İran’da kira krizi derinleşiyor

İran’da konut kiralarındaki artış hız kesmiş görünse de yüksek fiyatlar ve düşük gelirler nedeniyle milyonlarca kişi barınma kriziyle karşı karşıya. Uzmanlar, kira yükünün artık yoksulluğun temel göstergelerinden biri haline geldiğine dikkat çekiyor.

Haber Merkezi- İran’da konut ve kira krizine ilişkin yayımlanan son resmi veriler, ülkede barınma sorununun giderek derinleştiğini ortaya koydu. 2026 yılının Nisan ayına ait verilere göre kira enflasyonu yıllık bazda yüzde 33.7’ye ulaştı. Aylık kira artışı yüzde 1.6, yıllık kira artışı ise yüzde 31.1 olarak kaydedildi.

Resmi verilere göre kira artışlarının genel enflasyonun altında kalması, piyasadaki baskının azaldığı anlamına gelmiyor. Aynı dönemde genel enflasyonun yüzde 73.5’e ulaşması, temel yaşam maliyetlerindeki yükselişin sürdüğünü gösteriyor. Uzmanlar, kira fiyatlarının “daha yavaş arttığını”, ancak halen geniş kesimler için karşılanamaz seviyede olduğunu belirtiyor.

Saha verileri ise resmi rakamların ötesinde daha ağır bir tabloya işaret ediyor. Emlak piyasası temsilcileri, birçok bölgede kiraların geçen yıla göre yüzde 30 ila 40 oranında arttığını ifade ediyor. Bazı kentlerde konut fiyatlarının yüzde 40’ın üzerine çıkmasıyla birlikte baskının büyük şehirlere, özellikle de Tahran’a yayıldığı belirtiliyor.

Başkentte konut satışlarının geçen yıla göre yaklaşık yarı yarıya düştüğü, buna karşın ilanlardaki kira taleplerinin yüzde 40 ila 50 arasında yükseldiği kaydediliyor. Bu durum, piyasa gerçekliği ile resmi veriler arasındaki farkın büyüdüğüne işaret ediyor.

Kira maliyetlerinde artış ve yoksullaşma

Uzmanlara göre kira sorunu artık yalnızca bir “barınma maliyeti” değil, doğrudan yoksullaşmanın göstergesi haline geldi. İran’da nüfusun yaklaşık yüzde 25’inin kiracı olduğu belirtilirken, düşük gelirli kiracılar arasında yoksulluk oranının ciddi boyutlara ulaştığı ifade ediliyor. Özellikle ilk gelir grubundaki kiracıların tamamının yoksulluk sınırının altında yaşadığı aktarılıyor.

Raporda ayrıca “konut yoksulluğu” yaşayan 2 milyondan fazla kişinin Tahran, Horasan Razavi, İsfahan ve Fars eyaletlerinde yoğunlaştığı kaydedildi. Uzmanlar, konut krizinin artık kent yoksulluğunu yeniden üreten yapısal bir soruna dönüştüğünü vurguluyor.

İşçi örgütleri tarafından paylaşılan verilere göre Tahran’da bir ailenin giderlerinin yaklaşık yüzde 60’ı konut harcamalarına gidiyor. Bazı büyük kentlerde bu oranın yüzde 70’e kadar çıktığı belirtiliyor. Bir işçinin gelirinin yaklaşık yüzde 42’sinin yalnızca barınma giderlerine harcandığı ifade edilirken, hükümetin açıkladığı kira destek paketlerinin krizi çözmekte yetersiz kaldığı değerlendiriliyor.

Hükümet, Tahran’da kira artış tavanını yüzde 25 olarak açıklasa da sahadaki artışların bu sınırı aştığı belirtiliyor. Yetkililer ayrıca kira desteği kredilerini artırdıklarını duyurdu. Buna göre Tahran’da kira destek kredisi üst limiti 365 milyon tümen olarak açıklandı. Ancak uzmanlar, gelir artışının kira yükselişinin gerisinde kaldığını ve bu desteklerin yalnızca geçici rahatlama sağladığını ifade ediyor.

Temel ihtiyaçlardan kısıntı

Artan kira baskısı nedeniyle birçok ailenin daha küçük evlere taşındığı, kent merkezlerinden uzaklaştığı ya da temel ihtiyaç harcamalarını kısmak zorunda kaldığı belirtiliyor. İşsizlik ve ekonomik belirsizliklerin de barınma krizini derinleştirdiği aktarılıyor.

Öte yandan yayımlanan bir başka araştırmaya göre Tahran’da bir kişinin ev sahibi olabilmesi için ortalama 89 yıl çalışması gerekiyor. Ülke genelinde ise bu sürenin 49 yıl olduğu belirtiliyor.

Uzmanlar, İran’daki konut krizinin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal eşitsizliği derinleştiren yapısal bir sorun haline geldiğine dikkat çekiyor.