Kobanê’den geçici yönetime tepki: Dilimizin inkar edilmesini kabul etmeyeceğiz

Suriye geçici yönetimine sert tepki göstererek ana dilde yaşam haklarının hedef alındığını belirten Kobanêli kadınlar, “Dilimizin inkar edilmesini kabul etmeyecek, bu saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız” sözleriyle mücadelede kararlılık sözü verdi.

Kobanê – Suriye geçici yönetiminin Kürtçeyi anayasal düzeyde resmi dil olarak tanımaması ve son dönemde attığı adımlar, Kuzey ve Doğu Suriye’de tepkilere neden oluyor. Özellikle Kürtçe eğitim hakkına yönelik uygulamalar, Kürtçe tabelaların kaldırılması ve okul isimlerinin değiştirilmesine dönük girişimler bölgede endişe yaratıyor. Geçici yönetim ayrıca Kobanê ve Cizîr bölgelerinde köy, kent ve farklı yerleşim yerlerinin isimlerini değiştirdiği yönünde bilgiler var. Söz konusu uygulamalar bölge halkı arasında tepkilere neden olurken, Kuzey ve Doğu Suriye genelinde protesto eylemleri gerçekleştiriliyor. Geçici yönetimin halka dayatmak istediği uygulamalara karşı Kobanê halkı da eylem ve etkinlikler gerçekleştirirken, kentte eylemlere katılan kadınlar, tepkilerini ajansımız aracılığıyla dile getirdi.

‘Kobanê’nin iradesi hiçe sayılıyor’

Kobanêli Gulîstan Etî, Kobanê’nin iradesinin yok sayıldığını belirterek, “Kobanê bir Kürt kentidir; dili ve kültürü de Kürtçedir. Dilimize ve kültürümüze yönelik kirli politikaların yürütülmesi bizi ciddi şekilde öfkelendiriyor. Bu yaklaşımlarla Kobanê’nin iradesi hiçe sayılıyor. Bunca mücadele ve kazanımın ardından, aynı inkarcı anlayışın yeniden halka dayatıldığını görüyoruz. Kentimizin, ilçelerimizin ve okullarımızın isimlerinin değiştirilmek istenmesini kabul etmiyoruz. Bu uygulamalar, Kobanê toplumunun gerçekliğini hiçbir şekilde yansıtmıyor” sözlerine dikkat çekti.

Kobanê halkının talebinin kendi ana diliyle yaşamak olduğunu kaydeden Gulîstan Etî, “Kobanê halkının talebi nettir. Bu kadar emek, mücadele, şehit ve bedelin ardından Kobanê’nin hem kendi iradesini hem de dilini koruması gerekiyor. Kürt bölgelerinin iradesinin korunması gerekirken, ilk fırsatta Kürtçenin inkar edildiğini ve yerine farklı dillerin dayatıldığını görüyoruz. Bu nedenle Kobanê halkı olarak diyoruz ki; ana dilimiz ve kimliğimiz korunmalıdır. Dil, din ve inanç çeşitliliği açısından Suriye büyük bir zenginliğe sahiptir” ifadelerinde bulundu.

‘Tüm halklar kendi dili ve inancıyla tanınmalı’

Hêvîn İsmayîl ise açıklamasında, Kürt halkının dili ve kimliği uğruna ağır bedeller ödediğine dikkat çekerek, “Varlığımızı, kimliğimizi ve dilimizi korumak için 14 binden fazla şehit verdik. Bu kadar bedelin ardından bugün bu tür uygulamaların hayata geçirilmesi ve bizim de bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Bölge halkı olarak devrimin başlangıcından bu yana Demokratik Ulus anlayışıyla hareket ediyor, Suriye’de yaşayan tüm halkların kendi dili, kültürü ve inancıyla tanınması gerektiğini savunuyoruz. Ancak geçici yönetimin bunun tam tersine tek dil, tek millet ve tek inanç anlayışını dayattığını görüyoruz. Biz bunu hiçbir şekilde kabul etmeyeceğiz” dedi.

Kadınlardan Hêvîn İsmayîl, geçici yönetime çağrıda bulunarak, Suriye’deki dil, kültür ve inanç çeşitliliğine saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi. Hêvîn İsmayîl, “Dilimize ve varlığımıza yönelik dayatmalara karşı olduğumuzu açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz. Dilimizin inkar edilmesini kabul etmeyecek, bu saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız. Biz diğer dillere nasıl saygı duyuyorsak, geçici yönetimin de bizim dilimize saygı göstermesi ve Kürtçeyi tanıması gerekiyor. Mücadelemiz ve çalışmalarımız da bu doğrultuda sürecektir. Kimliğimizden ve dilimizden asla vazgeçmeyeceğiz” mesajını verdi.

‘Kürtçeyi yok saymayı amaçlayan bu uygulamaları kabul etmiyoruz’

Şehîd Bêrîtan Okulu 8’inci sınıf öğrencilerinden Robîn Mamo da, söz konusu uygulamalara tepki göstererek, duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Geçici yönetim iktidara gelir gelmez dilimizi, eğitimimizi ve kimliğimizi inkar etmeye başladı. Yıllardır ana dilimizde eğitim gören öğrenciler olarak, Kürtçeyi yok saymayı amaçlayan bu uygulamaları kabul etmiyoruz. Uzun yıllardır eğitim gördüğümüz ve adıyla özdeşleştiğimiz okulların isimlerinin değiştirilmesini doğru bulmuyoruz. Özellikle okulumun adının Şehîd Bêrîtan olması bizim için büyük bir anlam taşıyor. Bugün kendi dilimiz ve kültürümüzle yaşayabiliyor, kendimizi ifade edebiliyorsak bunu şehitlerin verdiği mücadeleye borçluyuz. Bu nedenle okulumuzun isminin değiştirilmesine nasıl izin verebiliriz?”

’Mücadelemizi sürdüreceğiz’

Dokuzuncu sınıf öğrencisi Rohat Elî ise, uygulamalara ilişkin değerlendirmesinde, “Bizden önceki kuşaklar ana dillerinde eğitim görme, eğitim alma ve kendi kültürleriyle yaşama fırsatı bulamadı. Ancak biz yeni nesil olarak şanslıyız; bu imkan elimizde ve birinci sınıftan itibaren eğitimimize ana dilimizde başladık. Hayalimiz, kendi dilimizde üniversite okumak; akademisyen, öğretmen ve doktor olmaktır. Hiçbir güç bizi bu hayallerimizden koparamaz. Biz hiçbir yasağı tanımıyoruz. Kürtçe bir yaşamı hayata geçirmek için ana dilimize yönelik baskı ve inkar politikalarına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” sözlerine vurgu yaptı.