Avrupa Konseyi’nden Türkiye’ye çağrı
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM kararlarının uygulanmasını değerlendirdiği toplantıda Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Osman Kavala’nın serbest bırakılması yönündeki çağrısını yineledi.
Haber Merkezi- Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (AKBK) Türkiye’nin uygulamadığı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını ele aldığı toplantıda, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılması yönündeki çağrısını yineledi. Komite, söz konusu davalarda siyasi saiklere ilişkin tespitlerini hatırlatarak, Türk makamlarını mevcut tüm hukuki araçları kullanarak AİHM kararlarını gecikmeksizin uygulamaya davet etti.
‘Tutuklulukları başka bir amaç güdüyor’
Selahattin Demirtaş (No.4) isimli kararda 2016 yılından bu yana tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın ilgili dönemde milletvekili olduğu ve suç işlediğine dair “makul şüpheyi destekleyecek kanıt bulunmaksızın gözaltına alındığı” kaydedilerek tutukluluk hallerinin “başka bir amaç” güttüğünün tespit edildiği belirtildi.
Belgede, “Yakın zamanda verilen Selahattin Demirtaş (No. 4) kararının, Komite'nin pozisyonunu doğruladığını; iç hukuk mahkemelerinin dayandığı delil temelinin, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Şenoğlu'nun ne tutukluluğunu ne de mahkûmiyetini haklı çıkarmaya yeterli olmadığını ve altta yatan siyasi motivasyonun varlığını sürdürdüğünü yinelediler” ifadelerine yer verildi.
Serbest bırakılmaları çağrısı
Yetkililer kararlarında yeniden “Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Şenoğlu'nun mevcut tüm araçlarla derhal serbest bırakılmasını sağlamaya” çağırarak üye devletlerin AİHM kararlarının uygulanması konusundaki şartsız yükümlülüğü hatırlattı. Kararda, şu ifadelere yer verildi:
“Anayasa Mahkemesi'nin ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Şenoğlu'nun şikayetleri konusunda karar verme hususundaki ilerleme eksikliği konusunda derin kaygılarını ifade ettiler; bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi'nin ve Anayasa Mahkemesi'nin, başvurucuların şikayetlerini hiçbir gecikmeye yer vermeden ve Mahkeme'nin tespitlerine tam uyum içinde ele almasının açık ve ivedi bir gereklilik olduğunu kuvvetle vurguladılar.”
Bireysel tedbirler Eylül’de incelenecek
Kararda, yetkililerin dönemin HDP milletvekili Burcu Çelik Özkan’ın seçimlerde aday olma hakkına sahip olup olmadığının netleştirilmesi ve “Bu dava grubundaki başvurucular aleyhine açılan ceza davalarının tüm olumsuz sonuçlarının, Meclise seçilme hakları da dahil olmak üzere, restitutio in integrum'u (eski hale tam iadeyi) sağlayacak şekilde tamamen giderilmesini sağlamaya” davet edildi. Kararda son olarak talep edilen bireysel tedbirlerin Eylül ayında gerçekleşecek olan bin 569’uncu toplantıda incelenmesine karar verildiği kaydedildi.
Osman Kavala kararı
2017 yılından bu yana tutuklu bulunan Osman Kavala’ya ilişkin verilen kararda da önceki kararlar hatırlatılarak, üyelerin Osman Kavala’nın hala tutuklu olması ve AİHM kararlarının uygulanmamasına ilişkin “derin üzüntünün” dile getirildiği belirtildi.
Kararda üyelerin, “Mahkeme kararlarının uygulanmasının, yargı dahil tüm makamların paylaştığı bir sorumluluk olduğunu yineleyerek ve mevcut hukuki yollara ilişkin önceki kararlarını hatırlatarak; tüm Türk yetkilileri, ellerindeki tüm mevcut araçları kullanarak başvurucunun derhal serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla çabalarını büyük ölçüde hızlandırmaya ve somut ilerleme sağlamaya bir kez daha kuvvetle çağırdılar” denildi. Aynı zamanda kararda Osman Kavala’nın serbest bırakılmasına ilişkin herhangi bir ilerleme olmaması durumunda Eylül ayında gerçekleşecek olan toplantıda ek adımlar atmaya karar verildiği ifade edildi.
‘Umut hakkı’ gündeme alınmadı
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın da aralarında bulunduğu “Gurban Grubu” olarak bilinen dosyayı 15-17 Eylül 2025’te gerçekleştirilen toplantıda görüşen Komite, Türkiye’ye kararlar için derhal adım atması çağrısında bulunarak 2026 yılının Haziran ayına kadar bilgilendirme yapılması çağrısında bulunmuştu. Son toplantıda “umut hakkı” gündeme alınmadı. Komite Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala kararlarında yalnızca Kürt sorunun çözümü için Meclis’te kurulan komisyona ilişkin tavsiyeleri hatırlatarak tavsiyelere karşılık alınan ya da planlanan tedbirler hakkında düzenli olarak rapor sunulmasını istedi.