Suruç 11’inci yılında: Bir katliamın bıraktığı izler (3)
Süleyman Aksu'nun annesi Kudret Aksu, acısının dinmediğini belirterek, “Bir gün bile rahat uyuyamadım. Oğlumun mezarına 11 yılda 7 kez saldırdılar. Tek silahı çocuklar için taşıdığı oyuncaklar ve kalemlerdi. Katliamın sorumluları hesap vermeli” dedi.
Uyku uyuyamıyorum: 11 yılda 7 kere mezarına saldırdılar
MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN
Colemêrg - Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesi Amara Kültür Merkezi’nde, 20 Temmuz 2015’te Kobanê’deki çocuklara oyuncak ve insani yardım götürmek amacıyla toplanan 300 kişi basın açıklaması yapmak ve açıklamanın ardından Kobanê’ye geçmek istedi. Ancak açıklama yapılırken IŞİD’in canlı bomba saldırısı sonucu 33 kişi hayatını kaybetti, 100’den fazla kişi ise yaralandı.
Katledilen 33 kişi farklı kentlerden geliyordu ve hepsi farklı meslek gruplarındandı. Kimisi ise hala öğrenciydi.
Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesinde İngilizce öğretmeni olan 26 yaşındaki Süleyman Aksu da katliamda yaşamını yitirdi.
Katliamın yıldönümü dolayısıyla Süleyman Aksu’nun annesi Kudret Aksu ile bir araya geldik. Oğlunun ölümünün ardından sağlığını kaybeden anne, “11 yıl oldu, ne kadar hastalığım varsa bu 11 yılda ortaya çıktı” dedi.
Süleyman Aksu, 22 Ocak 1990’da Gever’de 10 çocuklu bir ailede dünyaya geldi. Adana Çukurova Üniversitesi’nde İngilizce öğretmenliği bölümünü bitirdi, göreve başladı ve ancak üç yıl öğretmenlik yapabildi.
Anne Kudret Aksu, oğlunu ve yaşadıklarını anlatmadan önce ona ait bir fotoğraf getirdi. “İyi ve merhametliydi” diyerek oğlu Süleyman’ı anlatan Kudret Aksu: “Daha 5 yaşındayken okula gönderdim, ilk gün okula bırakıp eve döndüm, benden hemen sonra Süleyman eve geldi. Neden geldiğini sordum ‘hoca beni daha küçüksün diyerek eve gönderdi’ dedi. Oğlumun elinden tuttum okula gittim. Öğretmenine, ‘Neden Süleyman’ı geri gönderdin, okusun istiyorum’ dedim. Öğretmeni okula başlamak için daha küçük olduğunu söyledi. Sonunda onu ikna edip Süleyman’ı okula bırakıp eve döndüm” dedi.
‘Çocuklar için elinden geleni yapıyordu’
Süleyman Aksu’nun ilk, orta ve liseyi Gever’de okuduktan sonra üniversite eğitimi için Adana’ya gittiğini Çukurova Üniversitesi’nde eğitimi tamamladığını belirten Kudret Aksu, oğlunun yardımsever olduğunu vurguladı, “çocuklar için elinden ne gelirse yapardı, bilhassa annesi ya da babasını kaybetmiş çocuklara daha çok ilgi gösterirdi” diye belirtti. 11 yıldır oğluna hasret kaldığını ifade eden Kudret Aksu, “Oysa Süleyman üniversiteyi kazandığında onu özleyeceğim için ağlamıştım” dedi.
Heybesinde kalem, defter, kitap vardı
Öğretmen olan ve çocukların eğitimine önem veren Süleyman Aksu, Kobanê’ye insani yardım yapılacağı haberini alması üzerine oraya gitme kararı aldı. Bu kararını annesi ile paylaşan Süleyman Aksu, “Yardımları ulaştırıp oradaki çocuklar için kütüphane açacağız” diyerek annesini ikna etmeye çalıştı.
Kudret Aksu, “Topladığı yardımlar yüklendi, gitti ama hainler Süleyman’a yol vermedi. Akşam 17:00’da buradan yola çıktı sonraki gün saat 10:00’da haberi geldi. Ben ona çok uzaktım, Süleyman’ın yarası derindi, yetişemedim. Gittiğimde yaralarını gördüm. 11 senedir Gever’in her köşesinde haykırıyorum, haykırışlarım dört parça Kürdistan’a ulaştı. Süleyman’a da ulaştı mı acaba?” dedi.
Yürekler 33 parça
Katliamdan sonra hem oğlu hem de diğer 32 kişi için yüreğindeki acının her yıl biraz daha derinleştiğini söyleyen Kudret Aksu, “Hepsi Süleyman’ın kardeşleriydi. Sadece oğlumun değil hepsinin acısını çekiyorum. Sağ olduğum sürece o 33 genci hiç unutmayacağım, hep anacağım” dedi.
Süleyman Aksu’nun katledilmesinde sonra hayatlarının çok değiştiğini belirten Kudret Aksu, “Evin büyüğü gibiydi, öğretmendi, evlenecekti, kız kardeşlerine, bize o bakıyordu” sözlerine yer verdi. Anne Süleyman’ın katledilmesinin ardından erkek kardeşinin tutuklanarak 7 yıl cezaevinde kaldığına işaret etti.
‘Katliamda parmağı olanlar hesap versin’
Kudret Aksu, “Süleyman’ın ölüm yıldönümüdür, 11 yıl oldu. 7 kere mezarına saldırdılar. Süleyman’ın elinde çocuklar için oyuncaklar vardı. Benim oğlumun tek silahı oyuncak, defter, kalemdi. Oğlumun katillerini istiyorum. Hesap versinler. Suruç emniyeti, AKP, Ahmet Davutoğlu hepsi olacaklardan haberdardı, hepsinin bu katliamda parmağı var” diye belirtti.
Kudret Aksu, “Yıllardır ağlıyorum, oğlumu arıyorum her sokakta, eve geliyorum evde yok. Öğretmen arkadaşları eve geldiğinde gitmelerine izin vermiyorum. Gelmediklerinde ‘Süleyman’ı unuttunuz mu niye gelmiyorsunuz’ diye soruyorum. Oğlumu katlettiler. Her gün o mezarı iki kez ziyaret ediyorum ama hala oğlum gelecek sanıyorum. Gelmeyeceğine, öldüğüne inanmıyorum” sözleriyle yaşadığı duyguyu anlattı.
‘Yüreğim yandı’
Kudret Aksu, tüm yaşananlara rağmen onurlu bir barış talep ettiğini söyledi. Kudret Aksu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sayın Abdullah Öcalan’a inancımız tamdır. Abdullah Öcalan gereken adımları attı, ama onlar hiçbir adım atmıyor. Anneler barış istiyor, bizim yüreğimiz yandı başka annelerin yüreği yanmasın. Süleyman’ın cenazesi kollarımdayken ‘barış’ diye haykırdım. Yüreğimdeki ateş bir an olsun dinmiyor. Süleyman gittiğinden beri uyuyamıyorum 11 yıldır bir kez olsun başımı yastığa koyamadım, kendim için rahat bir yatak seremedim.”