İran hapishanelerinde insanlık krizi yaşanıyor

Evin ve Sheiban hapishanelerinde artan güvenlik önlemleri, yetersiz temel ihtiyaçlar ve sağlık sorunları, tutukluların yaşamını kritik bir noktaya taşıdı; aileler ve insan hakları örgütleri acil önlem çağrısı yapıyor.

Haber Merkezi- İran’daki Evin ve Sheiban hapishanelerinden gelen haberler, savaş koşullarının ve artan güvenlik önlemlerinin tutuklular üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Temel ihtiyaç eksikliklerinden hukuki belirsizliklere, sağlık sorunlarından ciddi kısıtlamalara kadar birçok etken, tutukluların yaşamını giderek daha zor hale getiriyor.

Ahvaz’daki Sheiban Hapishanesi, son haftalarda çok katmanlı bir krizle karşı karşıya bulunuyor. Aşırı kalabalık, su sıkıntısı, hastalıkların yayılması ve sağlık altyapısının yetersizliği başlıca sorunlar arasında sayılıyor. Yeni tutuklular için karantina bölümleri ayrılmış olsa da bazı binalarda sınırlı kapasiteye sahip odalar onlarca tutuklu için kullanılıyor; hatta ortak alanlar da yataklı hale getirilmiş durumda. Bazı bölümlerdeki tutuklu sayısı yüzleri bulurken, yalnızca az sayıda kişinin kesin hüküm almış olduğu ifade ediliyor.

Hastalıklar arttı

Hapishanedeki su kıtlığı ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor; günün uzun saatlerinde temel ihtiyaçlar için suya erişim kesiliyor. Sınırlı sayıda tuvalet ve yetersiz su kalitesi, hijyen koşullarını ciddi şekilde kötüleştiriyor. Tutuklular arasında hastalık vakaları artarken, sağlık hizmetleri ve ilaç erişimi de yetersiz. Çevredeki böcekler, cilt hastalıkları, yetersiz ısıtma ve sınırlı banyo imkanları, yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor.

Kısıtlamalar yoğunlaşıyor

Benzer şekilde, Tahran’daki Evin Hapishanesi’nde de savaş koşullarının tutuklular üzerindeki baskıyı artırdığı ve kısıtlamaları yoğunlaştırdığı belirtiliyor. Birçok tutuklunun dava süreçlerinde ciddi aksaklıklar yaşanıyor ve bazıları aylarca belirsizlik içinde tutuluyor. İzin veya tahliye talepleri genellikle yanıtsız kalıyor.

Tutukluların sağlığı risk altında

Gıda ve hijyen malzemelerindeki eksiklikler, tutukluların en temel ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştırıyor. Diş fırçası, diş macunu, şampuan gibi temel ürünler yeterli miktarda temin edilemiyor. Sağlık alanında ise hem kronik hem de genel hastalıklar için ilaç sıkıntısı mevcut. Ailelerin ilaç temininde yaşadığı sınırlamalar ve diş hekimliği gibi uzman hizmetlerinin yokluğu, tutukluların sağlığını ciddi risk altına sokuyor.

Güvenlik önlemleri, savaş koşullarının artmasıyla birlikte Evin Hapishanesi daha da sıkılaştırılmış; tutuklular ayrı salonlarda tutuluyor. Yetkililerin tam otomatik silahlarla devriye yaptığı belirtiliyor, bu da hapishane ortamını daha gergin ve militarize hale getiriyor.

Ailelerden çağrı

Evin ve Sheiban hapishanelerindeki durum, sağlık krizleri, temel ihtiyaç eksikliği, güvenlik baskısı ve hukuki belirsizliklerin birleştiği kritik bir tablo çiziyor. Tutuklu yakınları, durumun şeffaf şekilde açıklanmasını, yaşam koşullarının iyileştirilmesini ve sağlık ile hukuki hizmetlere erişim sağlanmasını talep ediyor. İnsan hakları aktivistleri, bu durumun özellikle savaş koşullarında telafisi güç sonuçlar doğurabileceğini defalarca vurguladı.

Uzmanlar, acil önlem olarak tutuklulara izin verilmesi, siyasi ve inanç temelli tutukluların serbest bırakılması ve cezaevi nüfusunun azaltılmasının, hapishanelerdeki baskıyı hafifletebileceğini ve insani krizlerin büyümesini önleyebileceğini belirtiyor.