İran’da insan hakları endişeleri derinleşiyor: Gözaltılar, ağır cezalar ve hak ihlali artıyor

İran’da son dönemde artan gözaltılar, ağır hapis cezaları, zorla kaybetmeler, açlık grevleri ve yargı süreçlerine ilişkin hak ihlalleri, ülkedeki insan hakları durumuna yönelik endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

Haber Merkezi- İran'da son haftalarda artan gözaltılar, ağır hapis cezaları, ailelere bilgi verilmeden gerçekleştirilen cezaevi nakilleri, açlık grevleri ve zorla alınan itiraf iddiaları, insan hakları alanındaki endişeleri artırdı. Hak örgütleri, özellikle kadın tutuklular, üniversite öğrencileri, gazeteciler ve hak arayan ailelere yönelik baskının yoğunlaştığını belirtiyor.

Kadın protestoculara yönelik yargı süreçleri sürüyor

Ocak ayı protestoları kapsamında yargılanan Parnian Haşimpur'un cezası temyiz aşamasında düşürülmesine rağmen iki yıl hapis cezasına çarptırıldığı bildirildi. Hukuk çevreleri, bu kararın sivil protestoların suç kapsamına alınmasına yönelik uygulamaların bir parçası olduğunu değerlendiriyor.

Meşhed'de yaşayan 23 yaşındaki sosyal medya içerik üreticisi Saba Talebi'nin ise bir aydan uzun süredir Vekilabad Cezaevi'nde hukuki durumuna ilişkin net bir karar verilmeden tutulduğu aktarıldı.

Sivil toplum aktivisti Rezvane Hanbeygi'nin, henüz iki yaşını doldurmamış kızıyla birlikte 20 aylık hapis cezasını çekmek üzere Evin Cezaevi'ne gönderildiği bildirildi. Benzer şekilde Rezvane Ahmedhanbeygi'nin de küçük çocuğuyla birlikte cezasını infaz etmek üzere aynı cezaevine sevk edildiği kaydedildi.

Mahabadlı Kazive Pervizniya'nın ise gözaltına alındıktan sonra Urmiye Merkez Cezaevi'ne nakledildiği ve hakkındaki soruşturmanın sürdüğü belirtildi.

Üniversitelerde disiplin soruşturmaları

Tahran Üniversitesi'nde en az 40 öğrencinin disiplin kuruluna sevk edildiği bildirildi. İddialara göre bazı öğrenciler, resmi delillere erişim sağlanmadan, resmi prosedürler dışında gönderilen mesajlarla ifadeye çağrıldı ve üniversite düzenini bozmak ile izinsiz gösterilere katılmak gibi suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Aynı dönemde kampüslere girişlerin kısıtlandığı ve üniversitelerde güvenlik önlemlerinin artırıldığı öne sürüldü.

Farklı kentlerde yeni gözaltılar

Meşhed, Sakız, Bukan, Erdebil, Meşkinşehr, Ahvaz, Gorgan, Kerec, İsfahan ve Ciroft başta olmak üzere birçok kentte yeni gözaltılar yaşandığı bildirildi. Batı İran'daki Kürt kentleri Bukan, Sakız ve Kamyaran'da kültürel faaliyetlerde bulunan kişiler ile daha önce siyasi tutuklu olan bir fotoğrafçının gözaltına alındığı ve bilinmeyen yerlere götürüldüğü aktarıldı.

Erdebil ve Meşkinşehr'de en az üç sivil toplum aktivistinin, Ahvaz'da ise en az yedi yurttaşın gözaltına alındığı, bu kişilerin akıbetine ilişkin bilgi verilmediği belirtildi.

Gorgan'da bir siyasi aktivistin yeniden gözaltına alındığı, Kerec'de ise bir gazetecinin savcılığa çağrıldıktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderildiği bildirildi.

Zorla kaybetmeler

Golşen ilçesinde gözaltına alınan beş Beluc vatandaşından 18 gündür haber alınamadığı aktarıldı. Hak örgütleri, ailelerin gözaltındaki kişilerin nerede tutulduğuna ilişkin bilgi alamadığını belirtiyor. Benzer şekilde Ciroft, Ahar ve bazı diğer kentlerde de çeşitli kişilerin resmi açıklama yapılmadan gözaltına alındığı ve bilinmeyen merkezlere götürüldüğü ifade edildi. İnsan hakları kuruluşları bu vakaları zorla kaybetme kapsamında değerlendiriyor.

Açlık grevleri ve zorla itiraf

Evin ve Kerec başta olmak üzere çeşitli cezaevlerinde bulunan bazı siyasi tutukluların yeni soruşturmaları ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarını protesto etmek amacıyla açlık grevine başladıkları bildirildi. Ayrıca uzun süreli hücre hapsi, baskı altında ifade alma ve bazı davalarda duruşmaların sanıklar mahkemede bulunmadan gerçekleştirilmesine ilişkin iddialar da raporlara yansıdı.

İsfahanlı 22 yaşındaki bir rap sanatçısının "devlete karşı silahlı isyan" ve "rejim aleyhine propaganda" suçlamalarıyla idama mahkum edildiği, dava sürecinde zorla itiraf alındığı ve avukata erişimin kısıtlandığı kaydedildi.

Mal varlıklarına el konulduğu iddiaları

Hak örgütleri, bazı eski siyasi tutukluların ailelerine ait evler ve kişisel mal varlıklarının mahkeme kararları doğrultusunda haczedildiğini veya el konulma süreciyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.

Bunun yanı sıra bazı kişilerin banka hesaplarının dondurulduğu, mallarının mühürlendiği ve mali soruşturmalarla karşı karşıya bırakıldığı kayıt altına alındı. Gözlemciler, bu uygulamaların protestocuların aileleri üzerinde çok yönlü baskı oluşturduğunu ifade ediyor.

Uluslararası toplumun tutumu eleştiriliyor

İnsan hakları savunucuları, artan gözaltılar, ağır cezalar, açlık grevleri ve zorla kaybetme iddialarına rağmen uluslararası toplumun yeterli tepki vermediğini belirterek, bu sessizliğin baskı politikalarının sürmesine zemin hazırladığı görüşünü dile getiriyor.

Yayımlanan raporlar, kadın tutuklular, öğrenciler, gazeteciler, sivil toplum aktivistleri ve hak arayan ailelere yönelik baskının giderek sistematik hale geldiğine işaret ederken, gözaltındaki kişilerin akıbetine ilişkin belirsizliğin ve güvenlik ile yargı mekanizmalarının kullanımına yönelik eleştirilerin insan hakları konusundaki endişeleri daha da artırdığı ifade ediliyor.