Sebahat Tuncel’den Rojava mesajı: Direniş sürecek

TJA aktivisti ve siyasetçi Sebahat Tuncel, Jin Jiyan Azadî: Kobanê Davası kitabının imza gününde Rojava’ya yönelik saldırıların kadın özgürlük mücadelesini hedef aldığını belirterek, “Nerede olursak olalım direnmeye devam edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi - Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti ve siyasetçi Sebahat Tuncel, kitabı için Kadın Zamanı Derneği’nde düzenlenen imza gününde çok sayıda kadınla bir araya geldi. Söyleşide kitabının içeriğine değinen Sebahat Tuncel, Kobanê Davası süreci ile Rojava’ya dönük saldırıları değerlendirdi.

‘Hala tutuklu yargılananlar var’

Kobanê Davası kapsamında üç yıl boyunca tutuklu yargılandıklarını hatırlatan Sebahat Tuncel, dosya kapsamında hâlen Bölge Adliye Mahkemesi’nde davası devam eden tutsaklar bulunduğunu belirtti. Tuncel, “2014’teki Kobanê direnişi, 2020’de dava konusu haline getirildi. Devlet, Kobanê Kumpas Davası ile direnişi cezalandırmayı hedefledi” dedi.

Sebahat Tuncel, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Zeynep Kahraman, Zeynep Ölbece, Aynur Aşan, Dilek Yağlı, Pervin Oduncu, İsmail Şengül, Bülent Parmaksız, Günay Kubilay, Nazmi Gür ve Ali Ürküt’ün hâlen tutuklu şekilde yargılandığını ifade etti.

‘Kadın direnişine dönük bir saldırı var’

Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısıyla yeni bir sürecin başladığını ancak buna rağmen HTŞ’nin Halep’teki Kürt mahallelerine ve ardından Rojava’ya yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini belirten Sebahat Tuncel, bu saldırıların kadın özgürlük mücadelesini hedef aldığını söyledi.

Kitabında tarihsel kadın direnişlerine de yer verdiğini belirten Tuncel, “Zeyfe Hatun gibi tarihsel kadın figürleri neredeyse görünmez kılınmış durumda. Bugün Halep’te yaşananlar, bir kadının katledilmesi ve bir binadan atılması, özünde kadın direnişine ve kadın özgürlük mücadelesine dönük bir savaşı gösteriyor” dedi.

‘Kürt halkının ve Kürt kadınının iradesi hedef alınıyor’

Sebahat Tuncel, saldırıların temel amacının Kürt halkının ve özellikle Kürt kadınlarının iradesini kırmak olduğunu belirterek, erkek egemen kapitalist sistemin Ortadoğu’daki temsilcileri aracılığıyla savaş ve çatışmanın süreklileştirildiğini ifade etti. Ortadoğu’daki savaş ve çatışmanın merkezinde Kürdistan ve Filistin’in bulunduğunu söyleyen Sebahat Tuncel, bu sürecin bölgesel güç dengeleriyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti.

‘Nerede olursak olalım direneceğiz’

Mücadelenin yalnızca Rojava halkıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Sebahat Tuncel, “Bu saldırılar sadece Rojava’ya değil, bütün Kürt halkının iradesine yöneliktir. Nerede olursak olalım direnmek ve mücadele etmek gerekir. Kürdistan’ı ve Ortadoğu’yu sürekli savaş alanı haline getirmek isteyen, kadınları ve halkları özgürlükten yoksun bırakmayı hedefleyen erkek egemen, dinci ve milliyetçi anlayışa karşı durmak zorundayız” dedi.

Kadınlara yönelik saldırıların sistematik bir politika olduğunu belirten Sebahat Tuncel, Kürt kadın bedeninin ve mücadelesinin özellikle hedef alındığını söyledi.

Söyleşinin ardından imza gününe katılan kadınlar, kitaplarını Sebahat Tuncel’e imzalattı.