Kadınlar tiyatroyla sınırları aşıyor
Rojava’da kadın tiyatrocular, sahne aracılığıyla Kürt kadınlarının direniş tarihini, toplumsal rolünü ve özgürlük mücadelesini görünür kıldıklarını belirtti.
RONÎDA HECÎ
Hesekê - Dünya Tiyatro Günü kapsamında Rojava’daki kadın tiyatrocular, tiyatronun kadınların toplumda kendilerine çizilen sınırları aşmalarında etkili bir alan sunduğunu ifade etti.
Sahneledikleri oyunlarla Kürt kadınlarının direniş tarihini canlandırdıklarını belirten sanatçılar, tiyatronun hem kültürel ifade hem de toplumsal dönüşüm için güçlü bir araç olduğuna dikkat çekti.
Dünya Tiyatro Günü ve tiyatrocu Yekta Herekol’un şehadetinin 22’nci yıldönümü vesilesiyle Rojava’da her yıl festival ve anmalar düzenleniyor. Yekta Herekol, halkının varlığını dünyaya tanıtmak ve haksızlığa karşı çıkmak için yaşamını feda eden devrimci tiyatroculardan biri olarak anılıyor.
Kadın tiyatrocular ajansımıza yaptıkları açıklamada tiyatronun önemine dikkat çekti.

‘Tiyatro yoluyla kadınlar toplumsal ve kültürel bilinci geliştiriyor’
Yazar Fatîma Ehmed, tiyatronun kadınların güçlenmesi için önemli bir araç olduğunu belirterek, kadınların bu platform sayesinde kendilerini ifade edebildiğini ve şiddet, miras ve ayrımcılık gibi sorunları kadın perspektifiyle ele alabildiğini söyledi. Bu şekilde yeni bir toplumsal ve kültürel bilincin gelişmesine katkı sunduklarını ifade eden Fatîma Ehmed şöyle dedi:
“Tiyatro aynı zamanda kadınlara yazarlık, oyunculuk ve yönetmenlik alanlarında yaratıcı imkânlar sunuyor. Bu da onların geleneksel rollerin dışına çıkmasını ve toplumun dönüşümünde temel rollerini görünür kılmasını sağlıyor. Bir kadın sahneye çıktığında, aynı anda toplumda onu sınırlandıran düşüncelerle doğrudan yüzleşmiş oluyor.”
‘Kürt kadınları onurlu yaşamın savunucularıdır’
Fatîma Ehmed, bu yıl anma etkinlikleri kapsamında beş tiyatro oyununun sahnelendiğini belirterek, Darsî Grubu’nun “Kula Kezî” adlı oyunla etkinliğe katıldığını söyledi. Oyunun, kadınların devrimdeki kazanımları ve yaşamın birçok alanındaki rolünü, özellikle de askeri alanda ve YPJ güçlerine verilen destek bağlamında ele aldığını ifade etti. Mesajlarının açık olduğunu belirtti. Fatîma Ehmed, “Kürt kadınlarının savaşı sevdiğini söyleyenler yanılıyor. Kürt kadınları onurlu yaşamın savunucularıdır. Bu nedenle kölelik ve otoriter yaşamdan kurtulmak için direniş ve mücadele yolunu seçtiler” dedi.
‘Kadın devriminin kazanımlarından biridir’
Fatîma Ehmed konuşmasının sonunda şunları söyledi: “Gelecekte kadınların hayallerini, karşılaştıkları zorlukları ve bu zorlukları aşarak elde ettikleri başarıları sahneye taşımayı hedefliyoruz. Kadınlar sahneye çıktığında güçlerini gösteriyor ve duygu ile düşüncelerini ifade ediyor. Bu, kadın devriminin kazanımlarından biridir. Daha önce kadınlar oyuncu olmak istese de sahneye çıkma imkânı bulamıyordu. Fırsatlar yoktu ancak devrimle birlikte kadınların çalışmalarının gelişmesinin önü açıldı.”

‘Amacım binlerce yıllık kadın direnişi tarihini canlandırmak’
Ronahî Tiyatrosu oyuncularından Evîn Seydo da sahneledikleri oyuna ilişkin bilgi verdi. Evîn Seydo, “Oyunumuz büyük şair Cegerxwîn üzerineydi. Onun eserlerinin Kürt tarihinde büyük yankı uyandırdığını ve şiirleriyle halk üzerinde derin bir etki yarattığını biliyoruz. Tarihimizi altın harflerle yazdı, bu nedenle onu anmak istedik. Oyunumuz Kürt halkı ve onların kölelik ile baskıya karşı direnişi üzerine kuruludur. Bu oyunda yaşlı bir Kürt kadını rolünü üstlendim. Amacım binlerce yıllık kadın direnişi tarihini canlandırmaktı. Geçmişte isyan ve devrimlere katılan çok sayıda kadın şairimiz var ve bu büyük tarihi hatırlatmak istiyoruz” dedi.
Evîn Seydo, canlandırdığı role ilişkin ise şunları söyledi: “Rolüm gençleri ayağa kalkmaya teşvik eden yaşlı bir Kürt kadınıydı. ‘Şikâyet ve yakınmalarla ülkemizi kuramayız, ilerleyemeyiz’ diyordu. Evet, yaşlı bir kadını canlandırdım ama güçlü ve kararlı bir kadındı; genç bir kadının ruhunu ve yüreğini taşıyordu.”
‘Yüzümdeki semboller Kürt kadınlarını temsil ediyor’
Evîn Seydo, sahne sırasında yüzündeki çizimlerin anlamına değinerek şunları söyledi: “Yüzümdeki bu semboller geçmişten bugüne gelen eski Kürt sembolleridir. Alnımda özgürlük güneşi, çenemde ise Kürt harfleri yer alıyor. Bu semboller ve folklorik kıyafetlerle Kürt olduğumuzu ve Kürt kadınlarının çok sayıda kazanım ve üretime sahip olduğunu vurgulamak istiyoruz. Bunları kimse yok sayamaz.”
‘Kürt kadınları tarih boyunca öncü rol oynadı’
İşgal altındaki Efrîn kentinden genç bir kadın olduğunu belirten Evîn Seydo, gençlere çağrıda bulunarak “Yapamayız” dememeleri gerektiğini söyledi. Evîn Seydo, “Kürt kadınları geçmişte öncüydü ve böyle olmaya devam edecek. Ben de gerçekleri, kadınların yaşadığı acıları ve mücadelelerini tiyatro aracılığıyla göstermek için elimden geleni yapacağım” ifadelerini kullandı.