Elya Olgo: Halkların birlikteliği en güçlü savunma hattı oldu
Suriye’de yaşanan katliamların, benzeri görülmemiş mezhepsel çatışmalara dönüştüğünü belirten Elya Olgo, “Rojava’da da Kürtler ile Araplar arasında çatışma çıkarılmak istendi, ancak halkların birlikteliği en güçlü savunma hattı oldu” dedi.
SORGUL ŞÊXO
Til Temir – Kuzey ve Doğu Suriye’de Rojava Devrimi’nin öne çıkan kazanımlarından biri, Baas rejimi döneminde birbirine karşı kışkırtılan toplulukların devrim süreciyle birlikte birlik sağlaması oldu.
Farklı kesimler, ırkçılık ve milliyetçiliğe karşı ortak bir duruş sergileyerek toplumsal dayanışmayı güçlendirdi. Devrim sürecinde Uzlaşma Komiteleri önemli bir rol üstlendi. Komiteler aracılığıyla toplumsal sorunların çözülmesi, toplum içinde karşılıklı saygının artmasına ve farklı gruplar arasındaki bağların güçlenmesine katkı sağladı. En önemlisi, sosyal sorunlar adil ve hakkaniyetli bir şekilde çözüme kavuşturuldu. Cizîr Kantonu’na bağlı Til Temir Kent Meclisi Uzlaşma Komitesi Eşbaşkanı Elya Oglo, toplumsal birlikteliğin önemine dikkat çekerek, özgürlük ve demokrasi değerlerinden bahsetti.
‘Til Temir’de Kürt, Arap ve Süryaniler birlikte yaşıyor’
Elya Oglo, toplumsal uzlaşının özellikle Suriye açısından toplumsal varlığın sürdürülmesinde temel bir unsur olduğunu belirtti. Kuzey ve Doğu Suriye’nin bu deneyimde kısmen de olsa başarılı olduğunu ifade eden Elya Oglo, Til Temir özelinde farklı halkların bir arada yaşamına dikkat çekti. Elya Oglo, “Til Temir’de Kürt, Arap ve Süryaniler birlikte yaşıyor. Kilise ve cami gibi dini sembollere karşılıklı saygı gösteriliyor ve ortak bir yaşam inşa ediliyor. Bu kolay bir durum değil, bu nedenle bu deneyime gereken önem verilmelidir. Özellikle savaş ve istikrarsızlık koşullarında yaşıyoruz. Toplumsal barış, savaş ortamında dahi olumlu rol oynayabilecek temel konulardan biridir” dedi.
Toplumsal uzlaşının ve barışçıl bir toplumun, savaşın ve parçalanmanın önüne geçebileceğini vurgulayan Elya Oglo, halkların zor dönemlerde dayanışma içinde olması gerektiğine dikkat çekti. Elya Oglo, “Savaş, katliam ve kıyımlar karşısında halklar birbirine sahip çıkmalı, dayanışma içinde olmalıdır. Bana göre eğer Suriye genelinde uzlaşma komiteleri toplumsal birlik için daha erken ve etkin çalışsaydı, savaşta verilen kayıplar daha az olabilirdi. Suriye’de yaşanan katliamlar, benzeri görülmemiş mezhepsel çatışmalara dönüştü. Rojava’da da Kürtler ile Araplar arasında çatışma çıkarılmak istendi, ancak halkların birlikteliği en güçlü savunma hattı oldu” ifadelerini kullandı.
‘Yönetimin temel amacı inşa etmektir, yıkım değil’
Kuzey ve Doğu Suriye’de mezhepçiliğin reddedildiğini ve toplumların birbirine insani değerler temelinde yaklaştığını kaydeden Elya Oglo, Suriye’nin tarihsel olarak farklı halkları bir arada tutan bir ülke olduğuna dikkat çekti. Elya Oglo, “Suriye, halklarının sevgiyi komşu ülkelere de yayan bir ülke olarak varlığını sürdürebilir. Geçmişte Irak ve Lübnan halklarını da kucaklayan bir yapıya sahipti. Ancak bugün gelinen noktada ülkenin bu şekilde yönetilmesi sorgulanmalıdır. Özerk Yönetim sistemi içinde yer alan Kürt, Arap ve Süryaniler, ülkeyi yıkmak için değil, yeniden inşa etmek için birlikte hareket ediyor. Biz bugün bir ülke kurmaya çalışıyoruz, yıkmaya değil. Şehitler de kanlarını bir ülke inşa edilsin diye verdi, yıkım için değil. Bu nedenle yönetimin temel amacı inşa etmektir, yıkım değil” sözlerine dikkat çekti.
Elya Oglo, Suriye için en temel ihtiyacın “bilinç ve kültür” olduğunu belirtti. Dijital medyanın toplumun parçalanmasında olumsuz bir rol oynadığını ifade eden Elya Oglo, insanların bu mecralara inanarak ayrıştırıcı hedeflere hizmet edebildiğini söyledi. Elya Oglo, “Suriye’nin ihtiyacı iktidar koltukları değil, ülkeye hizmet edecek aydınlardır. Kürt, Arap, Süryani, Alevi ve Dürzilerin el ele vererek ülkeyi birlikte inşa etmesi gerekiyor. Biz de koltuklardan uzak durarak bu birlikteliği sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
‘Ayağa kalk, mücadele et, bugün senin zamanın’
Sözlerinin sonunda Suriyeli kadınlara seslenen Elya Oglo, şöyle konuştu:
“Bir köşeye çekilip oturma ve ‘yarın için korkum var’ deme. Ayağa kalk, mücadele et, bugün senin zamanın. Alanların senin varlığına, sesine ve rolüne ihtiyacı var, kendi rolünü yarat ve oyna. Kadınlar güçlüdür ve Suriye’deki erkekleri değiştirebilir. Bu nedenle Suriyeli kadınlar birliğini sağlamalıdır ki hep birlikte çok renkli ve demokratik bir Suriye inşa edebilelim.”