Urmiye Gölü'nde kısa süren canlanmanın ardından su seviyesi yeniden düştü

Son beş yılın en yoğun yağışları Urmiye Gölü'ne yeniden hayat verdi ve göçmen kuşların geri dönmesini sağladı. Ancak su seviyesindeki hızlı düşüş ve etkisiz kalan restorasyon politikaları, gölün geleceğine ilişkin endişeleri yeniden artırdı.

ZİLAN ATMANİ

Urmiye- Bu yıl etkili olan yağışlar, Urmiye Gölü'nün bir bölümünü yeniden suyla buluşturdu. Ancak gölün güneydoğusundaki Qobadlo Limanı, Rahmanlo ve Danalo limanları, doğu kıyıları ile Ağ Gonbad İskelesi çevresi gibi birçok bölge, yağışlara rağmen tamamen kurak kaldı. Bu alanlarda kilometrelerce boyunca suya rastlanmadı. Yapılan ölçümlere göre, Haziran ayı başında Urmiye Gölü'ne yaklaşık 4 milyar metreküp su ulaştı. Son beş yılın en yoğun yağışları, göçmen kuşların ve göl ekosisteminde yaşayan bazı yerli türlerin yeniden bölgeye dönmesini sağladı.

Yağışların ardından gölde görülen canlanma, Urmiye Gölü'nün yeniden eski haline kavuşabileceğine dair umutları artırdı. Ancak bu umut uzun sürmedi. Çok geçmeden gölün su seviyesi tekrar düştü ve hava ısındıkça daha geniş bir alanda tuzlu ve yakıcı bir yatak ortaya çıktı. Azalma eğiliminin Ekim ayı sonuna kadar devam edeceği ve o zamana kadar en az bir milyar beş yüz milyon metreküp suyun buharlaşacağı söyleniyor.

Tarımsal kullanım olumsuz etkiliyor

Gölün kurumasına neden olan faktörlerden biri olan köprünün yanındaki bu suların bir köşesinde tekne gezintisi yapmanın keyfi, gölün derin yaralarını ve diğer kurumuş kısımlarını gizlemek için bir bahane haline geldi. Bu tuzlu göle su sağlayan başlıca kaynaklar olan Gadar, Nazlu, Mahabad, Baranduz, Zarrineh Rud ve Simineh Rud nehirlerinin suları, tarım sezonunun başlamasıyla birlikte tarımsal amaçlarla kullanılmaya başlanıyor ve önleyici mekanizmaların yokluğunda, su hacminin yarısından fazlası gölün damarlarına doğru akıyor.

Baraj planı endişe yaratıyor

Urmiye’deki Baranduz Nehri üzerine, diğer 90 barajla birlikte yeni bir baraj inşa edilmesiyle ilgili endişeler, çevre aktivistleri arasında da yeni bir kaygı yarattı. Çevre aktivisti Kzhal K., “Bu nehirdeki su hacmi, bu yılki gibi yağışlı yıllarda yüksek kesimlerdeki yağış ve buzul oluşumu nedeniyle restorasyon sürecini önemli ölçüde etkiledi. Örneğin, Mahabad veya Zarrineh Nehri'nin suyu, akış yolu boyunca tarım için daha fazla kullanılırsa, bu nehrin su çıkışının yarısından fazlası doğrudan göle dökülecek ve bu nehir üzerine bir baraj inşa edilmesi gölün ölüm sürecini yoğunlaştıracaktır” uyarısında bulundu.

Eski haline gelmesi çok zor

Yaklaşık 5 bin kilometrekarelik bir alana sahip Urmiye Gölü'nün tamamen eski haline getirilmesi için gereken su hacminin 15 milyar metreküpe yakın olduğu tahmin ediliyor. Başka bir deyişle, sürdürülebilir ekolojik seviyenin yaklaşık bin 274 metre olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam, gölün doğal olarak tamamen eski haline getirilmesinin ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğunu açıkça gösteriyor.

İran'da hükümet tarafından bugüne kadar uygulamaya konulan çeşitli projelere rağmen, yapısal sorunlar ve restorasyon politikalarının etkin biçimde hayata geçirilememesi nedeniyle Urmiye Gölü'nü kurtarma girişimleri başarısız oldu. Bir dönem göl için çözüm olarak görülen ekim deseninin değiştirilmesi, çiftçilerin tıbbi bitki üretimine yönlendirilmesi, sulama yöntemlerinin iyileştirilmesi ve gölü besleyen nehir havzalarında çeşitli yönetim planlarının uygulanması gibi önlemler ise yetersiz yönetim nedeniyle hiçbir zaman tam anlamıyla hayata geçirilemedi.

Kuruma tehlikesi devam ediyor

Urmiye Gölü'nün bazı bölümlerinin yeniden maviye bürünmesi, kalıcı bir toparlanmadan çok geçici bir iyileşmeye işaret ediyor. Gölün büyük bölümünde ise kuruma tehlikesi devam ediyor. Gölün geleceğine ilişkin değerlendirmeler farklılık gösterirken, bazı uzmanlar restorasyonun artık mümkün olmadığını belirtiyor. Bazıları ise gölün ancak barajların işletilmesi ve tarımsal su kullanımının sistemli bir şekilde yönetilmesiyle yeniden canlandırılabileceğini söylüyor. Ancak iki faktör henüz yönetim planlarında ciddi bir yer bulamamıştır.