Su borularının kapatılması ile halk göçertilmeye çalışılıyor

Sular İdaresi Merkezi Eş Başkanı Newar Mihemed Sebrî, Elok İstasyonu’nun kapatılmasının bir özel savaş yöntemi olduğunu belirterek, sadece insanların değil doğaya da büyük bir zarar verildiğine dikkat çekti.

RONÎDA HACÎ

Hesekê – 9 Ekim 2019 tarihinden bu yana Elok İstasyonu’na gelen su boruları bilinçli olarak kesilirken, Kuzey Doğu Suriyeliler susuz bırakılarak göçertilmeye çalışılıyor. Elok İstasyonu’nun kesilen su borularından Hesekê, Til Temir, Şedadê, Erîşa, Hol Kampı, Waşokanî Kampı ve Serêkanîyê Kampı’nda kalan yurttaşlar yararlanıyordu. Türkiye tarafından kesilen Elok İstasyonu’nun su borularının tekrar açılmasını isteyen yurttaşlar, ajansımıza konuyu değerlendirdi.

“Özel savaş yöntemi olarak kullanılıyor”

Hesekê Sular İdaresi Merkezi Eş Başkanı Newar Mihemed Sebrî, suyun çok bilinçli olarak kesildiğinin altını çizdi. Elok İstasyonu’nun su borularının kesilmesinin tüm yaşamı etkilediğini kaydeden  Newar Mihemed Sebrî, “Bu yaz mevsimi çok zor ve zahmetli bir süreç olarak geçti. Her mahalleye neredeyse bir kez su ulaştırıldı. Su boruları ayın sonunda yine çeteler tarafından kesildi. Bu ilk kez olan birşey değil. Özel savaş yöntemi olarak kullanılıyor” dedi.

“Suların kesilmesi suçtur”

Elok İstasyonu’nun çetelerin elinden kurtarılması gerektiğini söyleyen Newar Mihemed Sebrî, her canlının suya ihtiyacı olduğunu ve kesintiyle sadece insanların cezalandırılmadığını doğaya da çok büyük zarar verildiğine dikkat çekerek, ekolojik denge ile oynandığını belirtti. Suların kesilmesinin suç olduğunu ve bunu bilen kesimler tarafından da kınanması gerektiğini sözlerine ekleyen Newar Mihemed Sebrî, “Elimizden geldiğince merkezimiz, komin ve meclislerin desteği ile bu krizi örgütlü bir şekilde aşmaya çalışıyoruz ancak elbette yetersiz kalıyoruz” diyerek, sorunun çözülmesi için duyarlılık çağrısı yaptı.

İnsan hakları örgütlerine çağrı

Hasekê’nin Til Hecer Mahallesi sakini Hediya Mihemed, “Üzerimizde büyük bir insanlık suçu işleniyor. Suyun kesilmesi hayatın kesilmesidir. İnsan hakları örgütlerinin görevlerini yapmasını istiyoruz” diyerek, sorunun kabul edilebilir bir yanının olmadığını ifade etti.

“Tuzlu su içsek bile buraları terk etmeyeceğiz”

Nasira Mahallesi’nden Ehlam Ehmed ise, susuz bırakılan doğada, kentlerde çok sayıda farklı hastalıkların oluşabileceğini ve bu sorunun çözülmesini istediklerini söyleyerek, “Türk devleti Elok’u işgal ettiğinden bu yana çocuklarımız perişan oluyor, istiyorlar ki biz buralardan göçelim fakat iyi bilmeliler ki hiç bir yere gitmeyeceğiz. Tuzlu suları da içme pahasına da olsa topraklarımızı terk etmeyecek, bırakmayacağız” şeklinde konuştu.