Tunus’ta çevre forumu: Gençler ve sivil toplum çözüm arıyor

Tunus’ta düzenlenen ulusal iklim forumunda, iklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca devlet politikalarıyla sınırlı kalamayacağı vurgulandı.

NAZİHA BOUSSAİD 

Tunus- İklim değişikliğinin giderek derinleşen etkileri ve yaşamın tüm alanlarını tehdit eden sonuçları karşısında, Tunus’ta düzenlenen ulusal forumda ortak mücadele çağrısı yapıldı. Katılımcılar, iklim krizine karşı yalnızca devletlerin değil; sivil toplum kuruluşları, medya, özel sektör ve gençlerin de aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Tunus Çevre Bakanlığı, Ulusal İklim Değişikliğine Uyum Forumu, Ulusal Katkı Ortaklığı ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) iş birliğiyle 16-17 Mayıs tarihlerinde başkent Tunus’ta ulusal bir forum düzenlendi. Forumda, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, medya ve özel sektör temsilcilerinin iklim politikalarının uygulanmasına daha güçlü biçimde dahil edilmesi hedeflendi.

‘İklim politikaları toplumun gerçek sorunlarından başlamalı’

Forum kapsamında konuşan Ulusal İklim Değişikliğine Uyum Forumu Başkan Yardımcısı Hacer El-Becavi, Paris İklim Anlaşması’nın ardından Tunus’un iklim krizine karşı daha büyük sorumluluk üstlendiğini belirtti.

İklim değişikliğinin özellikle kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerini etkilediğini söyleyen Hacer El-Becavi, ulusal iklim politikalarının halkın günlük yaşamında karşılaştığı sorunlardan hareketle hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Hacer El-Becavi, yıllardır sürdürülen çalışmalar sonucunda belediyeler, özel sektör, medya ve sivil toplum kuruluşlarının ortak bir zeminde buluşmayı başardığını belirterek, iklim krizinin su kıtlığı, aşırı sıcaklar ve seller gibi ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Bazı belediyelerin kamusal aydınlatma sistemlerini dönüştürdüğünü, yeşil alanlar oluşturduğunu ve atıkları geri dönüşüm ile yeşil ekonomi ilkelerine göre değerlendirmeye başladığını aktaran Hacer El-Becavi, üniversiteler ve kamu yemekhanelerinde de alternatif enerji sistemlerinin kullanılmaya başlandığını kaydetti.

‘Ortak çalışma sürdürülebilir kalkınma için şart’

WWF Kuzey Afrika Ofisi Doğa Koruma Direktörü Seba Kalluz da iklim krizine karşı yerel ve ulusal düzeyde ortak hareket edilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.

Kuruluşun son yıllarda kırsal bölgelerde yaşayan topluluklarla birlikte çalıştığını belirten Seba Kalluz, özellikle su kıtlığı ve bunun tarım üzerindeki etkilerine karşı projeler yürüttüklerini ifade etti.

Tunus’un kuzeybatısındaki Mekter bölgesinde, kuruyan doğal su kaynağı nedeniyle içme suyuna erişemeyen ailelere destek sağladıklarını aktaran Seba Kalluz, bu müdahalenin göçü önlediğini ve insanların yaşamlarını sürdürebilmesine katkı sunduğunu söyledi.

Medya artık sadece aktaran değil, çözüm üreten bir aktör

Çevre ve sağlık alanında çalışan gazeteci Emine Hadduş ise medyanın iklim değişikliği konusunda yalnızca bilinçlendirme görevi üstlenmediğini, aynı zamanda çözüm üretme süreçlerinde de etkili hâle geldiğini belirtti.

Emine Hadduş, medyanın sıcaklık artışları, su kıtlığı, çiftçilerin ve balıkçıların yaşadığı sorunlar gibi konuları görünür kılarak iklim politikalarının şekillenmesine katkı sunduğunu söyledi.

2050 yılına doğru iklim aşırılıklarının daha da ağırlaşacağına dair uyarıların arttığını ifade eden katılımcılar, bugünün gençlerinin ilerleyen yıllarda çok daha zor çevresel koşullarla karşı karşıya kalacağını belirtti.

Gençler teknolojiyi çözümün parçası olarak görüyor

Mühendis Neha Şelayfe, öğrencilik yıllarından itibaren sahil temizliği ve çevre kampanyalarına katıldığını belirterek, gençlerin çevre sorunlarına karşı daha bilinçli hale geldiğini söyledi.

Neha Şelayfe, gençlerin plastik kullanımını azaltmaya yönelik kampanyalara aktif katıldığını ve teknolojinin çevresel sorunları görünür kılmada önemli bir araç olduğunu ifade etti.

Yapay zeka bölümü öğrencisi İman Kizani ise çocukluk yıllarından itibaren ozon tabakasındaki incelme ve çevre sorunları konusunda bilinçlendirildiklerini belirterek, günümüzde teknolojinin iklim değişikliğinin etkilerini azaltabilecek önemli bir araç olduğunu söyledi.

Gençlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan İman Kizani, yetkili kurumlara çağrıda bulunarak gençlerin bilgiye erişiminin kolaylaştırılmasını ve çevre politikalarının hazırlanmasında daha aktif rol almalarının sağlanmasını istedi.