Savaşla birlikte Rojhilat’ta çok yönlü kriz derinleşiyor
İran ile ABD-İsrail arasındaki savaşta Mahabad’da güvenlik, gıda, ilaç ve iletişim alanlarında ciddi sorunlar yaşanıyor; kent, insani ve ekonomik açıdan ağır bir krize sürükleniyor.
Mahabad- İran ile ABD-İsrail arasında başlayan savaşın etkileri, Rojhilat kentlerinde her geçen gün daha ağır hissediliyor. Savaş dördüncü haftasına girerken Mahabad’da güvenlikten ekonomiye, iletişimden temel ihtiyaçlara kadar birçok alanda ciddi sorunlar yaşanıyor. Artan askeri hareketlilik, gıda ve ilaç sıkıntısı ile iletişim kesintileri, bölgeyi çok boyutlu bir krizin içine sürüklüyor.
Rojhilat kentleri üzerinde ABD-İsrail savaş uçaklarının uçuş sesleri duyulmaya devam ediyor ve devlet kurumları tarafından halkın gözaltına alınması sürüyor. Bazı resmi kurumlar hedef alınırken, cezaevlerinin durumu, gıda ve ilaç temini, internet kesintileri ve halkın mal varlığına verilen zararlar dikkat çekiyor.
Askeri bölgeler hedef alındı
Savaşın başlamasından bu yana bölgede çeşitli askeri bölgeler hedef alındı. Devrim Muhafızları’na ait bir binanın bir kısmı, ordu binasının bir bölümü, 11 ve 13 numaralı karakollar, belediye meydanındaki Besic üssü ve istihbarat binası tamamen tahrip edildi. Ayrıca, karakolun yakınındaki eski Kızılay binası da zarar gördü. Çevre köylerde ise Kosekriz kışlası ve bazı diğer noktalar saldırıya uğradı. Bu saldırılarda hayatını kaybeden ve yaralananların çoğu asker olsa da, yaşamını yitirenler arasında yaşlı bir erkek ve yaralananlar arasında birkaç çocuk da bulunuyor.
Cezaevlerindeki durum ağırlaşıyor
Şehirdeki bazı tutuklular, özellikle mali suçlardan hükümlü olanlar, en az 2 milyar kefaletle serbest bırakıldı. Ancak çoğu tutuklu, özellikle siyasi tutsaklar, Miyanduab ve Urmiye şehirlerine sevk edildi. Kadın tutsakların durumunda ise daha az değişiklik yaşandı; çünkü kadın tutuklular daha önce tamamen Urmiye’ye nakledilmişti. Kaynaklara göre, cezaevlerindeki koşullar kötü ve aşırı kalabalık. Ayrıca bu iki şehirdeki askeri hedeflere yönelik saldırılar da devam ediyor.
Halk kalkan olarak kullanılıyor
Halk ve kamusal alanlar, hükümet tarafından adeta kalkan olarak kullanılıyor. Çok sayıda askeri güç; resmi kurumlar, okullar, camiler, kütüphaneler gibi alanlara yerleştirildi. Uzmanlar yerleşim alanlarına ve hassas noktalara konuşlandırılan askeri ekipmanların, olası saldırılarda ciddi ekolojik ve insani zararlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle bazı mahalle sakinleri evlerini terk etmek zorunda kaldı. Öte yandan Tahran ve diğer şehirlerden bazı kişiler Mahabad’a yerleşmiş durumda.
Devrim Muhafızları’na bağlı istihbarat birimi şehirde aktif olup bazı kişileri gözaltına aldı. Askeri güçlere ait sivil araçlar gece gündüz devriye gezerken, şehre giriş noktalarındaki kontrol ve aramalar sürüyor.
Gıda ve ilaç durumu
Asaluye bölgesinin hedef alınmasının ardından, Mahabad’ın bazı köylerinde doğalgaz basıncında düşüş yaşandı. Gıda ürünleri kontrollü şekilde dağıtılıyor; ancak tavuk, pirinç gibi ürünlerin arzı her geçen gün azalıyor ve fiyatlar hızla artıyor. Örneğin şehirde taksi ücreti 30 bin tümenden 50 bin tümene yükseldi. Benzin dağıtımı da sınırlı; araç başına önce 10-20 litre verilirken, şimdi yalnızca 30 litre ile sınırlandırılmış ve serbest satış bulunmuyor.
Kronik hastalar ilaç temini için eyalet merkezine yönlendiriliyor. Savaş koşullarında eczanelere yalnızca belirli miktarda temel ilaçlar veriliyor ve çoğu eczane sadece basit ilaçlar satabiliyor.
Bankalar ve iletişim
Savaşın başlamasıyla birlikte eğitim kurumları ve birçok resmi daire kapandı, çarşı ise yarı kapalı hale geldi. İnternetin olmaması, birçok meslek için ciddi ekonomik kayıplara yol açtı. Tüccarlar ve yurtdışında ailesi olanlar için iletişim neredeyse imkansız hale geldi.
Özellikle savaşın ilk günlerinde bazı GSM operatörlerinde SMS gönderimi sorunlu oldu; telefon görüşmeleri de zaman zaman kesintiye uğruyor. Birkaç gün içinde Milli ve Sepah bankalarında aksaklıklar yaşandı, diğer bankalarda ise nakit dağıtımı minimum seviyeye düştü; bazı bankalar nakit ödeme yapmayı reddediyor.
Bu durumun devam etmesi, Mahabad ve Rojhilat’taki diğer şehirleri çok yönlü bir krizin eşiğine getirdi. Güvenlik, ekonomi ve insani boyutları olan bu kriz her geçen gün derinleşiyor ve acil müdahale gerektiriyor.