Kongra Star’dan Rûken Ehmed: Kadın Devrimi’ni yerinde görmek için ilgi büyük

Farklı ülkelerden şahsiyet ve heyetlere Kuzey ve Doğu Suriye’ye gelmeleri için davetiye gönderdiklerini ve ilginin yoğun olduğunu söyleyen Kongra Star’dan Rûken Ehmed, deneyimlerin paylaşılmasının önemli olduğunu söyledi.

SORGÜL ŞÊXO

Qamişlo- Suriye’de cihatçı Heyet Tahrir El-Şam’ın (HTŞ) 8 Aralık 2024’te Şam’ı ele geçirmesi ve Baas rejiminin yıkılması ardından Suriye ve Ortadoğu için yeni bir süreç başladı. Demokratik bir Suriye için çözümün yerel demokrasi ile gelişebileceği ve buna da en iyi örneğin Kuzey ve Doğu Suriye’deki Özerk Yönetim modeli olduğu belirtiliyor. Bunun üzerine çok sayıda heyet Kuzey ve Doğu Suriye’yi ziyaret ederek, demokratik ulusa dayalı sisteme dair izlenim edindi. Bunun yanında gelen heyetler Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işlediği savaş suçlarını da yerinde tespit etmiş oldu.

Farklı ülkelerden heyetlerin gelmeye devam ettiğini, inşa edilen demokratik ulus sisteminin farklı kesimler tarafından merakla karşılandığını ve yine Türk devletinin savaş suçlarının tespit edildiğini kaydeden Kongra Star Demokratik İlişkiler ve İttifaklar Komitesi Üyesi Rûken Ehmed, ajansımıza konuştu.

Uluslararası kurum ve kuruluşlara çağrı

Suriye'nin 27 Kasım 2024'te yeni bir sürece girmesinin ardından uluslararası güçlere bir çağrı yaptıklarını belirten Rûken Ehmed, "Çağrıda Suriye'nin içinden geçtiği yeni süreçte Kürt halkının durumu, Kuzey ve Doğu Suriye’nin durumu, Efrîn halkının yaşadığı ikinci göç, işgalci Türk devletinin Tişrîn Barajı'na yönelik saldırıları ve halkın direnişine dikkat çekildi. Bu nedenle özgürlükçü insanlara, kadın örgütlerine, akademisyenlere ve siyasetçilere yönlerini Kuzey ve Doğu Suriye'ye vermelerini istedik” dedi. 

‘Kadın Devrimi bir ilk’

Kuzey ve Doğu Suriye'deki kadın devrimi deneyiminin, savaşın tüm şiddetiyle sürdüğü bir ülkede yeni bir örnek olduğunu kaydeden Rûken Ehmed, sözlerine şöyle devam etti:

"Özellikle çözüm projelerinin olmadığı bir ülkede, halkların özgür bir arada yaşamasını ve demokrasiyi sağlayacak bir projemiz var. Bu örnek aynı zamanda özgürlükçü insanlar için de ilginç bir örnekti ve bu konuyla ilgili çok sayıda heyet gelmişti. Ama bu sefer özel bir ilgi vardı, bölgeye birçok ülkeden başvuru yapıldı. Suriye'deki durum nedeniyle gözler Şam'daydı. Ancak işgalci Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye'de pek çok savaş suçu ve saldırıları yaşanmıştır. Türk devletinin Tişrîn Barajı’na yönelik saldırılarına karşı bir direniş söz konusu. Tişrîn Barajı’nın yıkılması insani ve doğal afetleri de beraberinde getirecek. Bu kadar çok suç ve saldırı hakkında yeterince açıklama yapılmadı. Özerk Yönetim'e yönelik tehditlerin başladığı bir dönemde bu yaklaşım Demokratik Ulus Projesi’ne de tehdit oluşturuyordu. Bu temelde 7 dilde çağrı yaptık. Ayrıca yeni Suriye'de kadınlar ve Kürtler olarak nasıl yer bulacağımız, Rojava'ya gelen kadınlar ve dünya vatandaşları için ilginç bir konuydu.”

‘İdlib'deki durum bugün Suriye'nin tamamında mevcuttur’

Kuzey ve Doğu Suriye’ye gelmek için çok sayıda kişinin başvurduğunu ve onlara Suriye’nin genel durumunun aktarıldığını açıklayan Rûken Ehmed, yaptıkları çağrının amacını şu sözlerle anlattı:

"Suriye'nin çözümüne ilişkin farklı fikirler yok. Tek cihatçı İslam tartışılıyor. İdlib'deki durum bugün Suriye'nin tamamında mevcuttur. Bunların arasında kadınların haklarının kaybedilmesi ve ulusların haklarının korunmaması da yer alıyor. Dolayısıyla çözüm projemizin Suriye'nin tamamına çözüm getirmesi mümkün olduğu gibi Ortadoğu'nun tamamına da çözüm getirmesi mümkündür. Hem işgal altındaki topraklardan göç eden Efrinliler gibi göçmenlerin durumuna dikkat çekmek hem de Suriye için çözüm olacak sistemimizin tanınması için kadınlara, özgürlükçü isimlere ve kamuoyuna bu çağrı yapıldı.”

Çok sayıda ülkeye davetiye gönderildi

Çeşitli ülkelerden gelecek heyetlerden bahseden Rûken Ehmed, "Brîtanya ve İtalya’dan farklı çalışmalar yürüten kişilerden, gazetecilerden, yazarlardan Kuzey ve Doğu Suriye'ye heyet başvurusu yapıldı. İskoçya ve İrlanda'dan da başvurular oldu. Önümüzdeki günlerde Almanya, Romanya, İspanya, Güney Amerika ve daha birçok ülke de bölgeye gelmek için başvuruda bulunacak. Ancak Ortadoğu'da engeller ve bürokratik sorunlar var. Ortadoğu ülkelerine, Sudan, Yemen, Libya, Mağrip, Cezayir, Lübnan ve Irak’taki kadın şahsiyetlere davetiyeler gönderildi” diye belirtti.

‘Kadınların mücadelede birlik olması önemlidir’

Heyetlerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye gelmeleri için çalıştıklarını kaydeden Rûken Ehmed, “Biz kadınların içinde bulunduğu durum tüm ülkelerle aynı. Siyasal İslam kadınların başarıları pahasına dayatılıyor. Bu nedenle kadınların mücadelede birlik olması önemlidir. Ayrıca ülkelerine döndükten sonra toplantılar yapacaklarını ve yürütülen politikalar nedeniyle baskı oluşturacakları sözünü veriyorlar. Biz de gerçekten bir etki yaratıp yaratamayacaklarını görmek için bunu yakından takip ediyoruz" dedi.

Ortak mücadelenin önemi

Rojava'da bu yıl 8 Mart kutlamalarına Almanya, Romanya, Amerika ve İspanya'dan heyetlerin de katılacağını söyleyen Rûken Ehmed, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu heyetlerin dışında bu yıl 8 Mart'ta en büyük isteğimiz Suriye kentlerinden kadınların da katılımıdır. Çünkü Suriyeli kadınların kaderi aynı ve kadınların siyasi çözümden ve barışın gerçekleşmesinden dışlanması nedeniyle kadınların kazanımları büyük tehlike altında. Devrimden sonra bugün kadınların başarılarını sağlamak çok önemlidir. Bu nedenle 8 Mart'taki faaliyetlerimize daha fazla Suriyeli kadının katılmasını istiyoruz ki tek ses, tek renk, birlik oluşturabilelim. Ayrıca Suriyeliler olarak yeni Suriye'ye dair taleplerimiz neler, katılımımız nasıl ve ne düzeyde olacak, bunun için mücadelemizi arttırmalıyız. Çünkü siyasal İslam'ın örneklerini, kadınlara yönelik engellerin ve kararların ne düzeyde alındığını görüyoruz. Her gün kadınlara yönelik saldırılar var, İdlib ve Afganistan örneği ortada, Suriye'nin bu şekilde olması mümkün değil. Bunun için biz kadınların bu fırsatı kaçırmamamız için ikinci bir mücadele sürecine ihtiyacı var. Bu temelde 8 Mart'ta Suriyeli kadınları, Suriye'de demokratik, eşit ve kadın özgürlüğü mücadelesinin düzeyinin yükseltilmesi için ortak çabaya katılmaya çağırıyoruz.”