Newaya Jin’in Temmuz sayısı çıktı
Newaya Jin Gazetesinin Temmuz sayısı “14 Temmuz Ulusal Onur Günü: Özgürleşmeye giden yol politikleşmeden geçer” manşetiyle yayımladı.
aber Merkezi - Newa Jin Gazetesi, Temmuz sayısı okurlarla buluştu. Gazete, Temmuz sayısının manşetini “14 Temmuz Ulusal Onur Günü: Özgürleşmeye giden yol politikleşmeden geçer” başlığıyla yayımladı.
Ulusal Onur Günü
Yazar Raperîn Munzur, “14 Temmuz direnişi ve demokratik toplum mücadelesi” başlıklı yazıda, 14 Temmuz direnişinin yalnızca tarihsel bir olay olmadığı; örgütlü, bilinçli ve politik mücadelenin özgürleşmenin temel koşulu olduğunu vurguluyor.
Gazetenin gündem sayfalarında, PAJK Koordinasyonu tarafından kaleme alınan yazıda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın barış ve demokratik çözüm çağrısı etrafında ortaklaşmanın önemine dikkat çekilirken, özellikle kadınların örgütlü mücadelede belirleyici rol üstlenmesi gerektiği savunuluyor.
Pelşin Tolhildan ise “Demokratik inşa ve kadın öncülüğü” başlıklı yazısında, demokratik toplumun inşasında kadınların tarihsel sorumluluğuna vurgu yapıyor.
Evindar Ararat yazısında Demokratik toplum tanımında, etnik, inanç, dil, kültür, sınıf ayrımını aşarak, bunları parçalanma ve çatışma zemini olmaktan çıkararak bu farklılığı bir arada olmanın temel harcı haline getirerek sağlanabilineceğini ifade ediyor.
Komünleşmek
“Komünleşmek Kaf Dağı’nın ardında mı, yanı başımızda mı?” başlığı ile yayınlanan Haskar Kırmızıgül’ün yazısında ise komünleşmenin tarifi yapılıyor.
Temmuz sayısında Medya Doz’un dikkat çeken bir röportajı yer alıyor. “Barış sevmeyi bilenlerin bayramıdır” başlığıyla yayımlanan söyleşide, devam eden siyasal süreç bir grup gerillanın değerlendirmeleri üzerinden ele alınıyor. Röportajda, barışın toplumsal karşılığı ve sürece ilişkin görüşler aktarılıyor.
Ortadoğu ve İran ekonomisi değerlendiriliyor
Gelawêj Ewrîn imzalı yazıda, İran'a yönelik uluslararası yaptırımların Türkiye'ye sağladığı ekonomik ve stratejik avantajlar değerlendiriliyor. Yazıda, İran'ın küresel ekonomiyle doğrudan bütünleşmesi halinde Türkiye'nin bugüne kadar üstlendiği ekonomik ve bölgesel aracılık rolünün önemli ölçüde zayıflayabileceği görüşü dile getiriliyor.
Roza Metîna'nın kaleme aldığı yazıda ise kadınlara yönelik şiddetle mücadelede özsavunmanın önemi ele alınıyor. Yazıda, özsavunmanın yalnızca fiziksel değil; zihinsel, toplumsal ve politik bir güçlenme süreci olduğu belirtiliyor. Kadınların özsavunma bilinci geliştirdikçe daha özgür hareket edebilecekleri, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı daha güçlü mücadele yürütebilecekleri ifade ediliyor.
YPJ'nin statüsü
Gazetede yayımlanan röportajda YPJ'nin yalnızca askeri bir yapı olmadığı, aynı zamanda kadınların kimliği, iradesi ve kazanılmış haklarının sembolü olduğu vurgulanıyor. Yazıda, YPJ'nin statüsünün korunmasının tüm kadınların haklarının korunması anlamına geldiği belirtilirken, kadınların ortak ve güçlü bir ses çıkarmasının özgür iradenin güçlenmesi açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.
İklim krizi
Menekşe Kızıldere'nin hazırladığı ekoloji sayfasında ise iklim krizi, kapitalist modernitenin yol açtığı küresel sorunlardan biri olarak ele alınıyor. Yazıda, iklim krizinin çözümünün yalnızca teknolojik dönüşümle sınırlı olmadığı; kadın özgürlüğü, demokratik toplum ve ekolojik yaşam anlayışıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği savunuluyor. Özellikle yoksul, kırsal ve yerinden edilmiş kadınların iklim krizinden daha ağır etkilendiğine dikkat çekiliyor.
Dünya sayfasında ise Fransa'da yaşayan feminist aktivist Zahra Agsous ile yapılan röportaja yer veriliyor. Röportajda, Cezayirli kadınların tarihsel direniş mirası, Fransa'da kadınlara yönelik şiddete karşı yürütülen mücadele ve dünya genelinde büyüyen feminist dayanışma değerlendiriliyor.
Gazetenin son sayfasında Drancy Zîn Kadın Meclisi'nin ortak kaleme aldığı yazıda, Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde 20 Mayıs 2026 tarihinde eşi tarafından öldürülen Gülden Kömürcü'nün hikayesi anlatılıyor. Yazıda, kadın cinayetlerinin yalnızca hukuki tedbirlerle önlenemeyeceği, kalıcı çözümün kadınları değersizleştiren toplumsal anlayışın değişmesinden geçtiği vurgulanıyor.