Durdurulan maden, Gavxuni'yi kurutmaya devam ediyor
Faaliyetleri askıya alınan potasyum madeninin geride bıraktığı drenaj kanallarının yeraltı sularını tüketmeye devam ettiği belirtilirken, uzmanlar sulak alanın ekolojik dengesinin daha da bozulabileceğini söylüyor.
Merkez Haber - İran'ın İsfahan kentindeki uluslararası öneme sahip Gavxuni (Gavkhouni) Sulak Alanı havzasında potasyum madeninin açtığı drenaj kanalları madenin faaliyetleri durdurulmasına rağmen zarar vermeye devam ediyor.
Bir yıl önce faaliyetleri durdurulan maden için açılan drenaj kanallarının yeraltı sularının buharlaşmasına neden olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, bunun sulak alandaki sınırlı nemi azaltarak çevresel krizi daha da derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
İran basınında yayımlanan saha incelemelerine göre, yaklaşık iki kilometre uzunluğunda, beş metre genişliğinde ve bir ila iki metre derinliğindeki drenaj kanalları, Gavxuni Sulak Alanı'na ulaşan yeraltı suyu akışının üzerinde bulunuyor. Uzmanlara göre bu kanallarda devam eden buharlaşma, sulak alanın ihtiyaç duyduğu yeraltı suyunun önemli bir bölümünün alana ulaşmadan kaybolmasına yol açıyor.
Kapatılmayan drenaj kanallarına dair açıklama yok
Potasyum madeninin faaliyetleri geçen yıl çevre aktivistlerinin tepkileri, yeraltı sularının kullanımı, kapsamlı çevresel ve hidrolojik etki çalışmalarının bulunmaması ile sulak alan üzerindeki olası etkilerine ilişkin kaygılar nedeniyle durdurulmuştu. Ancak açılan drenaj kanalları bugüne kadar kapatılmadı ve bunların geleceğine ilişkin de herhangi bir resmi açıklama yapılmadı.
Uzmanlar, Gavxuni Sulak Alanı'nın büyük ölçüde kuruduğu mevcut koşullarda mevcut nemin korunmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Sulak alan tabanındaki nemin, tuz ve ağır metallerle kirlenmiş tortuların rüzgarla taşınmasını engellediğine dikkat çeken uzmanlar, nemin azalmasının bölgedeki toz fırtınalarını artırabileceği uyarısında bulunuyor.
İsfahan Üniversitesi Jeoloji Bölümü öğretim üyesi Meysem Tedin, doğal koşullarda sulak alan yüzeyinde oluşan tuz tabakasının suyun buharlaşmasını engelleyen koruyucu bir örtü görevi gördüğünü belirtti. Meysem Tedin, açılan hendek ve drenaj kanallarının bu dengeyi bozarak yeraltı suyunu yüzeye çıkardığını ve buharlaşmayı hızlandırdığını ifade etti.
Artan buharlaşmanın yalnızca yeraltı su seviyesini düşürmekle kalmadığını söyleyen Meysem Tedin, aynı zamanda akiferlerin daha da tuzlanmasına, tuzlu suyun tatlı su kaynaklarına sızmasına ve uzun vadede yeraltı suyu kalitesinin bozulmasına yol açabileceğini kaydetti.
Kuraklığı tetikliyor
Maden faaliyetlerinin durdurulmasına rağmen drenaj kanallarının hala açık olduğuna dikkat çeken Meysem Tedin, bu kanalların bir an önce doldurularak bölgenin doğal yapısına kavuşturulması çağrısı yaptı. Meysem Tedin, açık ocak yöntemiyle tuzlu zeminlerde yürütülen potasyum ya da tuz madenciliğinin yeraltı sularındaki buharlaşmayı artıracağını ve su seviyesini düşüreceğini vurguladı.
İsfahan Üniversitesi'nin sulak alan tortulları üzerinde yaptığı araştırmalara da değinen Meysem Tedin, bölgede arsenik, kurşun, kadmiyum ve cıva gibi ağır metallerin yüksek yoğunlukta bulunduğunu belirterek, sulak alandaki nemin azalmasının bu kirleticilerin toz yoluyla çevreye yayılma riskini artıracağını söyledi.
İsfahan'ın doğusunda bulunan uluslararası öneme sahip Gavxuni Sulak Alanı, son yıllarda çevresel su hakkının sağlanmaması ve kuraklığın etkisiyle büyük ölçüde kurudu. Uzmanlar, sulak alandaki nem kaybının sürmesi halinde Gavxuni'nin İran'ın orta kesimindeki en önemli toz kaynaklarından biri haline gelebileceği ve geniş bir bölgeyi etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.