‘Demokratik bir Suriye’nin temeli demokratik komünlerin inşasına dayanır’

Komünlerin önemine dikkat çeken Til Temirli kadınlar, “Bu konu müzakere masalarında göz ardı edilmemeli. Aksine tartışılmalı ve komünler varlığını sürdürmelidir.  Çünkü demokratik bir Suriye’nin temeli, demokratik komünlerin inşasına dayanır” dedi.

SORGUL ŞÊXO

Til Temir – Kuzey ve Doğu Suriye’de komünler, bölgedeki siyasi ve toplumsal deneyimin temel taşları olarak görülüyor. Suriye devriminin ardından ortaya çıkan Özerk Yönetim modelinin en önemli unsurlarından biri olan komünler, yerel düzeyde örgütlenmenin merkezinde yer alıyor. Komünler yalnızca yerel meclisler olarak değil, aynı zamanda tabandan demokrasiye dayanan özgün bir deneyim olarak öne çıkıyor. Zorlu koşullar altında toplumun yeniden örgütlenmesinde önemli bir araç olarak değerlendirilen bu yapılar, sosyal dayanışmanın da temelini oluşturuyor. Cizîr Kantonu’na bağlı Til Temir kentinde, Şehîd Ebdilîlah Semîra El-Hesen Komünü üyesi ve Kent Meclisi Eşbaşkan Yardımcısı Madlên El-Ibêd, komünlerin çalışmaları ve Suriye’nin geleceğindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘Kürtler her zaman sistemin dışında bırakılıyordu’

Semîra El-Hesen, Baas rejimi döneminde köy ve mahallelerin yönetildiği döneme tanıklık ettiğini belirterek, “O dönemde yaşımız küçük olsa da yaşananlar dikkatimi çekiyordu. Mahalle muhtarlıkları vardı, ancak bunlar devlet tarafından görevlendiriliyordu. Tecrübe ve bilgi eksikliği olsa bile devlet, bu kişileri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istiyordu. Bu yapılar, devlete hizmet ederken toplum için olumlu bir rol oynamıyordu. Görevlendirilenler genellikle Araplardan seçiliyordu. Bu da devletin bir politikasıydı, Kürtler her zaman sistemin dışında bırakılıyordu” dedi.

‘Topluluklar birbirine karşı kışkırtılıyordu’

Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınlar öncülüğünde başlayan Rojava Devrimi öncesinde toplumda kadınlar ve gençlerin karar alma süreçlerinde yer almadığına dikkat çeken Semîra El-Hesen, “Mahallelerde kararlar bireysel olarak alınıyordu ve kadınlar ile gençlerin görüşleri dikkate alınmıyordu. Bu süreçte izlenen politikalar, toplumun iradesini ve bilinç düzeyini zayıflatıyordu. Kürtler o dönemde kimliksiz bırakılıyor, hakları ihlal ediliyordu. Toplumsal birlik oluşturmak yerine, topluluklar birbirine karşı kışkırtılıyor ve ayrımcılık derinleştiriliyordu” diye belirtti.

‘Komünler toplumu bir araya getirir’

Semîra El-Hesen, Özerk Yönetim ve komün sisteminin kurulmasıyla birlikte önemli bir değişim yaşandığını belirterek, “Komünler, eski sistemin aksine toplumu bir araya getirir. Mahalleye ilişkin kararlar, tüm üyelerin görüşleri alınarak ortak şekilde verilir. Ayrıca unutmamak gerekir ki, komünlerde en başından itibaren kadınlar karar ve irade sahibi oldu. En önemli gelişmelerden biri de kadın haklarının sahiplenilmesiydi. Komünler, küçük bir çocuğun bile fikrinin zamanla gelişerek söz sahibi olmasına imkan tanır” ifadelerine yer verdi.

Komün sisteminin korunması

Son olarak komün sisteminin korunması gerektiğini vurgulayan Semîra El-Hesen, “Komünlerde yaşayan ve kendini bu yapılar içinde örgütleyen herkes gibi biz de komün sisteminin daha da güçlendirilmesini ve ortadan kaldırılmamasını istiyoruz. Bu konu müzakere masalarında göz ardı edilmemeli. Aksine tartışılmalı ve komünler varlığını sürdürmelidir. Çünkü demokratik bir Suriye’nin temeli, demokratik komünlerin inşasına dayanır” sözlerine dikkat çekti.

‘Komünlerin inşasıyla birlikte merkeziyetçilik de azaldı’

Madlên El-Ibêd ise komün sisteminin 14 yıldır tüm zorluklara rağmen sürdürüldüğünü belirterek, bu yapının yönetimin en küçük ama en temel birimi olduğunu vurguladı. Medlên El-Ibêd, “Komünlerin toplum içindeki varlığı son derece olumludur. Hizmet alanında toplumun yükünü hafifletti, toplumsallaşmayı güçlendirdi, insanların kendi kendini örgütlemesini sağladı ve komitelerin kurulmasına öncülük etti. Komünlerin inşasıyla birlikte merkeziyetçilik de azaldı” dedi.

Suriye’de geçici yönetimin komün sistemine karşı çıkmak yerine bu yapıya olumlu yaklaşabileceğinin altını çizen Madlên El-Ibêd, bundan tüm ülkenin fayda sağlayabileceğini kaydetti. Medlên El-Ibêd, “Toplum komünler olmadan ayakta kalamaz. Zorluklarla başa çıkmada komünler temel bir rol oynar, bu nedenle her sistemin temelini oluşturur. Bu konunun gelecekte müzakere masalarında ele alınması ve bu deneyimin tüm Suriye’ye yayılması gerekiyor” diye kaydetti.

Demokrasi kültürünün gelişmesi için komünler

Madlên El-Ibêd, komünlerin eşbaşkanlık sisteminde kadınların da aktif roller üstlenebildiğini vurguladı ve sözlerini şöyle tamamladı: “Suriye’deki kadınların, toplumun bir parçası olarak komünler aracılığıyla iradelerini ortaya koymaları ve toplumsal karar süreçlerine etkili üyeler olarak katılmaları gerekiyor. Komünler hükümetin yerine geçmez ve devlete zarar vermez, aksine demokrasi kültürünü güçlendirir, toplumsal bağlılığı artırır ve sosyal dayanışmayı pekiştirir.”