‘Kürtçenin anayasada tanınması kimliğimizin güvencesidir’

Kobanê Okulları Komitesi yönetiminden Azize İsmail, Kürtlerin eğitim ve dil haklarının Suriye anayasasında güvence altına alınmasını istediklerini belirterek, Kürtçenin Arapçayla birlikte ikinci resmi dil olarak tanınmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

NURŞAN ABDİ

Kobanê- Kobanê Okulları Komitesi yönetiminden Azize İsmail, Suriye’de devam eden entegrasyon süreciyle birlikte Kürt halkının en temel taleplerinden birinin anadilinde eğitim hakkının anayasal güvence altına alınması olduğunu söyledi. Kürtlerin Suriye’de Araplardan sonra en büyük toplumsal bileşen olduğuna dikkat çeken Azize İsmail, Kürtçenin resmi statü kazanmasının hem eğitim alanındaki kazanımların korunması hem de Kürt kimliğinin kuşaklar boyunca güvence altına alınması açısından hayati önem taşıdığını belirtti.

Yıllarca süren Kürtçe yasağı ve baskılar

Azize İsmail, Suriye’de önceki rejim döneminde Kürtlere yönelik baskıların, anadilde eğitimin yasaklanmasından önce Kürtçenin konuşulmasının engellenmesiyle başladığını söyledi. Azize İsmail, Kürt öğrencilerin sınıf içinde kendi dillerini kullanmalarının kesin biçimde yasaklandığını, dolayısıyla Kürtçenin resmi olarak öğretilmesinin söz konusu bile olmadığını belirtti.

Kürtçenin okullarda ve kurumlarda tamamen yasaklandığını ifade eden Azize İsmail, tüm Suriye bileşenlerine tek temel dil olarak Arapçanın dayatıldığını, bunun Kürtlerin dilsel ve kültürel kimliğini yok etmeyi hedefleyen baskıcı bir politikanın parçası olduğunu dile getirdi.

Kürt öğrencilerin eğitim süreçlerinde büyük zorluklarla karşılaştığını belirten Azize İsmail, öğrencilerin evde anadillerini konuştuğunu, ancak okulda farklı bir dil ve kimliklerinden uzak bir ortamla karşılaştıklarını söyledi. Bu çelişkinin özellikle ilkokul dönemini birçok öğrenci için zor ve başarısız bir sürece dönüştürdüğünü, çünkü eğitimin temel odağının dayatılan Arapçayı öğrenmek olduğunu ifade etti.

Kürt halkının anadilini öğrenme ve konuşma konusunda uzun yıllar büyük zorluklar yaşadığını vurgulayan Azize İsmail, Kürtçenin kimliğine bağlı kişiler tarafından gizlice öğretildiğini, bu kişilerin ise bu nedenle tutuklanarak rejim hapishanelerinde fiziksel işkenceye maruz kaldığını aktardı.

‘Rojava Devrimi Kürtçe eğitim görülmesini sağladı’

Azize İsmail, Rojava Devrimi’nin eğitim ve Kürt dili alanında önemli kazanımlar sağladığını belirterek, devrimin bileşenlerin haklarını talep etme temeli üzerine kurulduğunu söyledi. Kürt halkının en önemli taleplerinden birinin anadilinde konuşma ve eğitim hakkı olduğunu vurgulayan Azize İsmail, 19 Temmuz Devrimi’nin en önemli kazanımlarından birinin yeni nesillerin Kürtçe eğitim görmesinin sağlanması olduğunu ifade etti.

 

Azize İsmail, devrim yıllarında Kürtçenin önemli bir gelişim gösterdiğini belirterek, 2015 yılından itibaren Rojava’daki tüm okullarda, Kobanê dahil, ilkokuldan lise seviyesine kadar resmi Kürtçe eğitimin başladığını söyledi. Zamanla anadilinde eğitim alan bir neslin yetiştiğini, Kürtçe eğitim veren enstitü ve üniversitelerin kurulduğunu, kendisinin de mezun olduğu Kürt Dili ve Edebiyatı bölümünde öğretmenlik yaptığını belirtti.

Azize İsmail, “Devrimin başlangıcından bugüne kadar devrimimiz ve kazanımlarımız birçok tehdit, saldırı ve ihlalle karşı karşıya kaldı. Ancak tüm bunlara rağmen dilimizi, kimliğimizi ve varlığımızı koruduk. Devrimimizin kazanımlarını korumaya devam edeceğiz ve Kürtçe anadilimizde eğitimden vazgeçmeyeceğiz. Bu bizim için temel bir haktır ve öğrencilerimizin kendi dillerinde eğitim görme ve konuşma hakkı vardır” dedi.

‘Haklarımız hukuki ve anayasal güvenceye kavuşturulmalı’

Entegrasyon süreci ile Suriye’de eğitim alanının ve Kürtçenin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Azize İsmail, “Bu aşamada ve bölgede yaşanan gelişmeler çerçevesinde entegrasyon sürecinde, bölgelerimizde Kürtçenin korunması için eğitim alanına dair birçok diyalog ve tartışma yürütülüyor” şeklinde konuştu.

Azize İsmail, anayasa içindeki hukuki ve hak temelli çerçeveye ilişkin Kürt halkının taleplerini ise şu sözlerle dile getirdi: “Suriye’deki Kürt bileşeni, Arap bileşeninden sonra ikinci en büyük bileşendir. Bu nedenle Kürtçenin Arapçayla birlikte ikinci resmi dil olması gerekir. Kürt halkının Suriye’deki haklarının ve özgünlüğünün korunması için bunun Suriye anayasasında güvence altına alınması ve anayasal olarak tanınması şarttır.”

Azize İsmail, konuşmasının sonunda Kürtlerin dil haklarının Suriye anayasasında güvence altına alınmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, anayasanın kimliğin kuşaklar boyunca korunmasının tek güvencesi olduğunu belirtti. Azize İsmail, “Kürtçenin anayasa içinde resmi olarak tanınması, Kürt kültürü ve kimliğinin yok sayılması yönündeki kaygıları ortadan kaldıracaktır. Talebimiz, bu hakların Suriye’de Kürt bileşeninin yerini garanti altına alacak şekilde hukuki ve anayasal güvenceye kavuşturulmasıdır” dedi.