Yemen'de savaş kalıntıları çocukların yaşamını tehdit ediyor

Çatışmaların ardından geride kalan savaş kalıntıları, Yemen'de çocuklar için görünmeyen bir tehdide dönüştü. Mayınlar ve patlamamış mühimmat, her gün yeni mağdurlar yaratırken, çocukların güvenli bir çocukluk hakkını ellerinden alıyor.

RAHMA SHANZOUR

Yemen – Çatışmaların büyük ölçüde sona ermesine rağmen savaşın izleri Yemen'de özellikle çocukların yaşamını tehdit etmeyi sürdürüyor. Geride kalan mayınlar ve patlamamış mühimmat, her yıl onlarca çocuğun yaşamını yitirmesine ya da kalıcı engellerle yaşamak zorunda kalmasına neden olurken, binlerce çocuğu güvenli bir çocukluk hakkından mahrum bırakıyor. İnsani yardım kuruluşlarının raporlarına göre savaş kalıntıları, son yıllarda çatışmaların yoğun yaşandığı birçok kentte siviller için en büyük güvenlik risklerinden biri olmaya devam ediyor.

Çocuklar tehlike altında

Yerleşim alanları, tarım arazileri ve tali yollar boyunca bulunan mayınlar ile patlamamış mühimmat, bölge halkını her gün öngörülemeyen ölümcül tehlikelerle karşı karşıya bırakıyor. İnsani yardım uzmanları, odun ve hurda toplamak ya da hayvan otlatmak için riskli bölgelere gitmek zorunda kalan çocukların bu tehlikelerden en fazla etkilenen kesim olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre, çocukların günlük yaşamlarının bir parçası haline gelen bu faaliyetler, onları çoğu zaman savaş kalıntılarıyla kirlenmiş alanlara sürüklüyor ve ölüm ya da kalıcı yaralanma riskiyle karşı karşıya bırakıyor.

Taiz kentinin doğusundaki mahallelerden birinde yaşayan Mansur El-Bureyhi'nin ailesi, savaşın ağır yükünü taşımaya devam ediyor. En temel yaşam ihtiyaçlarına erişimin dahi zor olduğu bölgede, 7 Ekim 2022 sabahı Neda ve kız kardeşi Nida, birçok çocuğun yaptığı gibi yakacak odun toplamak için evden çıktı. Amaçları, bulunması zor ve pahalı hale gelen tüp gazın yerine kullanacakları odunu toplamaktı.

O gün yaşadıklarını anlatan Neda El-Bureyhi, "Yakacak odun aramak için komşu mahalleye gittik. Küçük bir cisim gördüm ve çekmeye çalıştım. Bir anda çok büyük bir patlama oldu. Ondan sonra hiçbir şey göremedim. Her şey bir anda yok olmuş gibi hissettim. Yere düştüm. Yüzümden ve elimden kan akıyordu. Şiddetli acı ve korkuyla çığlık atıyordum" dedi.

Patlamada elini kaybetti

Patlamadan ağır yaralı kurtulan Neda, sağ elini kaybetti. Gözlerinden yaralanırken, şarapnel parçaları yüzünde kalıcı izler bıraktı. Uzun süren tedavi ve rehabilitasyonun ardından yeniden okuluna döndü. Ancak savaş, onun yaşamını geri dönülmez biçimde değiştirdi. Artık sol eliyle yazıyor, tek gözüyle daha iyi görebilmek için sınıfın ön sıralarında oturuyor ve yeni yaşamına uyum sağlamaya çalışıyor.

Yaşadıklarının yalnızca kendi hikayesi olmadığını söyleyen Neda, aynı bölgede benzer patlamalarda çok sayıda çocuk ve kadının yaralandığını, bazılarının yaşamını yitirdiğini, bazılarının ise kalıcı engellerle hayatını sürdürmek zorunda kaldığını belirtiyor. Neda’ya göre savaş, silahlar sustuktan sonra da geride bıraktığı mayınlar ve patlamamış mühimmatla çocukların hayatını tehdit etmeyi sürdürüyor.

Savaşın izleri: top mermisi sonucu ellerini kaybetti

21 yaşındaki Hedil Abdülvasi de savaşın izlerini bedeninde taşıyor. Henüz 12 yaşındayken, 2017 yılında isabet eden bir top mermisi sonucu iki elini de kaybeden Hedil'in yaşamı o gün tamamen değişti. Hedil yaşadığı acıyı, "Savaş yalnızca ellerimi almadı, hayallerimi de çaldı. Çok küçüktüm ve o an hayatın yüzüme kapandığını hissettim" sözleriyle anlatıyor.

Çocukların savaşın en ağır bedelini ödeyen kesimlerden biri olduğuna dikkat çeken Hedil, silah sesleri, top atışları ve patlamaların birçok çocukta derin psikolojik travmalara yol açtığını, bunun da sürekli korku içinde yaşamalarına ve topluma uyum sağlamalarını güçleştirdiğini söylüyor. "Çocukların psikolojik ve manevi desteğe ihtiyacı var. Savaş onları en temel haklarından mahrum bıraktı. Okullar ve oyun alanları kapandı. Artık olması gerektiği gibi bir çocukluk yok. Çocuklar yaşlarının çok ötesinde zorluklarla mücadele etmek zorunda kalıyor" diyen Hedil, savaşın geride bıraktığı mayınlar ve patlamamış mühimmatın çocuklar için hala her gün ölümcül bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyor.

Savaşın çocuklar üzerinde yarattığı etkileri anlatan Hedil, "Bir çocuk oyun oynamak için dışarı çıkıp bir kara mayınına basabilir; hayatını kaybedebilir ya da kalıcı bir engelle yaşayabilir. Bu tehlike nedeniyle aileler çocuklarının dışarı çıkmasına, oyun oynamasına, hatta bazen eğitimlerine devam etmesine bile izin vermiyor. Böylece çocuklar evlerinin içinde adeta kuşatılmış bir hayat yaşıyor. Bütün bunlar ağır psikolojik izler bırakıyor ve onların doğal bir çocukluk yaşamalarını engelliyor" diyerek, savaşın etkilerinin çatışmalar sona erdikten sonra da çocukların yaşamını kuşatmayı sürdürdüğünü vurguluyor.

Yarım kalan bir çocukluk

16 yaşındaki Şeyma Ali, 29 Mayıs 2017'de savaş nedeniyle yaralandığını ve aldığı yara sonucu sağ bacağının diz üstünden ampute edildiğini belirtti. Şeyma Ali, "Bu engel, doğal şekilde hareket etmemi ve eğitimime devam etmemi engelledi. Bir çocuk olarak yapmam gereken pek çok etkinlikten mahrum kaldım ve beni toplumdan izole etti" dedi.

Yaralanmanın ailelerinin evinin yakınında meydana geldiğini anlatan Şeyma Ali, olay sırasında yanında başka çocukların da bulunduğunu söyledi. Şeyma Ali, "Çocuklardan biri hayatını kaybetti. İki çocuk ise yaralandı; bunlardan biri bacağına isabet eden şarapnel parçalarıyla, diğeri ise vücudunun farklı yerlerinden yaralandı" ifadelerini kullandı.

Savaşın yalnızca bedeninde değil, hayallerinde ve çocukluğunda da derin izler bıraktığını dile getiren Şeyma Ali, Yemenli çocukların bugün hâlâ çatışmaların sonuçlarını yaşamaya devam ettiğini söyledi.

"Diğer ülkelerdeki çocuklara baktığımızda üzülüyoruz. Çünkü onlar huzur içinde oynuyor, özgür ve güvenli bir yaşam sürüyor. Biz ise çocukluğumuzu korku içinde geçirdik" diyen Şeyma Ali, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Top mermilerinin ve silah seslerinin çıkardığı gürültüden korkuyorduk. En ufak bir patlama sesi duyduğumuzda güvenli bir yer bulmak için evlerimize koşuyorduk. Savaş yalnızca hayatımızı etkilemedi; çocukluğumuzun büyük bir bölümünü de elimizden aldı."

Bin 182 çocuk zarar gördü

Birleşmiş Milletler'in Nisan 2022'de ilan ettiği ateşkesin üzerinden dört yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, Yemen'de mayınlar ve patlamamış mühimmat sivillerin canını almaya devam ediyor. Save the Children tarafından yapılan analize göre, ateşkesin başlangıcından bu yana 339'u yaşamını yitiren, 843'ü yaralanan olmak üzere toplam bin 182 çocuk bombardımanlar, silahlı saldırılar, mayınlar ve savaş kalıntıları nedeniyle öldü ya da yaralandı. Veriler, mağdur çocukların yaklaşık yarısını oluşturan 511 çocuğun kara mayınları ve patlamamış mühimmat nedeniyle yaşamını yitirdiğini veya yaralandığını ortaya koyuyor. Bu durum, askeri operasyonların azalmasının tehlikeyi ortadan kaldırmadığını gösteriyor.

UNICEF verilerine göre ise 5-14 yaş arasındaki çocukların yüzde 12,5'i çalışıyor. Bu oran, savaş kalıntılarının daha yaygın olduğu kırsal bölgelerde yüzde 15,4'e yükseliyor. İnsani yardım alanında çalışan uzmanlar, çocukların doğal merakları ya da hayvan otlatma, yakacak odun ve hurda metal toplama gibi işlerde çalışmak zorunda kalmaları nedeniyle bu tehlikelere en fazla maruz kalan kesim olduğunu belirtiyor. Bu işler onları savaş kalıntılarıyla kirlenmiş bölgelere girmeye zorluyor. İnsani yardım uzmanları, yerinden edilen çocukların bu krizden en ağır etkilenen grup olduğunu vurguluyor. Evlerini ve okullarını kaybeden bu çocuklar, savaş kalıntılarının yoğun olduğu bilinmeyen bölgelere göç etmek zorunda kalıyor; böylece kendilerini yoksulluk ile ölüm arasında sıkışmış halde buluyor.

693 kişi kalıcı engelli kaldı

Save the Children, geçici kamplarda ya da yıkılmış binalarda yaşayan yerinden edilmiş ailelerin en temel yaşam ihtiyaçlarından yoksun olduğunu, bunun da çocuklarını çoğu zaman büyük riskler taşıyan ağır işlerde çalışmaya zorladığını belirtiyor. Uzmanlar, bu tablonun yoksulluk ile savaş kalıntıları arasındaki tehlikeli ilişkiyi gözler önüne serdiğini ifade ediyor. Yoksul çocuklar arasında en yaygın işlerden biri olan hurda metal toplamak için çocuklar çoğu zaman eski çatışma bölgelerine giriyor. Bu alanlarda ise henüz temizlenmemiş patlamamış mühimmat ve kara mayınları bulunuyor.

Yemen Haklar ve Özgürlükler Ağı'nın tahminlerine göre, patlamalar nedeniyle 693 kişi kalıcı engelli hale geldi. Bunların 252'si uzuv kaybı yaşadı. Mağdurların büyük bölümünü ise hurda ya da yakacak odun toplayan veya güvenli olmayan bölgelerde oyun oynayan çocuklar oluşturuyor.