Gizli yazarlıktan kadınların sesi olan gazeteciliğe
Libyalı gazeteci ve araştırmacı Selma Mesud Addas, yazarlık yolculuğunda kadınların sorunlarını ele alan bir gazeteciye dönüştü. Selma Mesud Addas, bu süreçte kendi adını kullanma hakkı ve kadınların seslerini özgürce duyurabilmesi için mücadele etti.
AZİZE HÜSEYİN
Libya- Libya’nın güneyinde bir kadın için gazetecilik yapmak yalnızca mesleki bir tercih değil, aynı zamanda toplumsal alanda görünür olmak ve varlık göstermek anlamına geliyor. Kadınların medyada çalışmasına karşı hassasiyetle yaklaşan muhafazakâr toplumsal yapı, bu alanda ilerlemek isteyen kadınlar için çeşitli engeller oluşturuyor.
Gazeteci ve araştırmacı Selma Mesud Addas’ın meslek yolculuğu da bu koşullarda başladı. Selma Mesud Addas, 2013 yılında Sebha’da eğitim gördüğü sırada gerçek adıyla yazmak yerine “Medya tutkunu” anlamına gelen “Haviye İ’lam” adlı bir internet sayfası açtı. Bu sayfa, kadınların medya alanında çalışmasına yönelik toplumsal sorgulamalardan uzak biçimde yazabileceği ve kendisini geliştirebileceği bir alan oldu.
Mesleğe başladığı dönemi anlatan Selma Mesud Addas, “Başlangıçta gazeteci olacağımı düşünmüyordum. Yazmayı seviyor ve haberleri takip ediyordum” dedi. Yaşadığı çevrede medya alanında çalışmanın kolay bir tercih olmadığını belirten Selma Mesud Addas, şöyle devam etti:
“Medyanın cesaret gerektiren bir alan olduğunu düşünüyordum. Özellikle muhafazakâr bir toplumda yaşayan bir kadın için bu daha zordu. Bu nedenle önce kendim için yazmaya başladım. Ardından ‘Haviye İ’lam’ adını verdiğim bir internet sayfası açtım. Başlangıçta gerçek adımı kullanmadım. Toplumla doğrudan karşı karşıya gelmeden yazabileceğim ve kendimi deneyebileceğim bir alan arıyordum.”
Zamanla meselenin yalnızca kimliğini gizlemekten ibaret olmadığını fark ettiğini belirten Selma Mesud Addas, çevresinde yaşananları anlama ve başkalarına aktarma konusunda gerçek bir istek duyduğunu söyledi.
Takma adla yazmak
Gazeteleri takip etmenin ve haber yazmanın mesleki becerilerini geliştirmesine yardımcı olduğunu dile getiren Selma Mesud Addas, “Gazeteleri izleyerek, haberler yazarak ve gazetecilik metinlerinin nasıl oluşturulduğunu anlamaya çalışarak öğreniyordum” dedi.
O dönemde adını gizlemesini, toplumun kadın gazetecilere yönelik yaklaşımıyla ilişkilendiren Selma Mesud Addas, şöyle konuştu:
“Bence kullandığım isim o dönemi yansıtıyordu. Mesleğe ilk adımını atan, fazla deneyimi olmayan ama devam etme konusunda gerçek bir istek taşıyan bir kadındım.”
Libya’nın güneyinde kadınların gazetecilik yapmasının toplumsal bir damgalamayla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Selma Mesud Addas, sorunun yalnızca gazetecilik mesleğiyle sınırlı olmadığını belirtti. Kadınların kamusal alanda görünür olmasına yönelik yaklaşımı şu sözlerle anlattı:
“Toplumun kadınlara bakışı belirleyiciydi. Bir kadın neden medyada çalışıyor, neden görünür oluyor, neden insanlarla konuşuyor gibi pek çok soru soruluyordu.”
Zamanla bu soruların tercihlerini belirlemesine izin vermemeyi öğrendiğini söyleyen Selma Mesud Addas, gazeteciliğin kadınların da sorumluluk bilinciyle yapabileceği bir meslek olduğuna inandığını ifade etti. Güney Libya’da muhafazakâr toplumsal yapının yanı sıra kaynak yetersizliği ve bölgenin ihmal edilmesinin de gazeteciliği zorlaştırdığını kaydetti.
Kadınların medyadaki varlığının yalnızca haberlerin konusu olmakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Selma Mesud Addas, kadınların soru soran, araştıran ve bilgi üreten kişiler olarak da yer alması gerektiğini vurguladı.
Selma Mesud Addas, “Güney Libya çoğunlukla güvenlik krizleriyle anılıyordu. Günlük yaşamın ayrıntıları ise görünmez kalıyordu. Çalışan kadınlar, girişimci gençler, aydınlar ve sanatçılar yeterince anlatılmıyordu. Ben güneyi yalnızca krizler yaşandığında gündeme gelen bir bölge olarak değil, canlı bir toplumsal yaşamın sürdüğü bir yer olarak anlatmak istedim” değerlendirmesinde bulundu.
Yazılarının bir gazetecinin dikkatini çektiği ve kendisini teşvik ettiği anı da paylaşan Selma Mesud Addas, gazetecinin kendisine, “Yanındayım. Sayfanı ve yazılarını gördüm. Sen fırsat verilmeyi hak eden bir kadınsın” dediğini aktardı.
Bu sözlerin kendisi için çok önemli olduğunu belirten Selma Mesud Addas, “Bazen insanın kendisini farklı görmeye başlaması için yeteneğine inanan tek bir kişiye ihtiyacı oluyor” diye konuştu.
Söz konusu gazetecinin desteğiyle mesleğe adım atan Selma Mesud Addas, gazeteciliği daha ciddi biçimde ele almaya başladı. “Bir haberin altında kendi adımı gördüğümde bunun geçici bir deneyimden daha fazlası olduğunu hissettim. Haberin yalnızca sözcüklerden oluşmadığını, her bilginin bir sorumluluk taşıdığını anladım. Hakkında yazdığım her insanın bir yaşamı, özel hayatı ve hakları vardı” dedi.
Mesleğini sınırların ötesine taşıdı
Selma Mesud Addas, 2016 yılında Libya’dan ayrılarak Cezayir üzerinden Mali’nin kuzeyine gitti ve burada medya çalışmalarını sürdürdü.
Bu dönemi anlatan Selma Mesud Addas, “Ülkeden ayrılmak önceden belirlediğim bir planın parçası değildi. Ancak bu yolculuk benim için farklı bir dönemin kapısını açtı. Kendimi yeni bir çevrede, farklı bir toplumda ve başka bir gazetecilik ortamında buldum. Bu koşullara uyum sağlamayı ve mesleğimi sürdürmeyi hızla öğrenmem gerekiyordu” dedi.
Daha sonra radyo, televizyon ve yazılı basında çalıştığını belirten Selma Mesud Addas, bu deneyimlerin mesleğin farklı yönlerini tanımasını sağladığını söyledi.
Ülke değiştirmesinin kendisini sıfırdan başlamaya zorlamadığına dikkat çeken Selma Mesud Addas , önceki deneyimlerinin üzerine yeni bilgiler ekleyebildiğini ifade etti.
Sınır ötesindeki deneyiminin ortak sorunlara bakışını da değiştirdiğini söyleyen Selma Mesud Addas, “Coğrafi sınırların ortak meseleleri ortadan kaldırmadığını anladım. Kadın hakları, yoksulluk, göç, eğitim ve çatışmalar farklı toplumlarda farklı biçimlerde ortaya çıkabilir” dedi.
Bu deneyim, kadın mücadelesine ilişkin yaklaşımını da genişletti. Kadınların sorunlarını yalnızca yerel ve birbirinden bağımsız meseleler olarak değil, farklı toplumlarda benzer biçimlerde ortaya çıkan sosyal ve hak temelli sorunların parçası olarak değerlendirmeye başladı.
Kadınların sorunlarını araştırıyor
Yıllarca gazetecilik yaptıktan sonra Libya’ya dönen Selma Addas, lisansüstü eğitimini sürdürerek araştırmacı gazetecilik ve kadın sorunları üzerine yoğunlaştı.
Sahada çalışırken öğrendiğini ancak bazı soruların yalnızca deneyimle yanıtlanamayacağını fark ettiğini belirten Selma Mesud Addas, “Bazı olayların nedenlerini ve kökenlerini, kişisel izlenimlerden uzak biçimde nasıl anlayabileceğimi sorgulamaya başladım. Üniversiteye dönme fikri de buradan doğdu” dedi.
Eğitimin gazetecilikten uzaklaşmak anlamına gelmediğini, aksine mesleği daha derinlemesine kavramasını sağladığını vurgulayan Selma Mesud Addas, şöyle konuştu:
“Gazetecilik bana ne olduğunu, kimin yaptığını, ne zaman ve nerede gerçekleştiğini sormayı öğretti. Lisansüstü eğitim ise soruları genişletti: Bu neden yaşandı? Hangi koşullar bunu ortaya çıkardı? Kim yarar gördü, kim zarar gördü? Veriler, yasalar ve kurumlar bize ne söylüyor?”
Bu yaklaşım, kadınların sorunlarını ele alış biçimini de değiştirdi. Artık yalnızca bir kadının hikâyesini dinleyip yazmakla yetinmeyen Selma Mesud Addas, o deneyime yol açan koşulları, benzer durumları yaşayan başka kadınların olup olmadığını ve yasalarla kurumların bu sorunlara nasıl yaklaştığını araştırmaya başladı.