Furunlu kadınlar yıkıma rağmen üretmeye devam ediyor

İsrail saldırılarında büyük yıkıma uğrayan Furun’da kadınlar, geçici konutların zor koşullarında yaşam mücadelesi veriyor. Evlerinin yeniden inşa edilmesini bekleyen kadınlar, topraklarında kalmakta ısrar ediyor.

RANA JOUNİ

Lübnan – İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik saldırıları, halkın yerinden edilmesine, evlerinin yıkılmasına ve köylerinden ayrılmak zorunda kalmasına yol açtı. Bazı aileler yıkıma rağmen köylerine geri dönerken, pek çoğu barınabilecekleri bir ev bulamadı. Bu aileler, topraklarından uzaklaşmamak için köylerinin yakınlarında kurulan yerinden edilme merkezlerine yerleşti.

Halk topraklarına geri dönmekte ısrarcı

Litani Nehri’nin güneyinde, Hicir Vadisi’nin bitişiğinde bulunan ve yaklaşık yüzde 95’i yıkılan Furun beldesinin halkı, İsrail saldırıları sürmesine rağmen geri dönmekte ısrar etti. Aileler, evlerinin yakınında bulunan yerinden edilme merkezine yerleşti. Merkezde yaşayan 19 aile, yaşamın en temel koşullarından yoksun konut birimlerinde barınmasına rağmen topraklarında kalmakta ve yaşamlarını sürdürmekte kararlı.

Yeni gelir kaynakları arayışındalar

Bu kişiler arasında, geçim yükünü hafifletmek ve gelir elde etmek amacıyla yemek hazırlayıp satan Elya Bızi de bulunuyor. Elya Bızi gibi merkezde yaşayan diğer kadınlar da artan işsizlik, ekonomik faaliyetlerin gerilemesi ve yükselen fiyatlar karşısında çalışarak yeni gelir kaynakları oluşturmanın yollarını arıyor. Güney Lübnan halkının yaşam koşullarını ağırlaştıran savaş ise tüm zorlukları daha da derinleştiriyor.

İslam Üniversitesi Sağlık Fakültesi Laboratuvar Bilimleri Bölümü öğrencisi Sicud Ramadan, eğitimini sürdürürken aynı zamanda özel ders veriyor. Mevcut koşullara teslim olmadığını vurgulayan Sicud Ramadan, “Eğitimime devam etmeye ve kendime bir iş imkanı yaratmaya karar verdim. Yaşam savaş ya da imkanların yetersizliği nedeniyle durmamalı. Yaklaşık 12 öğrenciye ders veriyorum ve yoğun bakım ünitelerinde çoklu antibiyotik direncine sahip bakteriler üzerine bitirme projemi sürdürüyorum. Zorluklar karşısında kendi ayakları üzerinde durmak ve fırsatlar yaratmak, güç ve direnişin bir biçimidir. Yerinden edilme merkezinde yaşamama rağmen eğitimime ve çalışmaya devam ediyorum. Savaş, hayallerimizden vazgeçmemiz ya da eğitimimizi yarıda bırakmamız için bir gerekçe olamaz” sözlerine dikkat çekti.

Diğer genç kadınlar da yerinden edilmeyi çalışma fırsatına dönüştürmeyi seçti. Betûl Ramadan, kız kardeşinin yerinden edilme merkezinde açtığı küçük dükkanın işletilmesine yardımcı olarak ekonomik bağımsızlığını kazanmayı ve gelir elde etmeyi amaçlıyor. Betûl Ramadan, “Dükkanı, merkezde yaşayanların ihtiyaçlarını karşılamak ve gelir elde etmek amacıyla açtık. Ailemiz savaştan önce yiyecek satışı yapıyordu, kız kardeşim ise parfüm ve çeşitli ihtiyaç malzemeleri satıyordu. Bu proje, üniversite öğrencisi olan kız kardeşimin bazı masraflarını karşılamasına ve eğitimine devam etmesine yardımcı oldu. Ben de 9'uncu sınıfta okuyorum. El işleri ve tığ işiyle ilgileniyorum, aynı zamanda dükkanda çalışarak kendi ekonomik bağımsızlığımı kazanmak istiyorum” ifadelerinde bulundu.

Merkezdeki yaşamın zorluklarına rağmen Furun’a dönmenin kendisine yeniden yaşam duygusu kazandırdığını aktaran Betûl Ramadan, “Beldeden uzakta yerinden edilme süreci yaşadık, ancak geri dönmek sıkıntılarımızı sona erdirmedi. Evlerimiz yıkıldı ve hala yeniden inşa edilmeyi bekliyor. Geçici konut birimleri, özellikle kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte uygun yaşam koşulları sunmuyor” diye belirtti.

Yerinden edilme merkezinde yaşayan kadınlardan Mehasin ise, altı kişilik ailesiyle birlikte oldukça dar bir konut biriminde yaşamını sürdürüyor. Mehasin, “İki oda ve bir mutfaktan oluştuğu belirtilen konut biriminin alanı neredeyse tek bir odanın büyüklüğünde. Alanın yetersizliği nedeniyle yemek hazırlamak ve bazı eşyalarımızı koymak için ortak kullanılan dış mekandan yararlanmak zorundayız. Konut biriminde uygun bir mutfak bulunmuyor. Özellikle kış aylarında yemek hazırlamak daha da zorlaşıyor. Küçük bir çocuğum da var. Okul ihtiyaçlarını hazırlamak için sabah saat 05.00'te kalkıyorum. Bunun için konut birimiyle yemek pişirmek üzere ayrılan ortak alan arasında gidip gelmek zorunda kalıyorum” sözleriyle yaşadıkları zorluklara dikkat çekti.

Yeniden yaşam enerjisi için geri dönmek istiyor

Merkezde yaşamın zor olduğunu ancak Furun’a dönmenin kendisine yeniden yaşam enerjisi verdiğini kaydeden Mehasin, “Beldeden uzakta yerinden edildiğimiz dönemde yaşamımın büyük bir bölümünü kaybetmiş gibi hissettim. Ailelerin su ve elektrik gibi temel hizmetlere erişebilmesi, yolların asfaltlanması ve daha uygun barınma koşullarının sağlanması gerekiyor. Bizim tek isteğimiz evlerimize dönmek ve kendi topraklarımızda yaşamak. İki katlı evimiz tamamen yıkıldı, geriye yalnızca enkazı kaldı. Hala evimizin yeniden inşa edilmesini bekliyoruz. Kışın soğuğundan, yazın sıcağından korumayan geçici konut birimleriyle yetinmek istemiyoruz” diyerek yaşam koşullarının iyileştirilmesini istedi.