Til Temirli kadınlar temel hizmetlere erişim için kilometrelerce yürüyor

Til Nesrî köyünde yaşayan kadınlar temel ihtiyaçlara erişebilmek için her gün uzun mesafeler yürümek zorunda kalıyor. Kadınlar, altyapı eksikliklerinin ve yoksulluğun yaşamlarını her geçen gün daha da ağırlaştırdığını dile getiriyor.

SORGUL ŞÊXO

Til Temir- Rojava Kürdistan’da Til Temir şehrinin güneyindeki Til Nesrî köyünde yaşayan kadınlar, ağır acılar, zorluklar ve çok ciddi yaşam, toplumsal ve ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalıyor. Maddi bağımsızlığın olmaması çektikleri zorlukları daha da artırıyor.

Zayıf altyapı ve temel hizmetlerden yoksunluk

Köylerde kadınların yönettiği evlerde yoksulluk oranları artıyor. Zayıf altyapı ve temel hizmetlerin eksikliği kadınların yaşamlarını daha da zorlaştırıyor. Sadece sağlık merkezlerinin olmaması ve köy halkının sağlığının ihmal edilmesi birçok kişinin ölümle yüz yüze kalmasına neden oluyor. Çünkü yüzlerce köy hastane ve nitelikli kliniklerden yoksun; bu da doğum ve gebelik sırasında anne ölümlerinin mesafeden dolayı artmasına yol açıyor.

Miras hakkından mahrum bırakılma

Kadınlar yalnızca şehirlerde değil köylerde de miras hakkından mahrum bırakılıyor ve yasal miras hakkı olan toprak veya mal mülkiyeti verilmiyor. Toplumda “kızlara mal düşmez, çünkü onlar başkalarının kızıdır ve kendi evlerinde misafirdir” deniyor. Eğer kadınlar kendi evlerinde misafir, eşlerinin evinde ise başkalarının kızı ise, hakları nerede kalıyor?

Burada da kadınların baskıya ve köy zorluklarına karşı sessiz ve görünmez mücadelesi devam ediyor.

En son olarak, her ne kadar tüm acıların sonu olmasa da köylerdeki kadınların hareket ve ulaşım konusundaki acısı daha da ağırlaşıyor. Çünkü yol ve ulaşım günlük bir yüke dönüşürken, fiziksel, psikolojik ve ekonomik güvenliklerini tehdit ediyor.

Zorlu deneyimler: Taciz, sözlü ve fiziksel şiddet

Köy yolları asfaltlanmamış yaya yolları ve kadınların sabah veya akşam saatlerinde yolculuğu ciddi bir tehlikeye dönüşüyor. Bu durum onları gizli taciz, fiziksel saldırı ve sözlü şiddetle karşı karşıya bırakıyor. Bunun nedeni yolların gözetimsiz olması ve köy ulaşım yollarındaki aşırı kalabalık. Kadınlar bu şekilde her gün sözlü ve fiziksel taciz durumlarıyla karşılaşıyor.

Sıcak havada kilometrelerce yürümek

Genç kadınlar ihtiyaçlarını şehir pazarından karşılamak için kilometrelerce yürümek zorunda kalıyor. Aldıkları eşyaları sırtlarında ve omuzlarında taşıyarak köye dönüyorlar.

İnsanlık dışı, güvensiz ulaşım yöntemleri ve düzenli toplu taşıma araçlarının olmayışı, köylerden şehre kadar kadınların kaderini düzensiz yolculuklara bağlıyor ve onları saatlerce yol kenarında kavurucu güneşin altında beklemek zorunda bırakıyor.

Kronik hastalıklar

Uzun yürüyüşler ve dengesiz yollarda ağır yük taşımak, genç yaşta sırt, eklem rahatsızlıkları ve uzun süreli fiziksel hastalıklara yol açıyor.

Til Nesrî köyü kadınları ve yollarda yürüyenler ajansımıza yaşadıkları zorlukları anlattı ve ilgili kurumlara taleplerini iletti.

Emîna Ehmed, şehre yürüyerek gidip ihtiyaçlarını karşılıyor. Emîna şunları söylüyor:

“Yol uzak da olsa yakın da olsa mecburen yürümek zorundayım. Kendimi ve ailemin ihtiyaçlarını karşılamak için şehre ulaşmalıyım. Yorulsam da yorulmasam da durumumuz bu. Toprak yollarda yürümek zorundayım. Çünkü ne bana ne de kızıma hizmet edecek kimse yok. Umarız köy yollarında taksi ve minibüsler olur ve bizi şehre bağlar.”

Günde 2 kilometre yürüyor

Bu sıcak havada yürümemek ve bir araca binip Til Temir’e ulaşmak hayali kuran Mota İbrahim şöyle devam ediyor:

“Bu sıcakta bir kilometre bile yürümemek ve rahatça şehre ulaşmak istiyoruz. Ama köyden ana yola yaklaşık 1 km yürüyoruz, bir araç durana kadar bekliyoruz. Sonra pazara veya sağlık merkezlerine, doktora gidiyoruz. Hastalıklarım var, yürüyemiyorum. Gidiş 1 km, dönüş 1 km. Günde bu kavurucu sıcak altında 2 kilometre yürüyorum.”

Köylerde bakım, hizmet ve altyapıya önem verilmesi talebi

Mota İbrahim, Til Nesrî köyünde sağlık merkezi ve klinik olmadığını belirterek çektikleri zorlukları anlattı: “Burada kaçırılma korkumuz yok ama fiziksel güvenliğimizi tehdit eden durumlar var. Yola ulaşana kadar güneş başımıza vuruyor, başımız dönüyor ve hastalarımızı daha da kötüleştiriyor. Birimiz hastalandığında hasta haliyle kaldırıp yürümek zorunda kalıyoruz, bir araç gelip bizi hastaneye götürene kadar. Köylerde bakım ve hizmetlere, altyapıya önem verilmesini istiyoruz.”

Hastalık, yol, sıcak ve güvensizlik

Emîra Remezan Til Nesrî köyünde yaşıyor, yüksek sıcaklıklara ve hastalıklarına rağmen yolda yürüyor ve ana yola ulaşmaya çalışıyor. Hızlı yürüyen Emîra Remezan çok yorulduğunu, başının ve ayaklarının ağrıdığını belirterek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Şu anda konuşurken bile kalbim ağrıyor, çünkü kalp hastasıyım. Köylerde paran olsa bile yiyecek alabiliyorsun, yoksa uykusuz ve Allah’a sığınmış halde kalıyorsun. Yollardaki yolculuğumuz da şansa kalmış. İyi insanlar durup bizi alıyor, kötü insanlar durmuyor ve günahı bize kalmıyor. Ama şimdiye kadar ayaklarım yükümü taşıyor. Tanıdığım insanlarla biniyorum, tanımadıklarımla binmiyorum. Çünkü bu dönemde güvenlik kalmadı, durum eskisi gibi değil.”

Ağır ekonomik durumu nedeniyle tedavi olamıyor

Emîra Remezan ekonomik durumunun çok kötü olduğunu, kendisini ve hasta yakınlarını tedavi ettiremediğini belirterek “Çoğu zaman araç parası olmuyor, bazen bir şişe su alacak param bile olmuyor. Tedavi olamıyorum ve kalp ile kanser hastası yakınlarımı ölümden koruyamıyorum” diyor.

Köylerin ihtiyaçları neler?

Emîra Remezan, köyüne sağlık ve eğitim hizmetleri sunulmasını talep ederek konuşmasını şöyle tamamlıyor: “Köylerin temel hizmetlere ihtiyacı var. Til Nesrî köyümüzde gerekli kurumlar, hastane ve doktorlar olsun, okullar açılsın.”