KJK’den Zeynep Cansız için başsağlığı mesajı
KJK Koordinasyonu, Sakine Cansız’ın annesi Zeynep Cansız için başsağlığı mesajı yayımlayarak, Cansız’ın kadın özgürlük mücadelesinin “tanığı, yoldaşı ve destekçisi” olduğunu vurguladı.
Haber Merkezi- Kürt Kadın Özgürlük Hareketi’nin öncü isimlerinden Sakine Cansız’ın annesi Zeynep Cansız’ın yaşamını yitirmesi, kadın hareketi ve Kürt siyasal çevrelerinde derin üzüntü yarattı. Kadın örgütleri tarafından yapılan açıklamalarda, Zeynep Cansız’ın mücadelenin tanığı ve destekçisi olarak kadın özgürlük mücadelesinde önemli bir yere sahip olduğu vurgulandı.
KJK Koordinasyonu da Zeynep Cansız’ın yaşamını yitirmesine dair bir başsağlığı mesajı paylaştı. Mesajda şu ifadelere yer verildi:
“PKK kurucu kadrolarından, büyük zindan direnişçisi ve kadın özgürlük hareketimizin yılmaz öncüsü Şehit Sakine Cansız Yoldaşımızın annesi Zeynep Cansız’ın yaşamını yitirdiğini büyük üzüntü ile öğrenmiş durumdayız. Başta Cansız ailesi olmak üzere, tüm yurtsever halkımıza ve dostlara başsağlığı diliyoruz. Kürt halkının ve kadınların özgür kimlik ve özgür yaşam arayışı için girdiğimiz büyük kavganın bizzat tanığı, yoldaşı, sarsılmaz destekçisi ve sahiplenicisi olan analarımızın kutsal emeklerini mutlak başarı ile taçlandıracağımızı belirtmek istiyoruz. Büyük kavgalar büyük sevinçler için verilir. Büyük sevinçler için de çok büyük acılar yaşanır. Sakine Cansız Yoldaş büyük sevincin büyük kavgasını vermiş ve bu uğurda büyük acıları göğüslemiştir. Zeynep anamız işte bu yüce kavganın doğurucusu, tanığı ve yoldaşı olarak her zaman kadın mücadelemizin kutsal emektarı olarak yaşayacaktır.
Tarihsel toplumu yeniden kurmak vereceğimiz tek cevap olacaktır
Devrimimizin en çarpıcı çelişki, çatışma ve gelişme ilkesinin kadın özgürlüğü ve anaların emekleri, bedelleri temelinde gelişim göstermesi tesadüf değildir. Adeta analarımız ile beraber bir tarihsel uyanış yaşadık ve kadın devrimi gerçekliği yaratıldı. Çünkü anacıl toplumun doğuş ve gelişim coğrafyası olan Kürdistan’da işgal ve sömürü sistemleri ancak kadın özgürlüğü ve onurlu yaşamı yaratıldıkça aşılacaktı. Uçurumlarda atlayan, Kalelerde direnen, süngülenen ve asla teslim olmayan Kürt kadın tarihinin bize emrettiği kutsal hakikat budur. Özgür yaşam bize en temel geçerli doğrularından birini, özgürlük için önce özgür bir halk ve özgür bir ülke yaratma şartını en şiddetli biçimde hatırlatmıştır. Yok edilen analarımızın toplumunu, o toplumun ahlaki ve güzellik ilkelerini, özgür ve demokratik ilişkilerini, tarihsel toplumu yeniden kurmak analarımıza vereceğimiz tek cevap olacaktır. Onların acı çeken kalbi, asla eğilmeyen bir baş oldu. Acı dolu kalpleri ve eğilmeyen başları bize emanettir. Analarımızı bir özgür toplum emaneti olarak mücadelemizde koruyacağız ve yaşatacağız.”