Taiz'in bereketli vadisi istilacı otun kuşatmasında
Taiz’deki Vadi ed-Dabab'da hızla yayılan istilacı Parthenium otu, tarım arazileri ve meraları kullanılamaz hale getirdi. Kuraklıkla mücadele eden çiftçiler, yetkililerin müdahale etmemesi nedeniyle geçim kaynaklarını birer birer kaybediyor.
RANİA ABDULLAH
Yemen- Tek bir bitki binlerce tohum üretiyor, ancak yüzlerce çiftçinin geçimini yok ediyor. Taiz'in Vadi ed-Dabab bölgesinde verimli tarım arazileri istilacı bir bitkinin yayılmasıyla hızla kullanılmaz hale gelirken, bölge halkı her geçen gün büyüyen bu tehdide karşı çaresiz kalıyor.
Safiye Ahmed ve ailesi, uzun yıllar boyunca günlük ihtiyaçlarını karşılamak için tamamen tarımla geçimini sağladı. Arazilerinde yetiştirdikleri sebze ve meyveleri satarak düzenli gelir elde eden aile, son iki yılda hızla yayılan istilacı ot nedeniyle büyük kayıplar yaşadı. Verimli toprakların geniş bölümü neredeyse çoraklaşırken, ürün miktarı da ciddi biçimde azaldı.
‘Hiçbir şey ekemiyoruz’
Vadi ed-Dabab'ın batısındaki Sayahi köyünde yaşayan çiftçi Safiye Ahmed, “Eskiden biber, bamya, kişniş ve birçok sebze yetiştiriyorduk. Toprağımız hem bizi geçindiriyor hem de gelir sağlıyordu. Bugün ise artık hiçbir şey ekemiyoruz” dedi.
Bölgedeki çiftçiler, istilacı bitkinin adını bilmediklerini ancak her geçen gün daha yıkıcı etkilerini gördüklerini söylüyor. Safiye Ahmed, “Bu bitki iki yıl önce vadide ortaya çıktı. Nereden geldiğini bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey tarımı mahvettiği, hayvancılığı olumsuz etkilediği ve bizi geçim kaynağımızdan ettiği” ifadelerini kullandı.
Vadi ed-Dabab, uzun yıllar boyunca Taiz vilayetinin en önemli tarım merkezlerinden biri olarak biliniyordu. Ürettiği kaliteli sebze ve meyveler nedeniyle “Taiz'in bahçesi” olarak anılan vadi, yalnızca kenti değil çevre illeri de besliyordu. Ancak çiftçilere göre kuraklık ve istilacı bitkinin yayılması nedeniyle bölge son yıllarda bu özelliğini büyük ölçüde kaybetti.
Kuraklık krizi derinleştiriyor
İstilacı bitkinin etkisi yalnızca tarım ürünleriyle sınırlı kalmadı; hayvancılık da büyük zarar gördü. Çiftçi Rahme Ali, otlakların yok olması nedeniyle sahip olduğu sığır ve koyunları satmak zorunda kaldığını belirterek, “Geçimimizi yıllarca bu vadiden sağladık. Sığırlarımız ve koyunlarımız vardı. Önce kuraklık bizi vurdu, ardından bu bitki geriye kalan her şeyi yok etti” dedi.
Hayvanların bu bitkiye yaklaşmadığını söyleyen Rahme Ali, “Sığırlar, koyunlar hatta develer bile bu otu yemiyor. Bu yüzden hızla yayılıyor ve diğer bitkileri tamamen ortadan kaldırıyor. Sonunda hayvanlarımızı satmaktan başka çaremiz kalmadı” ifadelerini kullandı.
Hızla yayılan istilacı bitki
Bilimsel adı Parthenium hysterophorus olan bu bitki, dünyanın en tehlikeli istilacı türlerinden biri olarak kabul ediliyor. Asya-Pasifik Orman İstilacı Zararlılar Ağı'nın verilerine göre, bitki farklı iklim koşullarına kolayca uyum sağlayabiliyor. Tek bir bitki 10 bin ila 25 bin arasında tohum üretebiliyor. Bu tohumlar sel suları, araçlar ve hayvanlar aracılığıyla kolaylıkla yayılırken, toprakta yıllarca canlı kalabiliyor.
Çiftçiler, bitkiyi ortadan kaldırmak için defalarca girişimde bulunmalarına rağmen başarılı olamadıklarını söylüyor. Rahme Ali, “Her söktüğümüz fidenin çevresinde onlarca yeni filiz çıkıyor. Artık bütün vadi bu bitkiyle kaplandı ve hiçbir ürün yetişemez hale geldi” dedi. Bitkinin zararları yalnızca tarımla sınırlı değil. Rahme Ali, bitkiye dokunmanın bile şiddetli kaşıntı ve ciltte şişmeye yol açtığını belirtti.
Bölge çiftçileri, sorunun çözümü için herhangi bir resmi destek görmediklerini de dile getiriyor. Rahme Ali, “Tarım Müdürlüğü'nden kimse gelip inceleme yapmadı, bize herhangi bir çözüm ya da yönlendirme sunulmadı. Yakmayı ve farklı yöntemlerle yok etmeyi denedik ama başarılı olamadık” diye konuştu.
Rahme Ali sözlerini şöyle tamamladı: “Topraklarımızın gözlerimizin önünde yok oluşunu çaresizce izliyoruz. Elimizdeki tüm yöntemleri denedik. Artık geriye yalnızca yetkili kurumların ve tarım kuruluşlarının harekete geçerek geriye kalan arazilerimizi ve geçim kaynağımızı kurtarmasını beklemek kaldı.”
Bölge halkı krizle tek başına mücadele ediyor
Bölge sakinlerinden aktivist Dalia Muhammed, son iki yıldır yaşanan kuraklığın tarımsal üretimi büyük ölçüde azalttığını, istilacı bitkinin yayılmasıyla birlikte çiftçilerin yaşadığı krizin daha da derinleştiğini söyledi.
Dalia Muhammed, “Kuraklık ve su krizi tarımı büyük ölçüde çökertti. Ardından bu bitki ortaya çıkarak durumu daha da kötüleştirdi. Her yere yayıldı, ancak bölge halkı hala bu bitkinin adını ve özelliklerini bilmiyor” dedi.
İstilacı bitkinin hızla yayılması nedeniyle tarım ürünleri ve yem bitkilerinin yetiştirilmesinin neredeyse imkansız hale geldiğini belirten Dalia Muhammed, bu nedenle çok sayıda ailenin tek geçim kaynağını kaybettiğini ifade etti.
Dalia Muhammed, Tarım Müdürlüğü ve yerel yönetimi de eleştirerek, istilacı bitkiyle mücadele, çiftçilere destek ya da su kaynaklarının daha etkin yönetimine ilişkin herhangi bir programın hayata geçirilmediğini, bu nedenle bölge halkının krizi tek başına göğüslemek zorunda kaldığını söyledi.
İstilacı tür için önlem alınmalı
Tarım, Sulama ve Balıkçılık Bakanlığı Sulama Birimi'nin verilerine göre, Parthenium hysterophorus bitkisi Yemen'e ithal edilen tahıl ve yem sevkiyatlarıyla giriş yaptı. Önce Aden, Ebyen, Lahic ve Hudeyde gibi kıyı vilayetlerinde yayılan bitki, daha sonra tarım vadileri ve sulama kanallarının çevresine ulaştı. İklim değişikliğinin de istilacı türün yayılımını hızlandırdığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre bitkiyle mücadele; erken tespit, çiçeklenmeden önce koruyucu ekipman kullanılarak elle sökme, ardından bitkilerin güvenli şekilde yakılması veya gömülmesi, tarım ekipmanlarının temizlenmesi, hayvan gübresinin kontrol edilmesi ve gerekli durumlarda uzman denetiminde uygun herbisitlerin kullanılması gibi kapsamlı önlemleri gerektiriyor.