Gazze'de çocukların işçileştirilmesi artıyor

Gazze'de savaş ve yoksulluk, binlerce çocuğu okuldan koparıp çalışma hayatına itti. Enkazdan taş toplayarak ailesini geçindirmeye çalışan H.S'nin hikayesi, çocuk işçileştirilmesinin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.

NAGHAM KARAJEH

Gazze- Gazze Şeridi'nde çocukların işçileştirilmesi artık istisnai bir durum değil, savaşın ve derinleşen yoksulluğun dayattığı günlük bir gerçeklik haline geldi. İsrail saldırıları nedeniyle binlerce çocuk eğitim hakkından ve çocukluğundan mahrum kalırken, ailelerinin geçimini sağlamak için ağır işlerde çalışmak zorunda bırakılıyor.

Henüz dokuz yaşında olan Hassan Saad, bu çocuklardan biri. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yıkılan evlerin molozları arasında çalışmaya başlayan Hassan Saad taş ve inşaat malzemelerini tek tek topluyor, temizliyor, ayıklıyor ve yeniden kullanılmak üzere çok düşük fiyatlarla satıyor. Okul ziliyle değil, ailesinin geçimini sağlama sorumluluğuyla güne başlayan Hassan Saad, saatlerce güneş altında çalışıyor.

Çocukluğu savaşla ağır bir çalışma yaşamına dönüştü

Gazze Şeridi'ndeki mülteci kamplarında yaşayan Hassan Saad’in çocukluğu savaşla birlikte ağır bir çalışma yaşamına dönüştü. Akademik olarak başarılı olmasına rağmen eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan Hassan Saad, savaşta babalarını kaybeden yeğenlerinin de bulunduğu 10 kişilik ailesinin geçimine katkı sağlıyor.

Akranları oyun oynamaya ya da zor koşullar altında eğitimlerini sürdürmeye çalışırken Hassan Saad, gününü İsrail saldırılarında yıkılan ev ve binaların molozları arasında taş toplayarak geçiriyor. Topladığı taşları temizleyip sınıflandıran Hassan Saad, bunları yeniden inşaatlarda kullanılmak üzere hazırlayarak ailesine gelir sağlamaya çalışıyor.

‘Çalışmak zorundayım’

Hassan Saad, "Okulu bu şekilde bırakacağımı hiç düşünmezdim. Ders çalışmayı çok seviyordum. Kitaplarımla ve ödevlerimle eve döndüğüm günler beni mutlu ediyordu. Şimdi ise gün boyu taş taşıyorum. Çok yoruluyorum, bazen sırtım ve ellerim dayanılmaz şekilde ağrıyor. Ama çalışmak zorundayım. Çünkü kardeşlerimle yeğenlerimin yiyeceğe ihtiyacı var ve başka gelirimiz yok" diyor.

Okuluna dönmek istiyor

Okula yeniden dönebilmeyi umut ettiğini söyleyen Hassan Saad, "Sırtında okul çantası taşıyan bir çocuk gördüğümde okulumu, arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi hatırlıyorum. Tekrar sınıfa dönmeyi, yeniden okumayı hayal ediyorum. Bu işi ben seçmedim, savaş bizi buna mecbur bıraktı. Bir gün taşları bırakıp yeniden kalem tutabileceğime inanmak istiyorum" sözleriyle yaşadığı özlemi dile getiriyor.

‘Hiçbir anne çocuğunun okul çantası yerine taş taşımasını istemez’

Hassan Saad’in annesi Sanaa Saad, her sabah oğluyla birlikte enkaz alanına gidiyor. Gücünün çok üzerindeki yükleri taşımaya çalışan çocuğunu izleyen anne, yorulduğunu gördüğünde taşları kaldırıp taşımasına yardım ediyor. Böylece yaşının kaldıramayacağı yükü biraz olsun hafifletmeye çalışıyor.

Oğlunu çalışırken izlemenin kendisi için büyük bir acı olduğunu söyleyen Sanaa Saad, "Her gün oğlumun okula gitmek yerine çalışmaya gittiğini görüyorum. Hiçbir anne çocuğunun okul çantası yerine taş taşımasını istemez. Ama değiştiremeyeceğimiz bir gerçekle karşı karşıyayız. Eşim yaşlı olduğu için artık çalışamıyor. Yaşadığımız bölgeye de neredeyse hiç insani yardım ulaşmıyor. Bu yüzden oğlum çalışmak zorunda kalıyor" diye belirtiyor.

‘Taşları birlikte taşıyor ve ayıklıyoruz’

Çocuğunun yükünü hafifletmek için onunla birlikte çalıştığını anlatan Sanaa Saad, "Güneşin altında ter içinde kaldığını görünce dayanamıyorum. Taşları birlikte taşıyor ve ayıklıyoruz. Bunu güçlü olduğum için değil, onun acı çekmesini izleyemediğim için yapıyorum. Çoğu zaman elleri kesilmiş, sırtı ağrılar içinde çadıra dönüyor. Ertesi sabah ise açlık beklemediği için yeniden aynı işe gitmek zorunda kalıyor" sözlerine dikkat çekiyor.

‘Savaş onun çocukluğunu elinden aldı’

Savaşta büyük oğlunu kaybettiğini anlatan Sanaa Saad, "En büyük oğlum öldürüldü ve geride yetim çocuklar bıraktı. Bu yüzden küçük oğlum kendisini yetişkin biri gibi aileden sorumlu hissediyor. Okuldan ya da oyunlardan söz etmesi gerekirken evin masraflarını konuşuyor. Savaş onun çocukluğunu, binlerce çocuğun da hayallerini elinden aldı. Daha çocuk olmanın ne demek olduğunu bile öğrenemeden ailelerinin yükünü omuzlamak zorunda kaldılar" diyor.

Tek dileği insanca bir yaşam

Çocukları için tek isteğinin güvenli ve insanca bir yaşam olduğunu vurgulayan Sanaa Saad, "İmkansız bir şey istemiyorum. Çocuklarımın yemek yiyebildiği, okula gidebildiği ve güvende olduğu normal bir hayat istiyorum. Gazze'deki her anne aynı kaygıyı taşıyor. Çocuklarımız sürekli bombardıman tehdidi altında büyüdü. Şimdi de kırılgan ateşkesin ardından yoksulluk, açlık ve temel ihtiyaçlardan yoksun bir yaşamla karşı karşıyalar" sözleriyle yaşadıkları çaresizliği anlatıyor.