Enkazdan topladığı kitaplarla umudu yeşertiyor

Gazze'de yaşam mücadelesi veren Filistinli anne Nivin el-Gurabli, odun satarak ailesini geçindirirken, enkazdan topladığı kitaplarla savaşın ortasında okuma kültürünü yaşatıyor.

NAGHAM KARAJEH

Gazze - Filistinli anne Nivin el-Gurabli, savaşın yıktığı Gazze'de ailesini ayakta tutabilmek için enkazdan odun toplayıp satarak yaşam mücadelesi veriyor. Ancak o, yalnızca odun değil, yıkıntılar arasında bulduğu kitapları da toplayarak onlara yeniden hayat kazandırıyor.

41 yaşındaki Nivin el-Gurabli'nin yedi çocuğu bulunuyor. Çocuklarından üçü beyin atrofisine bağlı engeller nedeniyle sürekli bakıma ihtiyaç duyuyor. Eşi ise yüksek tansiyon hastalığı nedeniyle çalışamaz durumda. Sağlık hizmetlerinin büyük ölçüde çöktüğü ve insani koşulların ağırlaştığı Gazze'de ailenin geçim yükü tamamen Nivin el-Gurabli'nin omuzlarında.

 

Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi'nden ilk göçünü Refah'a yapmak zorunda kalan Nivin el-Gurabli, yemek pişirme gazının tükenmesi ve binlerce ailenin ateş yakarak yemek hazırlamak zorunda kalmasıyla birlikte geçimini sağlamak için odun toplamaya başladı. Sabahın erken saatlerinde yola çıkan Nivin, ekmek parasını kazanabilmek için kilometrelerce yürüyerek satabileceği odun parçalarını topluyor.

Ekim 2025'in sonunda ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte biriktirdiği tüm parayı ailesinin geriye kalan eşyalarını yeniden Gazze'ye taşıyabilmek için harcadı. Kentin batısındaki bir caddede küçük bir çadır kuran Nivin, büyük bölümü moloz yığınına dönüşen Gazze'de yaşam mücadelesine yeniden başladı.

Enkaz arasında her gün süren yolculuk

Odun bulmak ne kolay ne de güvenli. Nivin el-Gurabli, çoğu gün üç kızıyla birlikte Gazze'nin Şeyh Rıdvan Mahallesi'ne, bazen de Beyt Lahiya beldesine kadar kilometrelerce yürüyerek gidiyor. Yanlarına aldıkları çuvallar ve basit aletlerle enkaz arasında kullanılabilecek odun parçalarını topluyorlar.

Henüz çocuk yaşta olan kızlar, okul sıralarında olmaları gerekirken günlerini güneşin altında, toz ve molozlar arasında geçiriyor. Kırılmış ağaç dallarını, kapı ve pencere parçalarını toplayıp ağır odunları taşırken elleri nasır tutuyor, yüzlerine yorgunluk yerleşiyor.

 

Kızlarını odun toplarken izleyen Nivin el-Gurabli, “Beni en çok üzen şey, kızlarımın okul çantalarını taşımaları gerekirken bu yükü omuzlamaları. Onlara yaşlarına yakışır bir hayat sunabilmeyi çok isterdim” dedi.

Sesini hüzün kaplayarak sözlerini sürdüren Nivin, “Her dışarı çıktıklarında sağ salim dönmeleri için dua ediyorum. Bir gün odun aramanın onların günlük işi olacağını hiç düşünmezdim. Ama ihtiyaç, bütün hayallerden daha ağır” ifadelerini kullandı.

Tüm zorluklara rağmen kızlarının yükünü hafifletmeye çalışan Nivin el-Gurabli, odunları onlarla birlikte taşıyor, yürüyüş boyunca sohbet ederek yolun ve işin ağırlığını unutturmaya çalışıyor. Ancak yıllardır süren savaşın çocuklara yüklediği sorumluluk, yavaş adımlarında ve yorgun bakışlarında açıkça görülüyor.

Saatler süren arayışın ardından topladıkları odunlarla çadıra dönen anne ve kızları, daha sonra odunları kırıp ayırıyor, küçük demetler haline getirerek, gazın bulunmadığı Gazze'de yemek pişirebilmek için oduna ihtiyaç duyan ailelere satıyor.

Savaşın ortasında okurlara umut oluyor

Nivin el-Gurabli bir yandan baltayla odun keserken, diğer yandan enkaz arasında savaşın yıkımından kurtulan kitapları topluyor. Tozlarını temizleyip çadırında biriktiren Nivin el-Gurabli, fırsat buldukça bu kitapları okuyor. Bulduğu ilk kitap olan “Arap Şiiri”, eğitimini tamamlayamamış olmasına rağmen dili ve içeriğiyle onu derinden etkiliyor.

“Bulduğum her kitapta sanki enkaz altından bir ruhu kurtarıyormuşum gibi hissediyordum. Onları yanmaya ya da yok olmaya terk edemezdim. Elime geçen her kitabı okudum” diyen Nivin, zamanla topladığı kitapların çevrede dikkat çekmeye başladığını anlattı.

Yoldan geçenlerden biri kitapları yakacak olarak kullanmak üzere satın almak isterken, bir başkası sigara sarmak için sayfalarını talep etti. Ancak Nivin el-Gurabli bu teklifleri geri çevirdi.

“Odunu ailemi geçindirmek için satabilirim ama kitapları yalnızca okuyacak kişilere veririm. Bilginin yakılması, evlerin yıkılması kadar acı verici. Bu kitaplar da bizim gibi savaştan kurtuldu; onları ateşe teslim etmeye hakkım yok” dedi.

Bu düşünceden yola çıkan Nivin el-Gurabli, yedi ay önce odun ve karton yığınlarının yanında küçük bir kitap köşesi oluşturdu. Kitapları konu ve boyutlarına göre düzenleyerek, okumak isteyenlere 8 ila 10 şekel arasında değişen sembolik fiyatlarla sunmaya başladı.

 

Okurlara savaşın ortasında umut taşıyor

Nivin el-Gurabli'nin amacı kitap satarak para kazanmak değil, onları okurlarla buluşturmak. Kitap satın alacak parası olmayan çocuk ve gençlere kitapları ödünç veren Nivin, okumayı bitirdikten sonra geri getirmelerini istiyor.

“Gücüm yetmediği için kimsenin kitaptan mahrum kalmasını istemiyorum. Birinin kitabı okuyup geri gelerek bana anlatması, bütün yorgunluğumu unutturuyor” diyen Nivin el-Gurabli, eğitimin herkes için ulaşılabilir olması gerektiğine inanıyor.

Lise eğitimini tamamlayamamasına rağmen öğrenme tutkusundan hiç vazgeçmeyen Nivin, İngilizceyi telefon ve televizyondan kendi çabalarıyla öğrendi. Bugün akıcı bir şekilde İngilizce konuşabildiğini belirten Nivin, “Okul sıralarından mahrum bırakıldım ama öğrenmekten asla vazgeçmedim. Okuduğum her sayfa, savaşın benden koparmaya çalıştığı benliğimin bir parçasını yeniden kazanmamı sağlıyor” dedi.

7 Ekim 2023'ten önce bir tekstil atölyesinde çalışan Nivin el-Gurabli, kıyafet paketleme işinden elde ettiği gelirle kızının lise eğitim masraflarını karşılıyor ve ailesinin ihtiyaçlarını kimseye muhtaç olmadan karşılayabiliyordu.

Bugün ise ailesiyle birlikte temel yaşam koşullarından yoksun bir çadırda yaşamını sürdürüyor. Tuvaleti ve güvenli bir barınağı olmayan aile, uzun mesafelerden bidonlarla su taşıyor, yemeklerini ise odun ateşinde yoğun duman altında pişiriyor.

Nivin'i en çok üzen ise 5 yaşındaki oğlunun eğitim hayatına başlayamaması. Küçük çocuk günlerini annesinin yanında odun dizerek ve kitapları düzenlemeye yardım ederek geçiriyor.

“Onu okul çantasıyla görmek isterdim, omzunda odun taşırken değil. Çocukluğunu okulda değil, çadırda büyüterek geçirmesinden korkuyorum” diyen Nivin el-Gurabli, sözlerini şöyle tamamladı:

“Lüks bir yaşam istemiyorum. Bizi koruyacak bir ev, çocuklarım için eğitim ve onurumuzla yaşayabileceğimiz bir iş istiyorum. Savaş zaten bizden yeterince şey aldı.”