KURDÎWAR Eşbaşkanı Elif Gemicioğlu: Kürtçe yazmak bir sorumluluktur
KURDÎWAR Eşbaşkanı yazar Elif Gemicioğlu Yaviç, “Kürtçe yazmak bir sorumluluktur. Ne olursa olsun Kürtçe üretmeye ve geliştirmeye engel olamayacaklar” dedi.
MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN
Wan - Sözlü edebiyat ile bir halkın tarihini, aşkını, efsanelerini ve kahramanlık hikayelerini günümüze kadar taşıyan Kürt kadınları, günümüzde ise yazılı eserlerle bu tarihin korunmasına katkı sağlıyor.
Kürt kadın yazarlar, Kürtçeyi yaşatmak, yaymak ve asimilasyon politikalarına karşı mücadele etmenin yanı sıra “kültür taşıyıcısı kadınların” hikayelerini de kaleme alıyor.
Kürt yazar Elif Gemicioğlu Yaviç (43) de bu bilinçle anadilinde eserler yazarak genç nesillere ulaşmaya çalışıyor.
Aynı zamanda Serhad Kürt Yazarlar Derneği’nin (KURDÎWAR) Eşbaşkanı olan Elif Gemicioğlu Yaviç’in “Pirsên Rêzimana Kurmancî” (Kürtçe Dil Bilgisi Soruları) adlı kitabı, “Sebra Zarokan” (Çocukların Sabrının Hikâyesi) (2008-2009’da Kurdi-Der'de çalışırken kolektif hazırlandı) adlı da bir derlemesi ve 2025 yılında çeşitli hikayelerin yer aldığı “Tov Di Bin Axê De Namîn E” adlı bir kitabı var.
Colemêrg (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesinde dünyaya gelen Elif Gemicioğlu Yaviç, belli bir yaşa kadar sadece Kürtçe konuştuğunu, ilkokul 3’üncü sınıfa kadar Türkçe bilmediğini ifade ederek, “Sınıfta 60 kişi vardı hepsi Kürtçe konuşuyordu. Bir tek öğretmenimiz Türkçe konuşuyordu. 2004’ten bu yana Kürtçe dil alanında çalışıyorum. O günden bu yana çeşitli kurumlarda Kürtçe eğitmenlik yaptım. Eserlerimi ortaya koyarken annelerden çok etkileniyorum. Annelerin yaşamına, mücadelesine kitaplarımda yer vermeye çalışıyorum. Anneler ile sohbet ettiğimizde güzel hikayeler ortaya çıkıyordu. Yayla yaşamı, berivanlık ve daha birçok şeyi anlatıyorlardı. Çünkü kadınlar dil, kültür, doğa ve edebiyatın birleşimi. Her kadının yaşamı bir hikaye” dedi.
‘Bir dili var eden ve koruyan kadındır’
“Bir dili var eden kadındır” diyen Elif Gemicioğlu Yaviç, “Kadının dilin gelişiminde öncü rolü oynaması gerekiyor. Dijital medyanın gelişimi ile birlikte Kürtçeye dönük saldırılarda yeni bir alan açılmış oldu. Buna dikkat edilmesi gerekiyor. Kürtçe için bir kaynak özelliği taşıyan annelerin emeği görülmeli. Ninem ve annemin anlattıklarını dinliyor ve eserlerimi böyle ortaya çıkarıyorum. Biz küçükken annem bize kızdığında nenem, ‘tov di bin axê de namîn e’ derdi. Bu sözü benim kitabımın adı oldu. Bu böyledir. Çocuklar unutmaz” ifadelerini kullandı.
Eserlerinde kadının yaşam ile olan ilişkisini ele aldığını belirten Elif Gemicioğlu Yaviç, Güney Kürdistan’da Kürt destanları ve efsaneleri üzerine bir konferansa katıldığını kaydetti. Elif Gemicioğlu Yaviç, “Kürt efsanesi olan Şahmeran’ı küçükken dinliyor ve resimlerini duvarımızda görüyorduk. Kürt efsanelerinde kadının yerini anlatan eserleri ortaya koymak istedim. Ve o konferansta konu olarak Şahmerdan efsanesinden hareketle ‘Kürt efsanelerinde kadın motifi’ konusu üzerine konuştum. Bu yılda Duhok’ta katıldığım bir konferansta Kürtlerin göçe maruz bırakılması üzerine bir konferans gerçekleştirildi ona da katıldım. Göç yollarında kadınları işlemek istedim ve Bakur üzerinden ele aldım. Konuyu da ‘Yersiz, yurtsuz kadınlar’ olarak isimlendirdim. Kürtlerin göç etmesinde kadınların yaşadıklarını anlatmaya çalıştım. Her iki konferansta kitaplaştırıldı” şeklinde konuştu.
‘Ne olursa olsun Kürtçe üretmeye ve geliştirmeye engel olamayacaklar’
2008’de Gever’de (Yüksekova) KURDİ-DER yöneticiliği yaptığı dönemde çocukken nenelerinin anlattığı hikayelerden etkilenerek çeşitli derleme hikayelerin yer aldığı “Sebra Zarokan” adlı kitabı çıkardığını kaydeden Elif Gemicioğlu Yaviç, “Gever de kışın çetin ve zor geçiyor bazen elektrik günlerce gelmezdi. Karanlıkta yapacak bir şey bulamayınca sobanın etrafında toplanırdık, sıkılmayalım diye nenemde bize hikayeler anlatırdı. Buradan hareketle çocukların sabrını ele aldım. Biz çocukken Türkçe konuşmadığımızda öğretmen bizi dövüyordu. Bize atılan tokadı Kürtçeye sahip çıkma ve geliştirmeye dönüştürdük. Geliştirmeye devam edeceğiz. Belediyede Kürtçe eğitim veriyordum iki defa kayyım tarafından işten çıkarıldım. Ne olursa olsun Kürtçe üretmeye ve geliştirmeye engel olamayacaklar. Her şart ve koşulda mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.