Yemen’de kadınlar koruma mekanizmalarının güçlendirilmesini istiyor
Yemen’in Taiz kentinde düzenlenen çalıştayda, kadın hakları savunucularının maruz kaldığı ihlaller, hukuki güvencesizlik ve medya desteğinin yetersizliği ele alındı.
RANİA ABDULLAH
Yemen - Yemen’in güneybatısındaki Taiz kentinde Kadın ve Çocukları Destekleme Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından, "Kadın Hakları Savunucularının Korunması İçin Savunuculuk" başlıklı bir çalıştay düzenlendi. Sivil toplum kuruluşlarının kadın haklarını destekleme kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan proje kapsamında gerçekleştirilen etkinliğe kadın hakları aktivistleri, sivil toplum temsilcileri, yerel yönetim yetkilileri ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Çalıştayda, kadın hakları alanındaki mevcut sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.
‘Kadın hakları savunucuları yalnız bırakılıyor’
Psikolog Emire Eş-Şercabi, çalıştayın gençlere, medya çalışanlarına ve toplum önderlerine yönelik farkındalık ve teşvik mesajları hazırlamayı hedeflediğini belirtti. Kadın hakları savunucularının hem toplumdan hem de destek vermeye çalıştıkları kesimlerden yeterli dayanışmayı göremediğini ifade eden Emire Eş-Şercabi, medya ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin de istenen düzeyde olmadığını söyledi.
Mevcut medya yaklaşımının kadın haklarını savunma konusunda yetersiz kaldığını belirten Emire Eş-Şercabi, "Bu tür çalışmalar kadın hakları savunucularına yalnız olmadıklarını hissettiriyor ve mücadelelerini sürdürmeleri için umut veriyor" dedi.
Kadın aktivistlerin karşı karşıya olduğu en büyük sorunların güvenlik eksikliği, hukuki koruma yetersizliği ve kadın hakları savunuculuğunu destekleyecek ortak ve sürdürülebilir bir stratejinin bulunmaması olduğunu vurguladı.
‘İhlaller yeterince ciddiye alınmıyor’
Taiz Ulusal Kadın Komitesi Başkanı Sabah Eş-Şercabi ise kadın hakları savunucularının dışlanma, ayrımcılık ve destekten yoksun bırakılma gibi ciddi hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Kadınlara yönelik ihlallerin çoğu zaman yeterince ciddiye alınmadığını ifade eden Sabah Eş-Şercabi, medya ile insan hakları savunucuları arasında düzenli ve etkili bir koordinasyon mekanizmasının bulunmadığını belirtti.
Önümüzdeki dönemde medya kuruluşları ile sivil toplum örgütleri arasında kalıcı bir iş birliği kurulmasının önemine dikkat çeken Sabah Eş-Şercabi, bunun kadın hakları savunucuları için daha güvenli bir çalışma ortamı sağlayacağını ifade etti.
‘Medyanın desteği hayati önem taşıyor’
Barış ve Sivil Toplum Forumu Başkanı İntisar El Esuri de, kadın hakları çalışmalarının önündeki en büyük engeller arasında toplumsal cinsiyet kalıp yargıları ve kadın hakları konusundaki düşük farkındalık düzeyinin yer aldığını söyledi. Bazı medya organlarının kadın hakları savunucularını hedef alan söylemlerle hak mücadelesini zayıflattığını belirten İntisar El Esuri, bağımsız gazetecilere ve medya çalışanlarına kadınların hak ve özgürlük mücadelesine destek verme çağrısında bulundu.
Kadın hakları savunucuları arasında güçlü bir dayanışma ağı kurulmasının önemine dikkat çeken İntisar El Esuri, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve bağımsız aktörlerin ortak hareket ederek güvenli bir çalışma ortamı oluşturması gerektiğini vurguladı.
‘Proje kadınların ihtiyaçlarından doğdu’
"Korkusuz Sesler" Projesi Direktörü İ'tisam El Maktari ise projenin temel amacının hak savunucularının korunmasını güçlendirmek ve kalıcı dayanışma ağları oluşturmak olduğunu söyledi. Projenin, kadın hakları savunucularıyla yapılan saha araştırmaları ve anketler doğrultusunda hazırlandığını belirten İ'tisam El Maktari, bu nedenle gerçek ihtiyaçlara dayandığını ifade etti.
Yerel yönetimler, hukukçular ve sivil toplum temsilcileriyle yürütülen diyalog toplantıları sayesinde ortaklıkların geliştirildiğini aktaran İ'tisam El Maktari, projenin bir sonraki aşamasında medya kampanyaları, gençlik forumları ve kadın örgütlerine yönelik farkındalık çalışmaları düzenlenerek çalıştayda hazırlanan mesajların daha geniş kitlelere ulaştırılmasının hedeflendiğini kaydetti.