Gimgim’da kadınlar JES’e karşı direniyor
Mûş’un Gimgim İlçesine bağlı köylerde kurulmak istenen JES’e karşı nöbet eyleminde bulunan kadınlar, “Doğamız, yaşamımız, ortamımız güzel. Bunu bozmaya kimsenin hakkı yok. Suyumuzu, toprağımızı, ormanımızı JES'e kurban etmeyeceğiz” mesajı verdi.
XANGUL OZBEY
Mûş- Türkiye’de 2 Temmuz 2025’te Meclis’te kabul edilen İklim Yasası’nın ardından, en az 40 kentte 104 maden arama ruhsatı verildi. Bu kapsamda, doğayı tahrip edecek projeler arasında son olarak Mûş’un Gimgim ve Çewlik’in Kanîreş ilçelerinde ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan iki ayrı Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesi gündeme geldi. Yaklaşık iki aydır projenin hayata geçirilmesi planlanan alanda bir direniş sergileniyor.
Gimgim’da çadır nöbeti
Bu direniş kapsamında nöbet çadırı, basın açıklamaları, şiir dinletileri, sanatçı ziyaretleri ve daha birçok etkinlik gerçekleştiriliyor. Her seferinde birkaç köy, nöbeti devir alarak eylemi sürdürüyor. Yurt dışından ve il dışından gelen insan hakları savunucuları ve ekoloji aktivistleri de; HES, GES ve JES’lerin doğada yaratacağı yıkımlara ilişkin paneller düzenleyerek, halkı bilgilendiriyor. Akşam saatlerinde yakılan ateşler etrafında çekilen halaylar, yoğun bir ilgi görüyor. Direnişte yine ön saflarda yer alan kadınlar, tarihine, doğasına ve geleceğine sahip çıkma sözünü yineliyor. Ajansımıza konuşan kadınlar, JES’lere karşı inanç ve kararlılıklarını dile getirdi.
‘Suyumuzu, toprağımızı, ormanımızı JES'e kurban etmeyeceğiz’
Sütiye Dapaklı, Gimgim’da oturuyor ve eylemin başından beridir yoğun bir çaba içerisinde. JES projesi için burada olduğunu dile getiren Sütiye Dapaklı, “Memleketimize JES yapmak istiyorlar. Biz de buna karşıyız. İstemiyoruz. Bu JES projesi gündeme geldiğinden bugüne kadar mücadele vermeye çalışıyoruz” diye konuştu. Mücadelenin büyük olduğunu ve bütün halkın bu mücadeleye katıldığını aktaran Sütiye Dapaklı, şunları söyledi:
“Hiçbir insan burada JES'in olmasını istemiyor. İstemiyoruz. Çünkü bizim memleketimiz ninelerimizden, dedelerimizden, atalarımızdan bize miras kalmış. Biz bu mirası yarınlara taşımak istiyoruz. Doğamız güzel, yaşamımız güzel, ortamımız güzel. Bunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Suyumuzu, toprağımızı, ormanımızı JES'e kurban etmeyeceğiz, etmeyeceğiz, etmeyeceğiz.”
‘Bugün de inancımızın karşısına JES'i dikmek istiyorlar’
JES projesinin hayata geçirilmesinin amaçlandığı doğaya dikkat çeken Sütiye Dapaklı, “Bakın, şu doğanın güzelliğine bakın. Şu doğanın verimliliğine bakın. Evet, belki de çok şeyimiz yok ama yetiyor bize. Karşıda inanç yerimiz var. Daha önceleri bombaladılar. Bütün şeylerini yaktılar ama bugün de yine bu inancımızın karşısında JES'i dikmek istiyorlar. Biz buna karşıyız. Biz bunu istemiyoruz. Kesinlikle istemiyoruz. Bizim memleketimizi bizim elimizden almaya kimsenin gücü yetmiyor. Yetmeyecek” dedi.
‘Bütün sularımızı, derelerimizi, göllerimizi kuruttular’

Yetkililere seslenen Sütiye Dapaklı, şunları söyledi: “Başka sermaye şirketlerinin, başka yabancı şirketlerin kazanmasını ülkenin çıkarlarına değiştirmesinler. Şirketlerden aldığı kazancı kendi memleketinde alsın, kendi insanına versin, kendi insanıyla daha iyi nasıl yaşanırsa onun programını yapsın. Yani her tarafta, Türkiye'nin her tarafında JES yapıyorlar. Bütün sularımızı, bütün baraj derelerimizi, bütün göllerimizi kuruttular. Nedir? Barajdır. Nedir? HES’tir. Nedir? JES’tir. İstemiyoruz bunları, istemiyoruz. Biz insanca yaşamak istiyoruz. İnsanca yaşamak için de bizim toprağımıza, havamıza, suyumuza, ormanımıza zarar verilsin istemiyoruz. Biz bunlara karşıyız.”
‘Mücadelemiz büyüktür, daha da büyüyecek’
Mücadelelerinin süreceği mesajını veren Sütiye Dapaklı, “Dünyanın her tarafından da destek alıyoruz. Her tarafta Varton'un ismi geçiyor. Bunu da lütfen duysunlar, bilsinler. Canımızı veririz, toprağımızı vermeyiz. Bunu iyi bilsinler. Mücadelemiz devam edecek, mücadelemiz büyüktür, daha da büyüyecek. Onun için biz burada mücadeleye devam edeceğiz. Bizim toprağımız, bizim elimizde kalana kadar bu mücadele devam edecek” dedi.
‘Doğamızı kaybetmemek için, bu yıl erken geldik’

Hatice Kızılgedik Çınar da Gimgim’in Xaşxaş köyünden. Raqasan’da evlenmiş, şu an İstanbul’da oturuyor ama bu yıl Gimgim’a erken geldiğini söylüyor. Hatice Kızılgedik, erken gelme nedenini “Çünkü Varto’da yeni bir JES kurulacak. Doğamızı kaybetmemek için, bu yıl erken geldik. Burada, bu mücadeleyi veriyoruz. Çadır kuruldu. Çadırlarımıza geliyoruz, ziyaret ediyoruz” sözleriyle anlattı.
Kadınlara dayanışma çağrısı
“Doğamıza sahip çıkacağız. Doğamızı JES’e teslim etmeyeceğiz. Sonuna kadar mücadelemize devam edeceğiz” mesajı veren Hatice Kızılgedik, kadınlara çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Bütün mücadelelerde kadın ön saflarda olmalıdır. Çünkü kadın olmadan hiçbir şey olmuyor. Kadın anadır, babadır, her şeydir. Burada JES kurulduğu zaman, topraklarımızda yaşayamayız. Topraklarımız mahvolacak. Bitkiler yaşayamayacak. Buradaki köylüler hayvancılıkla geçiniyor. Hayvancılık yapamayacaklar. Doğaya ne kadar zarar verdiğinin farkındayız. Mücadeleye devam edeceğiz. Doğamızı JES’e teslim etmeyeceğiz, etmeyeceğiz.”
‘İnsanlar doğasında özgürce, rahatlıkla dolaşsın’

Kanîreş’in Şorika Jorîn köyünden gelen dayanışma amacıyla Gimgime gelen Gülnaz Zengin, yaşadığı kentten özellikle yazın birkaç aylığına köye geldiğini belirtti. Buradaki bu dayanışmayı, bu mücadele ruhunu, yaklaşık iki aydır sürekli takip ettiğini dile getiren Gülnaz, geliş amacını şu sözlerle anlattı: “Özellikle doğaya çok ilgim var. Doğacıyım. Bazen burada oturup toprağı öpüyorum. O kadar bağlıyım. Buradaki jeotermal olayını duyduktan sonra, bizim de gelip katkı sunmamız lazım dedim. İkinci defadır buraya geliyorum. İstiyoruz ki doğamıza dokunmasınlar, doğamızı bize bıraksınlar. İnsanlar doğasında özgürce, rahatlıkla dolaşsın istiyorum.”
‘Şu dağların hatırına, lütfen topraklarımıza karışmayın’

Badan köyünden gelen Filiz Bingöl Zengin de, doğaya yönelik saldırılara isyan ediyor. “Şu dağların hatırına, lütfen topraklarımıza karışmayın” sözleriyle yetkililere çağrı yapan Filiz, şunları söyledi: “Ben Avrupa’da yaşıyorum. Berlin’den geliyorum. Burada bulunmak, destek olmak istedim. Her kes de gelsin lütfen. Çok güzel bir şehir. Bu JES’in durdurulmasını istiyoruz. Güzel köyümüze, toprağımıza dokunmayın lütfen. Tek isteğimiz, dileğimiz budur.”
‘Burada santral kurulursa, sularımızın tümü kirlenir’

Dodan köyünden Şöhret Doğan da, JES’e karşı. Şöhret Doğan, “Burada bir şey yapılmasını istemiyoruz. Burası güzel bir ülke, bizim ülkemiz. Burada santral kurulursa, sularımızın tümü kirlenir. Bu yüzden istemiyoruz” diye konuştu.