Semsûr’da depremin ardından: Su bulamayan insanlar, kimsesiz cenazeler

Depremin üzerinden 5 ay geçti ama Semsûr’da hala hayat normale dönmedi. Yurttaşların barınma ve en temel ihtiyaçlardan mahrum olduğu kentte hala cenazesi bulanamayanlar ve kimsesiz cenazeler var.

MEDİNE MAMEDOĞLU

Semsûr-Mereş merkezli 6 Şubat depremlerinde büyük yıkım yaşayan Semsûr (Adıyaman) virane bir kent durumunda. Hala ağır hasarlı binaların yıkımına devam edilen kentte aradan geçen 5 aya rağmen kimsesiz 25 cenaze olduğu öğrenildi. Yurttaşlar temel ihtiyaç malzemelerine ulaşmada hala sıkıntılar yaşarken kentte depremin ardından zaman yavaş ilerliyor.

Depremle birlikte 2 binden fazla binanın yıkıldığı Semsûr’da köyler ve ilçe merkezleri de ciddi tahribat yaşadı. Sadece merkezde 5 bin ağır hasarlı bina tespit edildi. Merkeze bağlı dağ köylerinde de yıkılmayan ev kalmadı. Depremin üzerinden 5 ay geçti halk için adeta değişen bir şey olmadı.

Kentte her yer toz duman!

Çevre ve sağlık örgütlerinin tüm ikazlarına karşın kentte enkaz kaldırma çalışmaları halk sağlığı hiçe sayılarak gerçekleştirildi. Yıkılan binaların enkazları kaldırıldıktan sonra şimdi de ağır hasarlı binalar yıkılarak enkazları kaldırılıyor. Hala devam eden çalışmalar nedeniyle kent toz duman içinde kalıyor. Enkaz yığınlarından havaya yayılan tozdan etkilenen yurttaşlar çadırlarında zorluk çekiyor. Enkazlar tarım arazisi ve dere yatağı olmak üzere iki alana dökülüyor. Dere yatağı neredeyse enkaz kalıntılarıyla dolmuş durumda. Tarım arazisine dökülen enkazlar ise halk sağlığını ciddi anlamda tehdit ediyor. Kentte özellikle nefes alamama, öksürük ve boğaz iltihabı şikâyetleri artarken uzmanlar yayılan asbestin önümüzdeki yıllarda ciddi hastalıkları beraberinde getireceği ön görüsünü dile getiriyor.

Şebeke suyu hastalıklara davetiye çıkarıyor!

Kentte içme suyu sorunu da yaşanmaya devam ediyor. Şebeke borularında yaşanan hasar nedeniyle içme suyuna erişemeyen Semsûr halkı muhtarların her gün dağıttığı iki şişe su ile günlerini geçiriyor. Ova köylerinde yaşayan yurttaşlar su ihtiyaçlarını çeşme ve kuyulardan sağlıyor. Yine içme suyunun bitmesi durumunda şebeke suyunu kullanan yurttaşlar da mide bulantısı ve ishal gibi hastalıklar baş gösteriyor. Suriyeli mültecilerin yaşadığı çadır kentlerde ise su sorunu nedeniyle uyuz hastalığı ve bit salgını baş gösterdi.

Kimsesizler mezarlığında 25 cenaze var!

Resmi rakamlara göre kentte depremde 12 bin kişi yaşamını yitirdi. Kimsesizler mezarlığında bulunan 25 kişinin kimliği henüz tespit edilemezken, sonra olarak Ayşegül Karlı bir kadının DNA örneğinin tespit edilmesiyle mezarlıktan alındığı öğrenildi. Son bir ay içerisinde karıştırılarak farklı ailelere verilen iki cenazenin de olduğu ortaya çıktı. Kentte cenazesi kayıp olan çok sayıda aile var. Aralarında kadınların ve çocukların da olduğu kayıp cenazeler için DNA örneği veren aile üyeleri 5 aydır herhangi bir sonuç alamadı.

‘Yaşamını yitiren birçok kişinin cenazesi kayıp’

Enkaz kaldırma çalışmalarının devam ettiği kentte 6 Haziran günü depremin 122’nci gününde Turgut Reis Mahallesi’nde Sude Nur Duran adlı bir kadına ait cenaze bulundu. Cenaze, ailenin ısrarlarına rağmen aylarca aranmayan bodrum katından çıkarıldı. Çıkarılan cenaze belediye mezarlığına defin edildi. Yine yurttaşların iddiasına göre haziran ayının son haftasında kent merkezinde bulunan Bozbey mahallesinde bir çocuğa ait cenaze çıkarıldı. Kim olduğu bilinmeyen çocuğun çıkarılma anını çekmek isteyen yurttaşlar polisler tarafından engellendi. Kentte depremde yaşamını yitiren çok sayıda kişinin cenazesinin bulunamaması enkazların altındaki cenazelerle birlikte kaldırıldığını düşündürüyor.