen sivil toplum tarafından yönetilen ve yalnızca bu alanda uzmanlaşmış ilk merkez olma özelliğini taşıyor
Toplumsal tabuların kırılması ve erken bildirimin önemi
Arij El Esved, cinsel şiddetin yerel ve küresel düzeyde en çok sessiz kalınan şiddet türlerinden biri olduğunu vurguladı. Cinsel şiddetin yaygınlık açısından psikolojik şiddetten sonra ikinci sırada yer aldığını belirten Arij El Esved, buna rağmen bildirimin hâlâ toplumsal bir "tabu" olarak görüldüğünü ve kadınlar üzerinde ciddi psikolojik baskılar oluşturduğunu söyledi.
Ayrıca mağdurlara ve yakınlarına önemli bir çağrıda bulunarak saldırı veya tecavüz vakalarında ilk saatler içinde yetkililere başvurulmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Hızlı müdahalenin kadınların hem hukuki hem de tıbbi haklarını koruduğunu, adli tıp uzmanlarının da etkili destek ve faillerin yargılanabilmesi için bunu tavsiye ettiğini belirtti.
Rehberin temel ilkeleri ve gizliliğin korunması
Konuyla ilgili konuşan psikolog Hayat El Vartani, rehberin, hem kamusal hem de özel alanlarda cinsel şiddetin yaygınlaştığı bir dönemde hazırlandığını söyledi. Ayrıca son yıllarda "siber şiddet" olarak da adlandırılan dijital cinsel şiddetin yeni bir saldırı biçimi olarak ortaya çıktığını ifade etti.
Hayat El Vartani, rehberin kadınların ve cinsel şiddet mağdurlarının haklarını önceliklendiren feminist ve insan hakları temelli bir yaklaşımı esas aldığını belirtti.
Rehberin dayandığı temel ilkeler şunlar:
*Kadınların kararlarına saygı göstermek: Şiddete maruz bırakılan kadınların tercihlerini kabul etmek ve ona herhangi bir dayatmada bulunmamak.
*Bilgilerin mutlak gizliliği: Kadınların sessizliklerini bozup yaşadıkları deneyimleri paylaşmalarını ve destek merkezlerine başvurmalarını teşvik eden temel güvenlik mekanizması.
Hayat El Vartani ayrıca, bir kadının danışma merkezine başvurmasının mutlaka hukuki şikâyette bulunacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Merkezlerin, şiddete maruz bırakılan kadınların tercihine saygı göstererek her durumda psikolojik ve sosyal destek sağladığını belirtti. Eğer kadınlar hukuki süreci tercih ederse, danışmanlıktan mahkemelerde temsil ve takibe kadar gerekli hukuki destek de sunuluyor.
Tıbbi gizlilik ve tecavüzün sağlık riskleri
Tıbbi destek, özellikle tecavüz vakalarında son derece önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu tür saldırılar ciddi fiziksel zararların yanı sıra kadınların cinsel ve üreme sağlığı üzerinde de doğrudan etkiler bırakabiliyor.
Hayat El Vartani, bu saldırıların cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara (CYBE) ve istenmeyen gebeliklere yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu nedenle bakım sürecine dahil olan tüm tarafların bu hassas durumları profesyonel ve dikkatli şekilde ele alması gerektiğini söyledi.
Ayrıca hem tıbbi hem de hukuki süreçlerde zaman faktörünün kritik olduğunu belirterek tecavüze maruz kalan kadınların vakit kaybetmeden adli tıp birimlerine başvurması gerektiğini ifade etti. Çünkü deliller zamanla kaybolabilir veya zarar görebilir.
Adli delillerin korunması protokolü
Hayat El Vartani, destek merkezlerinde çalışanların ve mağdurların delillerin korunmasına ilişkin prosedürler konusunda bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Bu kapsamda, saldırı sırasında giyilen kıyafetlerin yıkanmaması ve biyolojik korunabilmesi için uygun şekilde saklanması gerektiğini belirtti. Bu tür delillerin mahkemelerde saldırının kanıtlanmasında önemli rol oynadığını söyledi.
Rehberin amacı, mağdurlarla ilgilenen uzmanlara yol göstererek kadınların yasal haklarına tam olarak ulaşabilmelerini sağlamak.
Travma kavramı ve çocuk mağdurların özel durumu
Rehber, cinsel şiddetle ilgili temel kavramları ayrıntılı biçimde açıklıyor; şiddetin türlerini ve sonuçlarını tanımlayarak müdahale eden kişilerin bu konuları doğru şekilde anlamasını amaçlıyor.
Ayrıca psikolojik travmanın ne olduğu ve mağdurların yaşadığı travmanın nasıl yönetileceği üzerinde de duruluyor.
Çocuk yaşta tecavüze maruz kalanlar konusunda ise Hayat El Vartani, çocuklarla çalışmanın yetişkin kadınlardan tamamen farklı ve son derece uzmanlık gerektiren bir alan olduğunu vurguladı. Rehber, çocukların bakımına ilişkin özel yönlendirmeler ve hangi uzman kurumlara sevk edilmeleri gerektiği konusunda ayrıntılı bilgiler içeriyor.
Müdahale edenlerin ruh sağlığının korunması
Rehberde dikkat çekilen önemli noktalardan biri de bu alanda çalışanların psikolojik sağlığı.
Hayat El Vartani, tecavüz ve tacize maruz kalanlarla ilgilenmenin sürekli psikolojik hazırlık gerektirdiğini, şiddet hikâyelerini ve travmatik deneyimleri sürekli dinlemenin çalışanlarda da "ikincil travma" ve mesleki tükenmişliğe yol açabileceğini belirtti.
Bu nedenle ön saflarda çalışan personelin ruh sağlığının korunmasının, hizmetlerin sürdürülebilirliği açısından temel bir şart olduğunu söyledi.
Kurumsal iş birliği ve ağ çalışması
Hayat El Vartani, cinsel şiddetle mücadelenin bireysel veya dağınık çabalarla başarıya ulaşamayacağını, bunun için kapsamlı bir iş birliği ağı gerektiğini ifade etti.
Sivil toplum kuruluşları, danışma merkezleri ve ilgili devlet kurumları arasında güçlü koordinasyon ve ortak çalışmanın zorunlu olduğunu vurguladı.
Konuşmasını sonlandırırken cinsel şiddetin giderek büyüyen bir toplumsal sorun hâline geldiğini, kadınların güvenliğini tehdit ettiğini ve toplumun istikrarını sarstığını belirtti. Hazırlanan bu uygulama rehberinin ise hızlı müdahale, hakların korunması ve kadınlara kapsamlı destek sunulması için açık bir yol haritası oluşturduğunu söyledi.