İran’da ruh sağlığı kötüleşiyor: Psikiyatri ilaçları neredeyse bulunamıyor

İran Psikiyatristler Derneği Başkanı, ülkede psikiyatri ilaçlarındaki krizin son aylarda derinleştiğini belirtti. Uzmanlar, ilaç yokluğu nedeniyle hastaların tedaviye erişemediğini, bunun da psikolojik çöküş ve toplumsal yıkım riskini artırdığını söyledi.

Haber Merkezi- İran Psikiyatristler Derneği Başkanı, ülkede sinir sistemi ve psikiyatri ilaçlarında yaşanan kıtlığın son aylarda belirgin şekilde ağırlaştığını belirterek, hastaların en temel tedavi olanaklarına erişiminde ciddi bir kriz yaşandığını söyledi.

Dernek Başkanı, savaş öncesi döneme kıyasla ilaç eksikliğinin daha da arttığını, daha önce sınırlı bulunan bazı ilaçların artık neredeyse tamamen piyasadan kaybolduğunu ifade etti. Ayrıca yeni ilaçların da eksik ilaçlar listesine eklendiğini belirten yetkili, çok sayıda psikiyatri hastasının reçete edilen ilaçlara ulaşamadığını kaydetti.

Uzmanlar, özellikle kronik ve ağır psikiyatrik rahatsızlıkları bulunan hastalar için ilaç eksikliğinin hastalığın yeniden nüksetmesine, ağır psikolojik çöküşlere ve hatta ölüm riskine yol açabileceği uyarısında bulundu.

‘Yetkililer kriz hakkında şeffaf davranmıyor’

Krizin nedenlerine ilişkin açıklamalarda bulunan dernek yetkilileri, üretim süreçlerindeki aksaklıklar, ham madde eksikliği, olası stokçuluk ve dağıtım sistemindeki düzensizliklerin sorunu büyüttüğünü söyledi. Yetkililer ayrıca, ilgili kurumların kriz hakkında kamuoyuna net ve şeffaf bilgi vermediğini ifade etti.

İran Psikiyatristler Derneği’nin son yıllarda defalarca Sağlık Bakanlığı’na ilaç eksikliklerine ilişkin rapor sunduğu, ancak sorunun çözülmediği gibi daha da yaygınlaştığı belirtildi.

Ruh sağlığı krizi toplumsal boyuta ulaştı

İran’da sağlık sisteminin son yıllarda yapısal yolsuzluklar, kötü yönetim, sağlık altyapısındaki çöküş ve bütçenin büyük bölümünün güvenlik ve askeri alanlara aktarılması nedeniyle ağır bir kriz yaşadığı ifade ediliyor. Buna karşılık sağlık sistemi; doktor göçü, bütçe yetersizliği ve ilaç eksikliğiyle mücadele ediyor.

Uzmanlara göre ülkede ruh sağlığı krizi artık yalnızca bireysel ya da tıbbi bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir sorun hâline geldi. Artan yoksulluk, ekonomik güvensizlik, siyasi baskılar, idamlar, internet kesintileri ve toplumsal belirsizlik ortamı milyonlarca insan üzerinde ağır psikolojik baskı oluşturuyor.

İntihar ve toplumsal çöküş uyarısı

Uzmanlar, psikiyatri ilaçlarına erişimin kesilmesinin ağır ruhsal hastalıkları bulunan bireylerde hastalığın yeniden ortaya çıkmasına, zorunlu yatışlara ve kendine zarar verme riskinin artmasına neden olabileceğini belirtiyor.

Öte yandan hükümetin bazı kaygı giderici ve antidepresan ilaçların reçetesiz satışını serbest bırakmasının da kontrolsüz ilaç kullanımını artırdığı ifade ediliyor.

Toplumda giderek büyüyen umutsuzluk ve geleceksizlik hissinin yeni sosyal krizleri tetikleyebileceği uyarısında bulunan uzmanlar, mevcut tablonun sürmesi hâlinde intihar, bağımlılık ve toplumsal çözülme riskinin daha da artabileceğine dikkat çekiyor.