‘Mohra Reş / Dunkles Siegel’ 2026 Şiir Önerileri listesinde

Deutsche Akademie für Sprache und Dichtung öncülüğünde hazırlanan 2026 Şiir Önerileri listesine, Kürtçe ve Almancayı buluşturan “Mohra Reş / Dunkles Siegel” de girdi.

Haber Merkezi - “Deutsche Akademie für Sprache und Dichtung”, Lyrik Kabinett Stiftung ve Berlin’deki Haus für Poesie’nin öncülüğünde, Deutscher Bibliotheksverband iş birliğiyle hazırlanan Lyrik-Empfehlungen 2026 listesi açıklandı. Güncel şiiri görünür kılmayı ve yeni yayımlanan eserleri geniş bir okur kitlesiyle buluşturmayı amaçlayan seçkide, Kürt şair Yıldız Çakar’ın “Mohra Reş / Dunkles Siegel” kitabı da yer aldı.

2013’ten bu yana her yıl Mart ayında, Leipziger Buchmesse öncesinde açıklanan listede 10 uzman isim, birer Almanca şiir kitabı ve bir çeviri şiir kitabı seçerek çağdaş şiirin çok sesli haritasını çıkarıyor. Liste, “en iyi” eserleri sıralayan bir kanon oluşturmak yerine, dikkat çekici ve okunmaya değer kitaplara işaret eden güvenilir bir rehber niteliği taşıyor. Dünya Şiir Günü çevresinde kütüphaneler ve edebiyat etkinlikleri aracılığıyla geniş bir dolaşıma girerek şiirin kamusal görünürlüğünü artırıyor.

İki dil arasında şiirsel bir geçit

Berlin’de Dağyeli Verlag etiketiyle 2025 sonbaharında yayımlanan “Mohra Reş / Dunkles Siegel”, Kürtçe ile Almancayı aynı sayfada buluşturarak iki dil arasında şiirsel bir geçit kuruyor. Sürgün, kayıp, aşk ve kimlik temalarının öne çıktığı dizelerde “Berlin” imgesi, fiziksel bir mekânın ötesine geçerek hafızanın ve aidiyetsizliğin üçüncü alanına dönüşüyor.

İsabella Bêrîvan ve Mario Pschera’nın çevirisi, Alman şair Tobias Roth’un uyarlamasıyla birleşerek metnin çok katmanlı yapısını Almanca okur için de erişilebilir kılıyor. Seçici kurul, eseri yalnızca estetik gücüyle değil, taşıdığı kültürel hafıza ve çok dilli yapısıyla da öne çıkan modern şiir örneklerinden biri olarak değerlendirdi.

Yıldız Çakar’ın şiirlerinde kadınsı bir sesin direnci, mitolojik katmanlar ve tarihsel kırılmalar iç içe geçerken, bireysel ve kolektif hafıza birlikte işleniyor. Bu yönüyle kitap, seçki içinde dilsel ve kültürel geçişliliğiyle ayrı bir yerde konumlanıyor.

Almanca şiirde geniş bir yelpaze

2026 listesinde yer alan diğer eserler de çağdaş şiirin farklı damarlarını temsil ediyor. Natascha Gangl “Frische Appelle” ile dilin politik ve deneysel katmanlarını araştırırken, Esther Kinsky “Heim.Statt”ta mekân, aidiyet ve bellek ilişkisini ele alıyor. Sabine Scho’nun “endlich regen” adlı kitabı doğa ve beden temalarını yeniden kurarken, Julia Kissina’nın “NYX”i mitolojik çağrışımlarla çağdaş varoluşu buluşturuyor.

Juliette Favre “An die Deutschen” ile tarihsel katmanlara eleştirel yaklaşırken, Renate Schmidt’in “...auf Gehen und Gesteine” adlı eseri yolculuk ve coğrafya üzerinden varoluşsal bir iz sürüyor. Ulrike Draesner’in eseri dilsel yoğunluğuyla dikkat çekerken, Martin Ting “Klassische Sorge” ile klasik temaları çağdaş bir ironiyle yorumluyor.

Uluslararası şiirlerle canlı diyalog

Seçkinin “Uluslararası Şiirler – Çeviri” bölümünde dünya şiiriyle kurulan diyalog öne çıkıyor. Durs Grünbein’in çevirisiyle Aleksandar Vutimski’nin “Blutkreis-Lauf” kitabı Bulgar şiirini Almanca okura taşırken, María José Ferrada’nın “Du warst Licht oder etwas Ähnliches wie Licht” adlı eseri sade diliyle dikkat çekiyor.

Eva H.D.’nin “Wenn alle deıne freunde vom felsen sprıngen” adlı kitabı genç kuşak şiirin enerjisini yansıtırken, Wim Hofman’ın “Was wir hatten und was nicht” adlı eseri hafıza ve kayıp temalarını işliyor. Valerie Mejer ve Galina Rymbu’nun eserleri ise farklı coğrafyaların şiir tonlarını Almanca edebiyatla buluşturuyor.

Bu yönüyle Lyrik-Empfehlungen 2026, çağdaş şiirin çok dilli ve çok kültürlü yapısını yansıtan güçlü bir seçki sunarken, “Mohra Reş / Dunkles Siegel” dilsel geçişliliği ve kültürel hafızayı merkeze alan yapısıyla öne çıkan eserlerden biri olarak dikkat çekiyor.