İsrail güçleri 23 aylık bebeğe işkence etti: Artık herkesten korkuyor

İsrail güçleri, 19 Mart’ta 23 aylık Jawad ve babasını gözaltına aldı. Bebeğini 12 saat sonra işkence izleriyle geri alan anne Waad al-Shafi, çocuğunun artık herkesten korktuğunu ve ciddi psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.

RAFIF ESLEEM

Gazze - İsrail güçleri, 19 Mart’ta Usame Abu Nassar ve 23 aylık oğlu Jawad’ı gözaltına aldı. Bebek Jawad, on iki saat sonra yanıklar ve delici yaralar dahil işkence izleriyle ailesine teslim edildi. Olay, hem fiziksel hem de psikolojik olarak ciddi travmalara yol açtı. Annesi Waad al-Shafi, bebeğinin daha önce sosyal ve neşeli bir çocuk olduğunu, ancak yaşananlar sonrasında herkesten korkar hale geldiğini ve ciddi psikolojik destek gerektiğini anlattı.

Yaşananları anlatan bebeğin annesi Waad al-Shafi, “Eşim 19 Mart’ta bebeğimiz Jawad’ı alarak kısa bir yürüyüşe çıkacağını ve hemen döneceğini söyledi. Ancak planlanan pazar merkezi yerine yanlış yola saparak evimizden yaklaşık 300 kilometre uzaklıktaki ‘Sarı Hat’ bölgesine yöneldi. Eşim savaş ve zor koşullar nedeniyle psikolojik sorunlar yaşıyordu. ‘Sarı Hat’a doğru giderken tam olarak bilinci yerinde değildi. Bunu, bebeği omuzlarında taşıyarak bir arkadaşını arıyormuş gibi askere yaklaşmasından anlayabiliriz. Ben bu sahneye şahit olmadım, ancak eşim ve bebeğim uzun süre kayıp olduğundan, bölge sakinlerinden öğrendim. Ardından onları aramaya yöneldim” dedi.

Bebeğe işkence

Bölge sakinlerinden edindiği bilgileri aktarmaya devam eden Waad al-Shafi, yaşananları şu sözlerle anlattı:

“Eşim ‘Sarı Hat’ denen bölgeye yaklaştığında etrafından silah sesleri yükselmiş. Sonra bir insansız hava aracı yaklaşarak hoparlörden bebeği yere bırakmasını ve ellerini kaldırmasını istemişler. Eşim söylenenleri yerine getirmiş. Ardından iki asker eşimi ordu kışlasına götürürken, başka bir asker de bebeği aynı yere götürmüş. İsrail güçlerinin bir bebeğe bu kadar korkunç bir şekilde işkence edebileceğini aklıma hiç getirmedim.

Bebeğim alüminyum folyoya sarılı haldeydi

Yaklaşık olarak 12 saat sonra Kızılhaç bizi arayarak bebeği Gazze Şeridi'nin güneyindeki El-Maghazi pazarından almamızı istedi. Oraya gittik ve bebeğim alüminyum folyoya sarılı haldeydi. Onun öldüğünü düşündüm ve alüminyum folyolu kaldırmayı bile düşünmedim ve ağlamaya başladım. Ancak uluslararası örgütün bir çalışanı, bebeğin iyi olduğunu ve sadece yorgun olduğunu, bunun birkaç gün içinde geçeceğini açıklayarak alüminyum folyoyu kaldırmamı istedi. Böylece cesaretimi toplayıp folyoyu kaldırdım.

Bebeğim Jawad’ın pantolonu kanlar içindeydi

Eve döndüğümde bebeğimi kontrol etmeye başladım ve gördüğüm manzara karşısında şok geçirdim. Bebeğim Jawad’ın pantolonu kanlar içindeydi. Saatlerce işkence çektiği nefes alış verişinden belliydi. Minik ayaklarındaki derin yaraları görünce hemen en yakın hastaneye koştum. Yapılan muayene sonucunda işkence gördüğü doğrulandı. Eşim ve bebeğimin vücudundaki yaralar şarapnel veya kurşun yaraları değildi. Bebeğimin vücudunda sigara yanıkları vardı. Ayrıca vücudunun birçok yerinde sayısız morluklar oluşmuştu. Maruz kaldığı fiziksel işkencenin kanıtları bulunuyordu. Bunlar arasında giriş ve çıkışı olan metal bir aletin sokulması da bulunuyordu.”

Jawad’ın tek çocuğu olduğunu belirten anne Waad al-Shafi, “Jawad’ı uzun tedaviler sonrası dünyaya getirebildim. Onu bir daha göremeyeceğimi düşündüm ve çok korktum. Durumumu daha da kötüleştiren şey, eşim ve bebeğimin Ramazan Bayramı tatili sırasında kaybolmasıydı. Tatil nedeniyle yetkililere ulaşamadım ve bayram bitene kadar beklemem söylendi. Jawad’ın evde duran bayram kıyafetlerine bakarak çaresizce bekliyordum” ifadelerinde bulundu.

‘Kabuslarla uyanıyor, saatlerce uyuyamıyor’

Şu anda Jawad’ın ciddi psikolojik sıkıntılar yaşadığını ifade eden Waad al-Shafi, “Kabuslarla uyanıyor, saatlerce uyuyamıyor ve sürekli yanımda olmak istiyor. Kızılhaç bebeğimi bana teslim ettiğinde uyuyordu; uyandığında beni kucağında gördü. O zamandan beri kucağımdan ayrılmayı reddediyor ve benim dışımda başka bir kişiyle dışarı çıkmayı kabul etmiyor. Jawad’ı asla yanımdan ayırmıyorum” sözleriyle yaşadığı zorluğu anlattı.

Waad al-Shafi, Jawad’ın trajik olaydan önce sosyal ve oyun oynamayı seven bir çocuk olduğuna dikkat çekerek, “Kırık dökük Arapçasıyla yetişkinlerin sohbetlerine neşe katıyor, etrafındakilerle kolayca iletişim kurabiliyordu. Ancak bugün, Jawad kendisine yaklaşan herkesten korkuyor ve onları bir tehdit olarak görüyor” diye belirtti. Yaşananların çocuğun gelecekteki yaşamını etkileyeceğinden endişe eden anne, Jawad’ın psikolojik rehabilitasyona ihtiyaç duyduğunu da sözlerine ekledi.