İran’da savaş gölgesinde geniş çaplı gözaltı dalgası
İnsan hakları örgütleri, İranlı yetkililerin savaş atmosferini kullanarak ülke içinde güvenlik kontrolünü artırdığı ve eleştirel seslere yönelik baskıyı genişlettiği uyarısında bulundu.
Haber Merkezi- İran’da son dönemde yaşanan gelişmeler, ülke içindeki siyasi ve güvenlik ortamını daha da gerginleştiriyor. İnsan hakları örgütleri, savaş atmosferinin yetkililer tarafından iç politikada kontrolü sıkılaştırmak ve muhalif sesleri susturmak için kullanılabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Son haftalarda ülke genelinde yürütülen geniş çaplı gözaltı operasyonları, başta Tahran olmak üzere birçok şehirde yüzlerce kişinin tutuklanmasına yol açarken, sivillerin haklarının ciddi şekilde ihlal edildiğine dair endişeler artıyor.
Onlarca kişi gözaltına alındı
İran İnsan Hakları Örgütü’nün (HRANA) verilerine göre, gözaltına alınan kişilere yöneltilen suçlamalar arasında casusluk, dijital sosyal ağlar üzerinden içerik paylaşmak, yabancı medya kuruluşlarına bilgi sağlamak ve kamu düzenini bozmak gibi suçlamalar bulunuyor. Örgüt Tahran’ın bu kampanyadan en çok etkilenen şehir olduğunu ve burada en az 195 kişinin gözaltına alındığını kaydetti.
Ayrıca Devrim Muhafızları İstihbarat Birimi, saldırıya uğrayan bazı bölgeleri görüntüleyip fotoğrafları ülke dışındaki medya kuruluşlarına gönderdikleri gerekçesiyle 10 kişinin tutuklandığını açıkladı. Resmi medya, gözaltına alınan kişilere ait görüntüler yayımladı; ancak insan hakları örgütleri bu görüntüleri “baskı altında alınmış itiraflar” olarak nitelendirdi.
Baskılar meşrulaştırılıyor
Hak savunucusu Bahar Kandahari, İranlı yetkililerin “savaş atmosferini güvenlik kontrolünü daha da sıkılaştırmak için kullandığını” söylerken geniş çaplı baskı uygulamalarının siyasi olarak meşrulaştırıldığını dile getirdi.
Yayımlanan son verilere göre ABD-İsrail saldırılarında İran’da en az bin 332 kişi hayatını kaybetti. İnsan hakları örgütleri ayrıca 2025 yılının ilk dokuz ayında İran’da 1000’den fazla idam cezasının infaz edildiğini bildirdi. Bu rakamın son 30 yılın en yüksek seviyesi olduğu belirtilirken, Uluslararası Af Örgütü bu artışı “dehşet verici bir seviye” olarak nitelendirdi.