Suruç 11’inci yılında: Bir katliamın bıraktığı izler (4)

Serhat Devrim, katledilenlerden en genç olanlardandı. Onu büyüten babaannesi Şükriye Devrim, torunu ve yoldaşları için hala adaletin sağlanmadığını belirterek, “katledenler hala hesap vermedi” dedi.

33 Düş Yolcusu’nun ardından: Katledenler hala hesap vermedi

MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN

Mûş - Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesi Amara Kültür Merkezi’nde, 20 Temmuz 2015’te Kobanê’deki çocuklara oyuncak ve insani yardım götürmek amacıyla toplanan 300 kişiden biriydi Serhat Devrim.

En genç olanlardandı, henüz 19 yaşındaydı ancak Gezi Direnişi’ne tanıklık etmiş, eylemlerde yerini almıştı. Bir Kürt genci olarak halkına yapılanlara sessiz kalmadı ve Kobanê Direnişi’ni de sahiplenip, selamlamak istedi. Yıkılan bir kentin yeniden inşasında yer almak için yola düşen Serhat Devrim, Amara Kültür Merkezi’nde yapılan açıklama sırasında IŞİD’in canlı bomba saldırısında hayatını kaybetti. Katliamda, 33 kişi yaşamını yitirirken, 100’den fazla kişi ise yaralandı.

Memleketi Mûş’tan 14 yaşında çıkan ve İstanbul’da yaşamını sürdüren Serhat Devrim, Gezi Direnişi’nde en ön saflarda yer aldı, Berkin Elvan yaşam mücadelesi verirken hastane nöbetlerine katıldı.

Serhat Devrim’in babaannesi Şükriye Devrim, torununu şu sözlerle anlattı: “Serhat öyle bir çocuktu ki herkes kardeşi gibiydi. O kadar sıcak kanlı, sevgi doluydu. Bir çocuk görse öper, kucaklar muhakkak o çocuğa bir şey alırdı. Serhat bambaşka bir çocuktu. Eve gelmediğinde çok korkuyordum başına bir şey gelecek diye korktuğum oldu” dedi.

Üç oğlu olduğunu belirten Şükriye Devrim, “Torunum başkaydı” diyerek, ona olan özlemini dile getirdi. Şükriye Devrim sözlerine şöyle devam etti: “Bir işe girmişti iki aydır çalışıyordu daha maaşını alır almaz eve eli kolu dolu geldi. ‘Annene, kendi evine alsaydın’ dedim ‘anneme değil sana aldım’ dedi.”

‘Adalet yerini bulmadı’

Şükriye Devrim, torununun bir süre sonra İstanbul’da yaşama kararı aldığında söyleyerek, “İstanbul’da başına bir şey gelir diye korkuyordum ama İstanbul’da değil, Pirsûs’da geldi ve katledildi. Adalet yerini bulmadı” diye vurguladı.

Şükriye Devrim, 33 kişi için hala adaletin sağlanmadığını ifade ederek, “Çocuklarımız katledildi, evlerimize ateş düşürdüler ama kimseye bir şey olduğu yok. Evimizi başımıza yıktılar. Oğlumun iki kızı bir oğlu vardı. Oğlunu katlettiler. Evladımızı katledenlere bir şey olmadı” sözlerini kaydetti.

Yeni acıların yaşanmaması için barışın sağlanmasının şart olduğunu vurgulayan Şükriye Devrim, “Barış olsun, bizim yaşadığımız acıyı başkası yaşamasın. Günlerce gecelerce acımı anlatsam yetmez. Yeterince acı yaşandı artık son bulsun. Barış istiyoruz ama inancımız her geçen gün zayıflıyor” diye belirtti.

 Bitti.