Babası katledilen Amina'nın bitmeyen arayışı: Annem nerede?

Babasını İsrail saldırılarında kaybeden, annesinden ise aylardır haber alamayan 17 yaşındaki Amina Abu Ghubn, Gazze'de üç kız kardeşiyle yaşam mücadelesi verirken, annesini de aramayı sürdürüyor.

NAGHAM KARAJEH

Gazze- Henüz 17 yaşındaki Amina Abu Ghubn, bir gecede üç kız kardeşinin sorumluluğunu üstlenen bir vasiye dönüştü. Babasını sahada infaz edilerek kaybeden, annesi ise aylardır kayıp olan Amina, savaşın elinden aldığı eğitim ve çocukluğun ardından bugün Gazze kentinin batısındaki bir çadırda kardeşlerine hem annelik hem de babalık yapıyor.

Amina'nın yaşamı, 5 Aralık 2023'te Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nın kuşatılması sırasında tamamen değişti. Aile, İsrail bombardımanından kaçmak için kamptaki sığınma merkezlerinden birine yerleşmişti. Ancak kısa süre sonra bölge İsrail güçleri tarafından kuşatıldı ve yoğun ateş altına alındı. Tehlikenin büyümesi üzerine Amina'nın babası, eşi ve kızlarının bölgeden ayrılmasını istedi. Çıkış yollarının tamamen kapanmasından endişe eden baba, ailesinin Uluslararası Kızılhaç Komitesi ekipleriyle tahliye edilmesini sağladı, kendisi ise sığınma merkezinde kalmayı tercih etti.

Ayakta kalmaya çalışırken kardeşlerine bakıyor

Anne, kızlarıyla birlikte sığınaktan ayrıldıktan sonra eşini geride bırakmaya dayanamadı. Büyük kızı Amina'ya kardeşleriyle birlikte sığınağın yakınında beklemelerini söyleyerek eşini almaya gitti. Ancak bir daha geri dönmedi. O günden bu yana annesinden hiçbir haber alamayan Amina, kısa süre sonra babasının da sahada infaz edildiğini öğrendi. O günden beri üç kız kardeşinin tüm sorumluluğunu tek başına üstlenen Amina, eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Gazze kentinin batısındaki bir çadırda yaşam mücadelesi veren Amina, kardeşlerini hayatta tutmaya çalışırken bir yandan da annesinin akıbetini öğrenmeyi bekliyor.

‘Aklımda tek bir soru vardı: Annem neredeydi?’

O günü hala büyük bir korkuyla hatırlayan Amina, "Annemin bize söylediği yerde kardeşlerimle beklemeye başladık. Dakikalar saatlere dönüştü. Her taraftan insansız hava araçlarından açılan ateş üzerimize yağıyordu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Kardeşlerimi kısa bir süreliğine bırakıp annemi aramaya koştum. Onu babamın yanında bulacağımı düşünüyordum ama babam, ayrıldığımızdan beri annemi görmediğini söyledi. O anda her şeyin değiştiğini anladım. İsrail güçlerinin bölgeye ilerlemesiyle sığınma merkezinde kalmak imkansız hale geldi. Kız kardeşlerimi yanıma alarak Gazze kentinin batısına doğru göç etmeye başladık. Ancak aklımda tek bir soru vardı: Annem neredeydi?" dedi.

Hiçbir ize ulaşamadı

İki gün sonra Amina'ya, sığınma merkezinde kalanların İsrail güçleri tarafından sahada infaz edildiği ve babasının da yaşamını yitirenler arasında olduğu haberi ulaştı. Ancak askeri operasyonlar nedeniyle bölgeye dönemeyen Amina, bu habere inanmak istemedi. Babasının ölüm haberine rağmen umudunu kaybetmeyen Amina, bu kez annesini bulmak için zorlu bir arayışa başladı. Bir ay boyunca hastaneleri dolaştı, yaralı ve cenaze listelerini tek tek inceledi, morglarda kimliği belirlenemeyen cenazeler arasında annesini aradı. Ancak tüm çabalarına rağmen hiçbir ize ulaşamadı.

‘O anı hayatım boyunca unutmayacağım’

Yaşadığı süreci anlatan Amina, "Her hastaneye annemi yaralı ama hayatta bulma umuduyla giriyordum. Her seferinde yeni bir hayal kırıklığıyla çıkıyordum. Yaralıları tek tek kontrol ettim, yüzleri tanınmaz hale gelen cenazelere baktım, karşılaştığım herkese sordum ama annemden hiçbir iz bulamadım. Onun gözaltına alındığını düşünmek, hiçbir iz bırakmadan kaybolduğunu kabul etmekten daha katlanılabilir geliyordu" ifadelerinde bulundu.

Sığınma merkezinin kuşatılmasından 12 gün sonra İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesiyle Amina, babasını bıraktığı yere geri döndü. Burada hayatı boyunca unutamayacağı bir manzarayla karşılaştı. Babasını yerde hareketsiz yatarken bulan Amina, bedenine isabet eden üç kurşunun onun sahada infaz edildiğini gösterdiğini söyledi. Yaşadığı o anı anlatan Amina, "O anı hayatım boyunca unutmayacağım. Haberlerin doğru olmamasını çok istemiştim ama babamı bıraktığımız yerde, yerde yatarken buldum. Vücuduna üç kurşun isabet etmişti. Sanki zaman durmuştu. Çevremde olup biten hiçbir şeyi algılayamıyordum. O günden sonra bir daha huzurun ne olduğunu hissetmedim" şeklinde konuştu.

Yetimler kampına yerleştiler

Amina, annesinin İsrail hapishanelerinde tutulup tutulmadığını öğrenebilmek umuduyla Uluslararası Kızılhaç Komitesi ile iletişime geçti, ancak olumsuz yanıt aldı. Böylece aile, aylar geçmesine rağmen umut ile belirsizlik arasında yaşamını sürdürmeye devam etti. Yaşadığı ağır psikolojik travmaya rağmen kardeşlerinin tüm sorumluluğunu üstlenen Amina, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki askeri operasyonların yoğunlaşmasıyla birlikte akrabalarıyla güneye göç etmek zorunda kaldı. Aile, Gazze'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah'ta üç ay boyunca 10'dan fazla kişinin kaldığı dar bir çadırda yaşam mücadelesi verdi. Gazze kentine döndüklerinde ise sığınabilecekleri bir ev ya da kendilerini ağırlayabilecek bir yakın bulamayınca, temel hizmetlerden yoksun bir yetimler kampına yerleştiler.

‘Annemi daha çok özlüyorum’

Babasının ölüm belgesinin bulunmaması nedeniyle insani yardım ve sponsorluklardan da yararlanamayan aile, gıda kolileri ve diğer desteklerden mahrum kaldı. Hiçbir gelir kaynağı olmayan Amina, kardeşlerinin tüm ihtiyaçlarını tek başına karşılamaya çalışıyor. Annesine duyduğu özlemi dile getiren Amina, "Kız kardeşlerimden biri hastalandığında, geceleri birlikte ağladığımızda ya da en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılayamadığımızda annemi daha çok özlüyorum. Onun yokluğu dayanabileceğimden çok daha ağır geliyor" sözlerine dikkat çekti.

Eğitimleri yarıda kaldı

Savaş, Amina ve kardeşlerinin eğitim hayatını da yarıda bıraktı. Liseye hazırlanan Amina, okul masraflarını karşılayamadığı için eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ücretsiz eğitim alabilmek için defalarca girişimde bulunsa da sonuç alamadı. Kız kardeşi Alia da aynı nedenle okuluna devam edemedi. Ailenin en küçük ferdi olan 8 yaşındaki Nur ise ücretsiz eğitim veren bir çadır okula kayıt yaptırabildi. Ancak her sabah saat 06.00'da çadırdan çıkıyor ve derslere yetişebilmek için iki saat yürümek zorunda kalıyor.

Kardeşleriyle yaşam mücadelesi veriyor

Amina'nın sorumlulukları gün doğmadan başlıyor, gece geç saatlere kadar devam ediyor. Kısıtlı imkanlarla yemek hazırlıyor, ateş yakarak yemek pişiriyor, kardeşlerinin tüm ihtiyaçlarıyla ilgileniyor ve çadıra sık sık giren kemirgenlerden onları korumaya çalışıyor. Yazın kavurucu sıcağına, kışın dondurucu soğuğuna karşı korumasız bir çadırda üç kız kardeşiyle yaşam mücadelesi veren Amina'nın en büyük umudu, bir gün annesinin akıbetini öğrenebilmek.