Hasta tutsak Leyla Aferin tedaviye erişemiyor
Beyin tümörü ve eklem rahatsızlıkları bulunan siyasi tutsak Leyla Aferin'in gerekli sağlık hizmeti alamadığı belirtildi.
Haber Merkezi - Siyasi tutuklu Leyla Aferin, sağlık durumunun ağırlaşmasına rağmen Tahran'daki Evin Cezaevi'nde uzman tıbbi bakım olmaksızın tutulmaya devam ediyor.
Tutukluya yakın bir kaynak, Leyla Aferin'in kötü huylu beyin tümörünün yanı sıra ciddi fiziksel rahatsızlıklar yaşadığını belirterek, denge kaybı, el ve ayaklarda titreme ile görme kaybı gibi belirtiler gösterdiğini aktardı. Aynı kaynak, acil uzman tedavisine ihtiyaç duymasına rağmen uygun sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığını duyurdu.
Uzmanlar, benzer vakalarda beyin tümörlerinin tedavisinde yaşanacak gecikmelerin hastalığın ilerlemesine ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Tedavisi tamamlanmadan cezaevine geri gönderildi
Edinilen bilgilere göre, Leyla Aferin bir süre önce tedavi amacıyla hastaneye sevk edildi. Ancak bu sevkin kısa sürdüğü, gerekli tedavi süreci tamamlanmadan yeniden Evin Cezaevi'ne götürüldüğü kaydedildi. Ayrıca Leyla Aferin'in şartlı tahliye veya tahliyeye bağlı izin taleplerinin de bugüne kadar yanıtsız bırakıldığı belirtildi.
İnsan hakları kaynakları, Leyla Aferin'in yasal olarak şartlı tahliyeden yararlanma süresinin geldiğini ve cezasının tamamlanmasına yaklaşık dokuz ay kaldığını ifade ederken, yetkililerin şimdiye kadar yapılan başvuruların hiçbirini kabul etmediğini aktardı.
2025'te tutuklandı
Leyla Aferin, 2025 yılında güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı ve aynı yıl 10 Aralık'ta Evin Cezaevi Kadınlar Koğuşu'na sevk edildi. Yargılama sürecinin ardından Tahran Devrim Mahkemesi tarafından bir yıl hapis cezasına çarptırılan Leyla Aferin'in, cezasını sağlık durumunun giderek kötüleştiği ve uzman tedavisine erişemediği iddiaları eşliğinde infaz ettiği bildirildi.
Son yıllarda İran'da siyasi ve düşünce suçlusu olarak tutulan tutsakların sağlık hizmetlerine erişiminin engellenmesi, insan hakları örgütlerinin sık sık gündeme getirdiği konular arasında yer alıyor. Hak örgütleri, sağlık hizmetlerine erişimin tüm tutuklular için temel bir hak olduğunu ve bunun baskı aracı olarak kullanılmaması gerektiğini vurguluyor.