Pervanlı kadınlar yoksulluk ve güvenlik tehdidi altında

Yoksulluk, hastalık ve işsizliğin yanı sıra hırsızlık ve tanımadıkları kişilerin evlere girmesi endişesi, Pervan vilayetinin Seyidhil ilçesindeki kırsal bölgelerde yaşayan kadınların hayatını zorlaştırıyor.

BAHARİN LEHİB

Pervan- Pervan vilayetinin Seyidhil ilçesine bağlı köylerden birine girdik. Köyün bazı bölgelerinde hala yeşillik göze çarpıyor, okuldan yeni çıkan çocukların sesleri tarım arazilerinde yankılanıyordu. Rengarenk kıyafetler giyen kadınlar, kış mevsiminde kullanmak üzere mısır saplarının geriye kalan kısımlarını topluyordu. Çocuklar ise hayvanların yanında oynuyordu. Ancak bu kırsal manzaranın ardında yoksulluk ve işsizlik, köy halkının yaşam koşullarını açıkça ortaya koyuyordu.

Birkaç tarım arazisini ve köy evini geçtikten sonra güçlükle yürüyen Nabile Aziz’in avlusuna ulaştık. Henüz ileri yaşlarda olmamasına rağmen yüzünde fiziksel acılarının ve oğullarından ayrı kalmanın izleri görülüyordu.

Nabile’nin gelinlerinden biri, üç çocuğuyla birlikte onunla yaşıyordu. Üç oğlu ve bir kızı bulunan Nabile’nin bütün çocukları evlenmişti. Kendisi yaşlı eşi ve oğullarından biriyle yaşıyordu. Daha önce Afganistan’ın eski hükümetine bağlı güvenlik güçlerinde görev yapan oğullarından biri ise olası tehlikelerden uzak kalmak amacıyla binlerce kişi gibi İran’a göç etmişti.

Kuru ekmekleri bile yok

Nabile, köy halkının zor yaşam koşullarına ilişkin birçok şey anlatıyor. Ona göre bazı ailelerin yiyecek kuru ekmekleri bile yok. Temel ihtiyaçları karşılamak, birçok aile için ciddi bir mücadeleye dönüşmüş durumda.

Nabile’nin kendi yaşam koşulları da diğer köylülerinkinden farklı değil. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle kan şekerini kontrol altında tutmak için ihtiyaç duyduğu ilaçları kimi zaman aylarca alamıyor. Hastalık ve yoksulluk, günlük yaşamını daha da zorlaştırıyor.

‘Evlere giren kişilerden endişe duyuyoruz’

Nabile, bütün bu sorunların yanı sıra köyde hırsızlık olaylarının arttığını da söylüyor. Bazı olaylara karışan kişilerin Taliban üyeleri olduğunu anlatan Nabile, kadınların evlerine tanımadıkları kişilerin girmesinden şikayetçi olduklarını, ancak şüphelilere yönelik muamelenin aynı olmadığını belirtiyor.

Nabile’nin oğullarından biri Kabil’de petrol ürünleri satışıyla uğraşıyor. Bu oğlunun eşi, dört çocuğuyla birlikte Nabile’nin avlusunun karşısındaki ayrı bir evde yaşıyor. Nabile, yaklaşık bir ay önce gelininin evinde yaşandığını söylediği olayı şöyle anlatıyor:

“Gelinim dört çocuğuyla birlikte avlumun karşısındaki evde yaşıyordu. Yaklaşık bir ay önce kızımı geceyi orada geçirmesi için evine davet etmiştim. Onlar evden çıktığında gelinim kapıyı kapattı ancak evin çatısında birinin olduğunu fark etti. Kim olduğunu sordu ama yanıt alamadı. Yanına yaklaştığında bu kişi, yüzünün görülmesini engellemek için yanında taşıdığı el fenerini gelinimin gözlerine tuttu. Bunun üzerine gelinim ve yaklaşık 13 yaşındaki kızı onunla mücadele etti. Çığlıklarını duyan komşular toplandı, ben de olay yerine gittim. Taliban üyeleri de geldiği için bu kişiyi onlara teslim ettik. Yüzündeki örtüyü kaldırdıklarında, şüpheliyi tanıyan Taliban üyelerinden biri gülerek ona burada ne yaptığını sordu.”

Nabile’ye göre bu olay, ailesinin endişelerini daha da artırdı. Olayın ardından gelini çocuklarını da yanına alarak evini ve yaşadığı bölgeyi terk etti, Kabil’e gitti.

‘Bize saldıran kişiyi daha önce de tanıyorlardı’

Nabile’nin anlattıklarının ardından onunla birlikte 50 yaşındaki Enisgül Kerim’i ziyaret ettik. Enisgül’ün yüzünde ve vücudunda morluklar vardı; ağız çevresi de uçuklarla kaplıydı. Görünümü, zor günler geçirdiğini ortaya koyuyordu.

Enisgül yaşadıklarını şu sözlerle dile getiriyor:

“Birkaç gece önce eşim ve oğlum, tarlayı sulamak için su bulmakta yaşadıkları sıkıntı nedeniyle dışarı çıkmışlardı. O sırada avlumuzda bir erkeğin durduğunu fark ettim. Ona seslenip kim olduğunu sorduğumda bana saldırdı. Ağzımı sıkıca kapattı ve beni yere düşürdü. Ayaklarıyla beni yere bastırıyor, kalkmama izin vermiyordu. Beni yere düşürdüğünde gelinim ve kızım uyandı ve beni onun elinden kurtarmayı başardı.”

Enisgül sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Onların çığlıklarını duyan komşular da olay yerine geldi. Saldırganın yüzündeki örtüyü kaldırınca onu tanıdılar. Daha önce de hırsızlık suçlamasıyla Taliban tarafından birkaç kez gözaltına alınan kişi olduğunu anladılar.”

Nabile ve Enisgül, hırsızlık şüphelisinin Taliban üyelerinden biri olduğunu belirtiyor. İki kadın, halkın olaylara tepki göstermesinin ardından tarlalarını sulamak için gece geç saatlerde dışarı çıkan iki genç erkeğin gözaltına alındığını anlatıyor. Gençlerin 24 saat boyunca darbedildiğini, şiddetli işkence nedeniyle birkaç gün yataktan kalkamadıklarını ifade ediyor.

Nabile ve Enisgül, bu müdahalelerin halkın tepkisini bastırmak amacıyla gerçekleştirildiğini düşünüyor.