Gazeteci Dîdar Şehla: Siyasal İslam kadınları ve çocukları hedef alıyor

Siyasal İslam'ın medya, dini eğitim faaliyetleri ve toplumsal baskı mekanizmalarıyla topluma nüfuz ettiğini belirten gazeteci Dîdar Şehla, bu anlayışın kadınlar ve çocukları hedef aldığını belirterek ailelerin bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

HÊLÎN EHMED

Silêmanî- Son yıllarda siyasal İslam'ın güç kazanması ve bazı İslami hareketlerin iktidara gelmesi, bu anlayışın kadınlar, çocuklar ve aile yapısı üzerindeki etkilerini yeniden tartışmaya açtı. Toplumsal yaşamın temelini oluşturan aile, siyasi ve sosyal dönüşümlerden en fazla etkilenen yapıların başında gelirken, birçok ülkedeki deneyimler bu etkinin yalnızca siyasetle sınırlı kalmadığını, gündelik yaşamın her alanına yayıldığını gösteriyor.

Din insanları, düzenledikleri yaz eğitim kursları aracılığıyla çocukları siyasal İslam öğretisi doğrultusunda yönlendirirken, ailelerin bu kurslara karşı yeterli farkındalığa sahip olmaması ise çocukların siyasal amaçlarla şekillendirilen dini anlayışın etkisine girmesine zemin hazırlıyor.

Konuya ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulunan gazeteci Dîdar Şehla, siyasal İslam'ın toplum üzerindeki etkisinin uzun yıllardır farklı yönleriyle tartışıldığını belirterek, bu etkinin birçok ülkede açık biçimde görüldüğünü söyledi. Siyasal İslam'ın etkilerinin insanların düşünce dünyasına giderek yerleştiğini ifade eden Dîdar Şehla, bunun toplumların karşı karşıya kaldıkları sorunlar karşısında kendi değerlerini korumasını ve savunmasını zorlaştırdığını dile getirdi.

Federe Kürdistan Bölgesi'nde siyasal İslam’ın etkileri

Dîdar Şehla, 2008 yılından sonra siyasal İslam ve ona bağlı medya organlarının güçlenmesiyle birlikte, Federe Kürdistan Bölgesi'nde siyasal İslam zihniyetinin yayılması için uygun bir zemin oluştuğunu ifade ederek, “Amaçları, siyasal İslam ideolojisini toplumun içine yerleştirmekti. Ardından siyasal İslam'a ait televizyon kanallarının yaygınlaşması, Türk dizilerinin etkisi ve Kürtlerin geleneksel dini anlayışının dışında kalan çok sayıda tesettür modelinin piyasaya sürülmesi de bu süreci güçlendirdi” dedi.

Parlamento seçimlerinde ise halkın siyasal İslam'a sıcak bakmadığı açıkça görüldüğünü aktaran Dîdar Şehla, “Seçim sonuçları, yurttaşların siyasal İslam'a destek vermediğini ve ona belirleyici bir rol tanımadığını gösteriyor. Siyasal İslam, geçmişten bugüne kadınları utandırma ve sınırlandırma politikalarıyla ideolojisini sürdürmeye çalıştı. Halkın büyük bölümü dinini ve geleneklerini kendi değerleri içinde korudu. Ancak siyasal İslam'ın etkileri özellikle medya ve dijital medya üzerinden insanlar arasında kutuplaşma yaratarak hissediliyor. Bu saldırılar toplum içinde huzursuzluk yaratırken, kadınlar ve çocuklar ise doğrudan hedef haline geliyor" sözlerine dikkat çekti.

‘Çocukları hedef alıyorlar’

Siyasal İslam'ın sert yasalar aracılığıyla çocukları küçük yaşlardan itibaren denetim altına aldığını kaydeden Dîdar Şehla, sözlerine şöyle devam etti:

"Siyasal İslam çocukları hedef alıyor. Çeşitli etkinlikler düzenleyerek ve sekiz yaşın altındaki kız çocuklarını örtünmeye yönlendirerek kendi ideolojisini yayıyor. Topluma, sekiz yaşından sonra ‘kız çocuklarının erkekleri günaha sürükleyebileceği’ anlayışı yerleştiriliyor. Kadın bağımsız bir birey olarak görülmüyor; erkeğin tamamlayıcısı olarak değerlendiriliyor. Siyasal İslam'ın düşüncesi ve ideolojisi kadınlara yönelik şiddetin artmasının temel nedenlerinden biri haline geldi. Her gün kadın katliamları, tutuklamalar ve kadınlara yönelik şiddet haberleri duyuyoruz. Siyasal İslam'ın etkileri toplumun en derin katmanlarına kadar ulaşıyor; özellikle kadınlar hedef alınıyor.

Siyasal İslam'ın yayılması amacıyla kurulan kurum ve merkezlerde kadınların siyasal İslam çerçevesinde denetlenmesi açıkça görülüyor. Bunun yanında yasalar yoluyla da kadınlara ve çocuklara yönelik fiziksel ve psikolojik şiddetin önü açılıyor. Irak'ın güneyindeki yasal düzenlemeler bunun örneklerinden biridir. Siyasal İslam özellikle çocukları hedef alan çalışmalara ağırlık veriyor. Oysa toplumun gelişimi yeni kuşaklarla mümkündür. Bir halkın geleceği çocukların gözlerinde görülür. Çocukları doğrudan bilinçlendiremeyebiliriz, ancak anne ve babaları siyasal İslam ile İslam dininin aynı şey olmadığı konusunda bilinçlendirmemiz gerekiyor."

‘Birey üzerindeki denetim sürekli kılınmak isteniyor’

Dîdar Şehla, günümüzde birçok ailenin çocuklarını kendi tercihleri doğrultusunda eğitim kurslarına yönlendirdiğini, çocukların istek ve tercihlerinin ise çoğu zaman göz ardı edildiğini söyledi. Buna örnek olarak kendi ailesinden bir çocuğun, "Teknolojinin gelişmesi sayesinde artık Kur'an'ı dinleyebiliyorum. Ezberlemek yerine İslam dinini araştırmayı tercih ediyorum" dediğini aktaran Dîdar Şehla, çocuğun bu sözleri nedeniyle anne ve babası tarafından eleştirildiğini belirtti. Bu örneğin, çocukların sorgulama ve araştırma potansiyeline sahip olduğunu gösterdiğini ifade eden Dîdar Şehla, ancak aileler içinde yayılan siyasal İslam anlayışının yeni kuşakların önünü kestiğini söyledi.

Siyasal İslam'ın çocukların yaşam tarzına, hatta başörtüsünü kullanma biçimine kadar müdahale ettiğini belirten Dîdar Şehla, bu anlayışın birey üzerindeki denetimini sürekli kılmayı hedeflediğini kaydetti. Ailelerin bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dîdar Şehla, farkındalık çalışmalarıyla daha sağlıklı aile yapılarının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.