Payizava'da durdurma kararına rağmen kömür madeni faaliyetini sürdürüyor
Vefa Group'un Şamanıs'taki kömür madeni hakkında 2025'te milyonlarca liralık ceza ve süresiz durdurma kararı verildi. Ekoloji savunucuları ise madende faaliyetlerin sürdüğünü belirtiyor.
MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN
Wan - Wan'ın Payizava (Gürpınar) ilçesine bağlı Şamanıs (Topçudeğirmeni) kırsal mahallesinde Vefa Group tarafından işletilen kömür madeni, çevre tahribatı ve hakkında alınan idari kararlarla yeniden gündemde. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kayıtları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) belgeleri, maden işletmesi hakkında hem ÇED süreci hem de çevre mevzuatı kapsamında çok sayıda idari işlem uygulandığını ortaya koyuyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un, DEM Parti Wan Milletvekili Sinan Çiftyürek'in soru önergesine 14 Ekim 2025 tarihinde verdiği yanıta göre, kömür ocağı 2 Ocak 2025'te Van Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, 25 Haziran 2025'te ise Bakanlık ekipleri tarafından denetlendi.
Denetimlerde, şirketin kapasite artışı projesine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci tamamlanmadan faaliyet yürüttüğü tespit edildi. Bunun üzerine şirkete 1 milyon 320 bin 445 lira 64 kuruş idari para cezası uygulanırken, kapasite artışına ilişkin faaliyetlerin ÇED süreci tamamlanıncaya kadar durdurulmasına karar verildi.
Bakanlığın TBMM'ye gönderdiği yanıtta, Van Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerde farklı çevre ihlallerinin de tespit edildiği belirtildi. Çevre Kanunu'nun çeşitli maddeleri kapsamında şirkete toplam 10 milyon 978 bin 530 lira idari para cezası uygulanırken, Çevre Kanunu'nun 15'inci maddesi uyarınca tesis faaliyetinin süresiz olarak durdurulmasına karar verildi.
ÇED süreci neden sonlandırıldı?
Vefa Group, mevcut kömür ocağının kapasitesini artırmak, kırma-eleme-yıkama ve paketleme tesisi ile atık depolama tesisi kurmak amacıyla yeni bir ÇED süreci başlattı. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 19 Nisan 2024 tarihinde yayımladığı duyuruda söz konusu projeye ilişkin ÇED sürecinin sonlandırıldığını açıkladı.
Bu karar, projenin çevresel açıdan uygun bulunduğu anlamına gelmiyor. Aksine, başlatılan ÇED sürecinin tamamlanmadan sona erdirildiğini gösteriyor. Bakanlığın daha sonra TBMM'ye sunduğu resmi yanıtta da kapasite artışına ilişkin ÇED süreci tamamlanmadan faaliyete başlandığının tespit edildiği ifade edildi.
Madencilik faaliyetlerinin kronolojisi
Resmi kayıtlar ve kamuoyuna yansıyan bilgiler, sürecin şu şekilde ilerlediğini gösteriyor:
*2022 yılında Vefa Group, Payizava'da açık ocak yöntemiyle linyit üretimine başladı.
*Aynı ruhsat sahasında kapasite artışı ile kırma-eleme-yıkama, paketleme ve atık depolama tesisleri kurulması amacıyla yeni ÇED süreci başlatıldı.
*19 Nisan 2024’te kapasite artışına ilişkin ÇED süreci sonlandırıldı.
*2025 yılında gerçekleştirilen Bakanlık denetimlerinde, ÇED süreci tamamlanmadan kapasite artışına yönelik faaliyet yürütüldüğü tespit edildi.
*Şirkete milyonlarca liralık idari para cezası uygulanırken hem kapasite artışına ilişkin faaliyetler hem de tesis faaliyetleri hakkında durdurma kararı verildi.
Yaklaşık 2 bin hektarlık ruhsat sahası
2022 yılında kamuoyuna açıklanan proje tanıtım dosyasına göre maden sahası yaklaşık bin 967 hektarlık ruhsat alanını kapsıyor. Açık ocak yöntemiyle işletilmesi planlanan projede yıllık yaklaşık 300 bin ton linyit üretimi öngörülürken yaklaşık 2 milyon 700 ton pasa oluşacağı hesaplandı. İşletme ömrü ise yaklaşık 9-10 yıl olarak belirlendi. 2024 yılında gündeme gelen kapasite artışı projesiyle yıllık üretimin milyonlarca tona çıkarılması hedeflendi.
Şirket sahibi kamuoyunda da tartışılıyor
Kömür madenini işleten Vefa Group'un sahibi Veysel Ürüm, geçmişte AKP İpekyolu İlçe Başkanlığı yaptı. Veysel Ürüm ayrıca AKP'den Wan milletvekilliği ve Wan Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adaylığı başvurularında bulundu.
Faaliyetler sürüyor
Bakanlığın resmi belgeleri, tesis hakkında süresiz durdurma kararı bulunduğunu ortaya koyuyor. Ancak kamuoyuna açık belgelerde bu kararın sahada hangi tarihte uygulandığı, şirketin karara karşı dava açıp açmadığı, yürütmenin durdurulması yönünde bir karar alınıp alınmadığı ya da eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden faaliyete izin verilip verilmediğine ilişkin bilgi yer almıyor.
Buna karşın bölge sakinleri ve ekoloji örgütleri, maden sahasındaki faaliyetlerin son iki aydır yeniden başladığını ve çevresel yıkıma yol açtığını belirtiyor.
‘Su kaynakları kirletiliyor’

Wan Ekoloji Derneği üyesi Şehriban Tüllü, Kürdistan genelinde madencilik faaliyetlerinin son yıllarda hız kazandığını belirterek, Amed (Diyarbakır), Êlih (Batman) ve Sêrt'te (Siirt) petrol arama; Wan, Colemêrg (Hakkari) ve Dersim'de ise kömür, bakır ve altın madenciliği çalışmalarının yoğunlaştığını söyledi.
Payizava'da 1990'lı yıllarda açılan linyit ocağının 1997 yılında yaşanan göçlerin ardından kapatıldığını belirten Şehriban Tüllü, 2022 yılında Vefa Group tarafından eski maden sahasının yakınında yeniden kömür üretimine başlandığını ifade etti.
Madende açık ocak işletmeciliğinin sürdürüldüğünü belirten Şehriban Tüllü, faaliyetlerin tarım alanları ve su kaynakları üzerinde ciddi tahribat yarattığını söyleyerek, “Maden ocağının yakınındaki su kaynakları kirletiliyor. Bu sular hem hayvanların içme suyu olarak kullanılıyor hem de tarımsal sulamada değerlendiriliyor. Hayvancılıkla geçinen bölge halkı için bu ciddi bir risk oluşturuyor. Payizava verimli tarım arazilerine ve zengin bitki örtüsüne sahip. Norduz yaylaları da hayvancılık açısından büyük önem taşıyor” dedi.
‘İnsanlar göçe zorlanıyor’
Maden atıklarının tarım arazilerine döküldüğünü ifade eden Şehriban Tüllü, bunun bölge halkının geçim kaynaklarını olumsuz etkilediğini vurguladı. Şehriban Tüllü, “Maden ocağı 10 yıllığına kiralanmış durumda. Yaklaşık bin 967 hektarlık alandan çıkarılan kömür sosyal yardımlaşma vakıflarına satılıyor. Maden faaliyetleri nedeniyle çevredeki köylerde yaşayan insanlar geçimlerini sağlamakta zorlanıyor. Bu durum zamanla zorunlu göçe yol açıyor. Yaşanan tüm çevresel tahribata rağmen gerekli yaptırımların uygulanmadığını düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
‘Kar hırsı ön planda’
Madencilik faaliyetlerinin bağımsız biçimde denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Şehriban Tüllü, şu değerlendirmede bulundu:
“Bağımsız ÇED raporları hazırlanmalı, bağımsız kurumlar tarafından düzenli denetimler yapılmalı, yerel halkın onayı alınmalı ve çevreye duyarlı modern üretim teknolojileri kullanılmalı. Ancak bugün çevresel ve toplumsal yararın yerine ekonomik çıkarlar ön plana çıkarılıyor.”